Back To Top
'Hızlı ve dengeli' ekonomi dönemi

'Hızlı ve dengeli' ekonomi dönemi

\'Hızlı ve dengeli\' ekonomi dönemi
- A +

İkinci çeyrekte yüzde 5,1 artış kaydeden Türkiye ekonomisi, dengeli büyümeyi yakaladı. Yabancı yatırımcılar ve uzmanlar ise Türkiye’nin vites yükselttiğini ve ülkeye yatırım konusunda güvenin geri geldiğini söyledi.

Yılın ikinci çeyreğinde büyüme kaydeden Türkiye ekonomisi yabancı yatırımcıların da merceği altına girdi. Bu dönemde yüzde 5,1 büyüme olarak kayıtlara geçen ekonomi, gayrisafi yurt içi hasıla tahmini tarafında ise aynı dönemde cari fiyatlarla yüzde 16,3 yükselerek, 734 milyar 211 milyon liraya çıkarttı. Türkiye bu yüksek büyüme hızıyla  gelişmekte olan ülkelerden ve OECD ülkelerinden pozitif yönde ayrışmış oldu. Türkiye ikinci çeyrekte ortalama büyümesi yüzde 2,3 olan Euro Bölgesi’ne göre iki kattan fazla büyüdü.  Büyümede Türkiye G-20 ülkeleri arasında Çin (yüzde 6,9) ve Hindistan’dan (yüzde 5,7) sonra üçüncü sırada yer aldı. İkinci çeyrekte sanayi sektöründe artan üretim, Hazine destekli Kredi Garanti Fonu (KGF) kredileri ve vergi teşviklerinin etkisiyle yurt içi talepteki yükseliş sonucu hizmetler sektöründe yaşanan canlılık büyümenin temelini oluşturdu. Commerzbank Kıdemli Gelişmekte Olan Piyasalar Ekonomisti Tatha Ghose, Türk ekonomisinin vites yükselttiğini ve Türkiye’ye yatırım konusunda güvenin geri geldiğini söyledi. Turizmin Türk ekonomisinin başarısında önemli bir faktör olduğunu ve gelişme kaydettiğini ifade eden Ghose, Türkiye’ye gelen turist sayısının normal seviyelere ulaştığını, bunun da cari açık konusunda önemli bir gelişme olduğunu vurguladı. Enflasyon görünümünün fazla gelişme kaydetmediğini ancak bunun piyasaları fazla rahatsız etmediğini belirten Ghose, Türk varlıkları açısından görünümün genel anlamda pozitif olduğunun altını çizdi. Ghose, Türkiye’nin ikinci çeyrekte daha geniş tabanlı bir gelişme gösterdiğini ifade ederek, kamu harcamalarının söz konusu dönemde düşüş kaydettiğini bildirdi. Türkiye’nin 2017’de yüzde 5,8 büyüme kaydedebileceğini belirten Ghose, FED’in olası faiz artırımı ve diğer küresel yüksek faizlerin bir araya gelmesinin 2018’de Türkiye’nin büyümesi için olumsuz unsurlar olduğunu vurguladı.  

KAMU TÜKETİMİ AZALDI ETKİSİ NEGATİF OLDU

Kamunun yaptığı yol, köprü ve otoyol harcamaları dahil inşaat sektörü ikinci çeyrekte yüzde 25 büyürken, sektörün üretim tarafında katma değer olarak büyümesi yüzde 6,8 olarak hesaplandı. Bu yılın ikinci çeyreğinde özel tüketim yüzde 3,2 artış gösterirken, yükselişe 1,9 puan katkı sağladı. Kamu tüketimi ise yüzde 4,3 azaldı ve 0,6’lık negatif etkide bulundu. Toplam yatırımlar bu dönemde yüzde 9,5 artarken, 2,9 puan ile büyümeye katkı sağlayan önemli bir diğer kalem oldu. 

TÜRKİYE’NİN BU ÇIKIŞI CESARET VERİCİ

Rabobank Gelişen Piyasalar Kur Stratejisti Piotr Matys de Türk ekonomisinin, 15 Temmuz sonrası yavaşlamadan hızlı bir şekilde kurtulduğunu ifade ederek, büyüme hızının çok etkileyici, orta vadeli görünümünün de cesaret verici olduğunu kaydetti. Matys, mali teşviklerin büyümeye katkı sağladığını ancak yapısal reformlar olmadan büyümenin sürdürülebilir olmayabileceğini belirterek, yapısal reformların yurt içi tasarruflar, verimlilik ve yatırımı artıracağını söyledi. Büyümenin özel tüketim, yatırım ve ihracatla devam ettirilmesi gerektiğini ekleyen Matys, canlanma sinyalleri ve dış kaynaklı uygun ortam sayesinde Türkiye’ye sermaye girişinin devam edebileceğini kaydetti. Kuzey Kore risklerine karşı Türkiye’nin dayanıklılık gösterdiğini ileten Matys, dolar/TL’nin bu yılın sonuna kadar 3,35 seviyelerine kadar gerileyebileceği öngörüsünde bulundu.  

PERFORMANS YIL SONUNA KADAR SÜRECEK

Yılın ikinci çeyreğinde ihracat yüzde 10,5, ithalat yüzde 2,3 artış gösterdi. Söz konusu dönemde ihracatın katkısı ile dış talep büyümeye 1,8 puanlık katkı sağladı. Büyümenin sadece iç talep yoluyla değil, ihracatın ithalattan daha yüksek katkı sağlayarak dış talepteki artışla gerçekleşmesi “dengeli büyüme” olarak nitelendirilirken, bu yılın ikinci çeyreğindeki söz konusu performansın yıl sonuna kadar sürmesi bekleniyor. Öte yandan bu yılın üçüncü çeyreğinde baz etkisi ve temmuz ayında geçen yılın aynı ayına göre yüzde 25,6’lık sanayi üretimi artışıyla büyümenin çift haneye yaklaşacağı tahmin ediliyor. Bu rakamlarla daha önce Orta Vadeli Program’da (OVP) yüzde 4,4 olarak açıklanan yıl sonu büyüme hedefinin üzerine çıkılması öngörülüyor. 

 

Yorumlar

Yorumlar
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN