Meme kanseri nedir, nasıl anlaşılır? İşte belirtileri ve alınması gereken önlemler...

Meme hücrelerinde başlayarak vücuda yayılan meme kanseri, akciğer kanserinden sonra dünyada görülme sıklığı en yüksek kanser hastalığıdır. Erken safhada tespit edilmesi durumunda hasta yüzde 96 yaşam şansına sahiptir. İşte, meme kanseri riskini artıran faktörler...

Meme dokusunu oluşturan hücre gruplarından birinin değişime uğraması ve kontrolsüz olarak çoğalması nedeniyle oluşan tümör sonucu ortaya çıkan meme kanseri, noninvaziv (yayılma göstermeyen) ve invaziv (yayılma potansiyeli olan) olmak üzere iki çeşide ayrılıyor. Her ne kadar ilerleyen yaşlarla beraber görülme sıklığı artsa dahi, meme kanserinden korunmanın bir takım yolları bulunuyor.

MEME KANSERİ NEDİR?

Meme dokusunun içerisinde yer alan süt bezlerinde veya süt kanallarını döşeyen hücrelerin yapılarının bozulması ve kontrolsüz çoğalması sonucu oluşan ve başka organlara da yayılma potansiyeli taşıyan tümöral oluşuma 'meme kanseri' adı veriliyor.

Hastalık, erken dönemde genellikle belirti vermez. Bir kitle ele gelebilecek boyuta ulaşmadan 2 yıl öncesinde tarama mamografisi ile saptanabilir. Bu nedenle rutin taramalarını yaptırmayan kadınlarda meme kanserinin erken teşhis edilebilmesi oldukça zorlaşır.

Erken evrede fark edilmeyen kanser hücresi zamanla meme dokusu içinde büyüyerek tümöral bir kitle oluşturur ve sonrasında da metastaz denen kan ve lenf yolu ile vücudun diğer organlarına yayılma potansiyeli kazanabilir. Kan ve lenf yolu ile vücudun diğer bölgelerine yayılmadan teşhis edilen meme kanseri vakalarında tedavi başarısı oldukça yüksektir.

MEME KANSERİ BELİRTİLERİ NELER, NASIL ANLAŞILIR?

Uzun yıllar boyunca belirti vermeden sinsice ilerleyen meme kanseri, evresi ilerledikçe çeşitli belirtilerle karşımıza çıkar. Fakat risk faktörüne sahip olmanız, o hastalığa yakalanacağınız anlamına gelmez

* Meme veya koltuk altı bölgesinde ele gelen şişlik

* Memede büyüme, şekil bozukluğu, asimetri

* Meme başında şekil bozukluğu, çökme ve renk değişimi

* Meme başından akıntı gelmesi

* Meme başında egzama benzeri deri döküntüleri ve soyulmalar

* Meme ucunda kızarıklık ve yara oluşumu

* Meme cildinde ödem, kızarıklık, portakal kabuğu görünümü

* Koltuk altında görülebilen, elle fark edilen ağrılı ya da ağrısız şişlikler.

MEME KANSERİ KİMLERDE GÖRÜLÜR?

Meme kanserinin oluşumunda kişiye bağlı nedenler, genetik ve çevresel faktörler etkilidir. Ailesinde meme kanseri öyküsü bulunan bireylerde bu hastalığa yakalanma olasılığı diğer bireylere oranla daha yüksektir.

CİNSİYET VE YAŞ FAKTÖRÜ

Meme kanseri en sık kadınlarda görülmektedir. Erkeklerde görülme oranı yüzde 1'den azdır.

* Meme kanseri çoğunlukla 50 yaş ve üzerinde görülmektedir. 35 yaş ve altında rastlanma sıklığı daha azdır.

* Herediter (kalıtsal) meme kanseri veya genetik bozukluklar nedeniyle oluşmuş meme kanserleri genç yaşlardaki kadınlarda daha sık görülür

AİLEDEN GELEN HASTALIK DURUMU

* Özellikle 1. derece akrabasında (anne, baba, çocuk, kardeş, kızı) meme kanseri hikayesi olması önemli bir risk faktörü kabul ediliyor. Bu akrabaların meme kanserine menopoz öncesi yakalanmaları ve/veya çift taraflı meme kanseri olmaları, yumurtalık kanserinin de birlikte bulunması riski daha da artıyor.

GENETİK RİSK FAKTÖRLERİ

* Moleküler genetik alanındaki gelişmelerle, kansere yatkınlığa yol açan farklı genler tanımlanmıştır. Bu genlere ait mutasyonları ( BRCA 1 ve BRCA 2 ) taşıyan bireylerin yüksek kanser riski taşıdığı bilinmektedir. Bunlardan BRCA1 ve BRCA2 genleri, yüzde 5 ile 10 oranında meme kanserinden sorumludur. BRCA 1 ve 2 gen mutasyonu saptanan hastalarda meme kanserine yakalanma oranı yüzde 70‘lere kadar çıkabiliyor.

* Bir aile içinde; birinci derece akrabalığı olan en az iki kişide meme kanseri olması ve özellikle 50 yaşından önce olması, ailede over kanseri olması, erkek meme kanseri varsa; kalıtsal meme kanseri riski için gen mutasyonu analizi yaptırılmalıdır.

HORMONAL RİSK FAKTÖRLERİ

* Östrojene maruz kalmak, meme kanseri gelişme riskini arttırır. Bir kadın ilk adetini ne kadar erken görürse (örneğin 12 yaştan önce) ve menopoza ne kadar geç girerse (örneğin 55 yaş), meme kanserine yakalanma riski o kadar artar.

* Hiç doğum yapmamış kadınlarda meme kanseri riski doğum yapmış kadınlara göre daha fazladır. İlk canlı doğumun daha ileri yaşlarda yapılması meme kanseri riskinde artışla ilişkilidir.

İLK GEBELİK YAŞI VE ÇOCUK SAYISI

* Yapılan araştırmalara göre; ilk çocuğunu 30 yaşından sonra doğuran kadınlarda meme kanseri görülme oranı 20 yaşından önce doğuranlara göre 2 kat artıyor. Yine çok çocuk yapmak meme kanserinden koruyucu rol oynamaktadır.

* Menopoz dönemindeki uzun süreli (5 yıl veya daha fazla süreli) kullanılan hormon replasman tedavisi, östrojen ve progesteron içeren doğum kontrol hapları (OKS), meme kanseri için risk oluşturabilir.

* Menapoz sonrası hormon tedavisi koroner arter hastalık ve osteoporoz risklerini yüzde 50 oranında azaltırken, meme kanseri riskini yüzde 30'dan az olmak üzere arttırır.

MEME KANSERİ NEDEN OLUR?

* Öncesinde geçirilmiş meme biyopsilerinin varlığı meme kanseri için risk oluşturur.

* Meme biyopsilerinde saptanan orta dereceli epitelyal hiperplazilerin meme kanseri riskini 1,5-2 kat (atipi göstermeyen), atipik duktal veya lobuler hiperplazilerin 3-5 kat arttırdığı bilinmektedir.

* Öncesinde meme kanseri hikayesi olanlar meme kanseri için riskli hasta grubundadırlar. Bir kadının bir memesinde daha önce kanser gelişmiş olması, ileride diğer memesinde de kanser gelişmesi riskini yaklaşık 2 kat artırıyor. Meme kanseri tanısı konulup cerrahi olarak çıkarılmasından sonra kalan meme dokusu risk altındadır. Karşı meme için bu risk her yıl için yüzde 0.5-1'dir.

* Obezite ve hareketsiz yaşam meme kanseri riskini arttır. Yağ bakımından zengin beslenme şekli ( serum östrojen düzeyini yükseltir) ve kilo alma, özellikle menopozdaki kadınlarda meme kanseri riskini artırır. Menapoz sonrasında kadınlarda en önemli östrojen kaynağı, androstenedionun yağ dokularında östrojene dönüştürülmesi olduğundan, obezite östrojene maruz kalma açısından uzun dönemde, meme kanseri riskinde artışla ilişkilidir.

* Özellikle menopoz sonrası şişmanlık, meme kanseri riskini yaklaşık 2 kat arttırmaktadır. Yapılan çalışmalar gösteriyor ki menopoz sonrası alınan her 5 kilo, meme kanseri riskini yüzde 11 oranında arttırıyor.

* Düzenli egzersiz ve fiziksel aktivitenin meme kanseri riskini azalttığı biliniyor.

* Çocukluk çağında başka kanserler nedeniyle (lenf kanseri vb.) göğüs ışınlaması geçirenlerde, meme kanseri görülme sıklığı artar.

* Sigara ve alkol kullanımına dikkat edilmelidir. Sigara kullanımı, immün sistemi zayıflatarak birçok kanserin gelişme riskini artırıyor. Sigaranın meme kanseri üzerindeki etkisi tartışmalıdır.

* Çalışmalar, her gün düzenli olarak 3 kadeh ve daha fazla alkol tüketenlerdeki meme kanseri riskinin, tüketmeyenlere oranla yüzde 40 daha fazla olduğunu gösteriyor. Bunun nedeni ise alkolün östrojen metabolizmasını etkilemesi ve risk faktörü olan östrojenin kandaki düzeyini yükseltmesidir.

* Şehir hayatının vazgeçilmez unsurlarından bir olan stres, üzüntü bağışıklık sistemimizi zayıflatıyor. Bunun sonucunda meme kanseri riski artırıyor. Yapılan çalışmalar göstermiştir ki ağır stres, üzüntüler, eş ve iş kayıpları meme kanseri için risk faktörü oluşturmaktadır.

* Düzenli ve yeterli bir uyku düzeni oluşturulması, karanlık ortamda uyumak pek çok tümörde olduğu gibi meme kanserinde de koruyucu bir rol üstlenmektedir.

* Gece salgılanan melatonin hormonu hücreleri yenileyici, bağışıklık sistemini düzenleyici, vücudun biyolojik ritmini ayarlayıcı, anti-oksidan özellikleri ile meme kanseri üzerinde baskılayıcı etki yapar. Yapılan çalışmalar gece çalışan kadınlarda meme kanseri gelişiminin çok daha fazla olduğunu göstermiştir.

MEME KANSERİ RİSK FAKTÖRLERİ

* 50-70 yaş arasında ve menopoz sonrası dönemde olmak

* Ailesinde (anne veya baba tarafında) meme kanserine yakalanmış akrabaları olmak, (Akrabalık derecesi ne kadar yakın ve meme kanserli akraba sayısı ne kadar fazlaysa risk o kadar yükselir)

* Daha önce meme kanserine yakalanmış olmak

* Adet başlama yaşının erken, menopoz yaşının geç olması

* Hiç doğum yapmamış olmak

* İlk doğumunu 30 yaşından sonra yapmak

* Doğum yapmış fakat bebeğini emzirmemiş olmak

* Uzun süreli hormon tedavisi almak

* Modern şehir yaşamı ortamında yaşamak

* Sigara ve tütün ürünleri kullanmak

* Şişmanlık; özellikle menopoz sonrası fazla kilo almak ve doymuş yağlardan zengin gıdaları fazla miktarda tüketmek

* Fiziksel aktivite azlığı

MEME KANSERİ TEŞHİSİ NASIL KONULUR

Rutin kanser taramalarında veya meme kanseri belirtileri ile sağlık kuruluşlarına başvuran hastalarda yapılacak bazı tanı testleri ile hastalığın teşhisi kolaylıkla koyulabilir. Süreç ilk olarak fiziksel muayene ile başlar. Hekim tarafından gerekli görüldüğü durumlarda meme kanserinin teşhis edilmesi amacıyla genellikle aşağıdaki yöntemler kullanılır:

* Digital- Tomosentez Mamografi
* Ultrasonografi
* Manyetik rezonans görüntüleme (MRI) - 3 Tesla
* Biyopsi
* Bilgisayarlı tomografi (BT)
* PET CT

MEME KANSERİ NASIL TEDAVİ EDİLİR? TEDAVİ YÖNTEMLER NELER?

Meme kanseri tedavisi hastalığın evresi, türü, hastanın duyarlılık düzeyi gibi pek çok faktöre bağlı olarak şekillenir.

Erken evrede yakalanmış hastada; temiz, güvenli cerrahi sınırla tümörün çıkarıldığı ve beraberinde sentinel lenf nodu örneklemesi yaparak yalnızca metastaz varlığında aksiller diseksiyonun yapıldığı meme koruyucu cerrahi uygulanmaktadır.

Meme koruyucu cerrahi sonrası mutlaka ameliyat olan meme dokusu tümüyle ışınlanmalıdır. (radyoterapi)

Daha büyük tümörlerde güvenli cerrahi mümkün olmayacaksa ve kozmetik olarak kabul edilebilir bir meme mümkün değilse mastektomi dediğimiz tüm memenin alındığı cerrahi yöntem uygulanmaktadır.

İleri evre meme kanseri olan bazı hastalarda ise neoadjuvan tedavi denilen, ameliyat öncesi; onkoloji tarafından medikal tedavi verilerek (kemoterapi) lokal ve sistemik kontrol sağlanmakta, sonrasında cerrahi uygulanmaktadır.

* Meme kanserinde kemoterapi, en sık kullanılan ilaçla tedavi yöntemlerinden bir tanesidir. Bu tedavide kanserli hücreler kimyasal ilaçlar yardımıyla yok edilmeye çalışılır.

* Kanser hücrelerinin büyümesi ve çoğalmasında etkili olan hormonların baskılanması şeklinde uygulanan tedavi yöntemidir. Hormona duyarlı tümörlerde kullanılan tedavi şeklidir.

MEME KANSERİNDEN KORUNMA YOLLARI

* Sigara ve alkol gibi kanser yapıcı maddelerden uzak durmak

* Sağlıklı beslenmek ve düzenli spor yapmak

* İdeal kiloyu korumaya özen göstermek

* Bebek sahibi olan anneler için ilk 6 ay emzirmek

* Çok geç yaşta anne olmamak

* Hormon ilaçlarının kullanımına dikkat etmek

MEME KANSERİ TARAMASI NE ZAMAN YAPILMALI?

Erken teşhisin hayati önem taşıdığı meme kanserinde, mevcut hastalığın tedavisi kadar koruyucu tedavi de önemlidir. Memede kanser oluşumunun erken tespit edilebilmesi için tarama yöntemlerine dikkat edilmelidir.

* Her kadın 20 yaşından sonra düzenli olarak adet bitiminden sonraki hafta her ay kendi kendine meme muayenesi yapmalıdır.

* Her kadın, 20-40 yaş arasında 1-3 yılda bir, 40 yaşın üstünde her yıl bir meme cerrahı tarafından muayene edilmelidir.

* 40 yaşın üstünde her kadın, her yıl mamografi çektirmelidir.

Yapılan testler sonucunda meme kanseri tanısı alan bireylerde, hekim tarafından önerilen plan çerçevesinde derhal tedaviye başlanarak kanserin ve yol açtığı sorunların önüne geçilebilir.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. (!) işaretine tıklayarak yorumla ilgili şikayetinizi editöre bildirebilirsiniz.

İlgili Haberler

Meme kanseri riskini azaltan besinler
Canan Ergüder'e ne oldu? Canan Ergüder ne kanseri? Sağlığına kavuştu
DSÖ'den 'kanser' öngörüsü: 3 türü yok olabilir

Sağlık Haberleri