Mısır ile kavga etmemiz için bir nedenimiz yokmuş!

Elif Çakır

Yok artık demeyin! Öyleymiş! Başbakanımız Binali Yıldırım, evvelsi gün partisinin Ankara İl Başkanlığı’nda düzenlenen Siyaset Akademisi programında dedi ki:

“Mısır ve Suriye ile bizim kavga etmemiz, ilişkilerimizin bozulması için çok nedenimiz yok…”

Başbakanımız böyle diyorsa şimdi böyle mi oluyor?

Bunca alavere dalavere kavgayı boş yere mi yapmışız?

***

Cumhurbaşkanı Erdoğan, BM Genel Sekreteri Ban Ki-mun tarafından verilen öğle yemeğine katılmak üzere Türkevi’nden ayrılarak, BM binasına geçti. Ancak Erdoğan beklenilenden kısa sürede Türkevi’ne geri geldi. Olayın perde arkasına yalnızca Sabah ulaştı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, yemeğin ‘ana masası’na davet edilmişti. Ancak o masaya, Mısır’ın darbe ile görev başına gelen ve Türkiye ile ilişkilerin durmasına sebep olan Mısır Cumhurbaşkanı Sisi de davet edilmişti. Darbe ve darbecilere karşı tavrının net olduğunu söyleyen Erdoğan, ilkelerine ters hareket etmeyeceğini ve darbeci Sisi ile aynı masaya oturmayacağını söyledi ve yemeğe katılmadı. (Darbeciyle aynı masaya oturmam, Mehmet Ali Berber, 26.9.2014)

***

Mısır ile aramızı boş yere mi bozmuşuz?

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın BM konuşmasına dönelim. Hepimiz alkışladık, gurur duyduk sonuçta, değil mi?

***

BM Genel Kurulu’nda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mısır’da darbeyle yönetime gelen Sisi’ye tepki gösterdi: “Mısır’da halkın oylarıyla seçilmiş iktidar darbeyle indirilirken, BM darbeyi yapanı meşrulaştırdı.” Erdoğan’ın eleştirilerine Mısır cuntasından kınama geldi. (Erdoğan BM’de de ilan etti: Darbeci Sisi, Yeni Şafak, 25.9.2014)

***

Bu durumda ‘darbeci de darbeci’ diye parmak salladığımız, yuhaladığımız, tu kakaladığımız Sisi’ye de haksızlık mı etmiş oluyoruz?

***

Bursa’da kentsel dönüşüm töreninde konuşan Erdoğan, Mısır’da yaşananlara da değindi: “Ha Beşşar ha Sisi, bunların birbirinden farkı yok.” (NTV, Başbakan Erdoğan: Ha Beşşar ha Sisi, 17.8.2013)

***

Meğer, biz farkında olmadan aramıza kara kedi mi girmiş?

Mısır ile iyi olmamızı istemeyen ‘üst akıl’ devreye girip, bizi birbirimize mi düşürmüş?

***

Suudi Arabistan ziyareti öncesi basın toplantısı düzenleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Riyad’daki temasları kapsamında Mısır Cumhurbaşkanı Sisi ile görüşüp görüşmeyeceğine ilişkin soruya, “Şaka yapıyorsun herhalde… Böyle bir şeyin olabilmesi için çok ciddi bir defa olumlu istikamette adımların atılabilmesi lazım” yanıtını verdi. (Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan ‘Sisi’ sorusuna sert yanıt. Hürriyet, 1 Mart 2015)

***

Sisi’yi sevecek miyiz? Artık gözümüze sempatik mi görünecek?

Sisi aslında bir demokrasi kahramanı mıymış?

***

Başbakan Erdoğan, Cumhurbaşkanı Gül’ün Mısır’da Cumhurbaşkanı seçilen Sisi’yi tebrik etmesine ilişkin ilk kez açıklama yaptı. AB büyükelçileriyle buluşmasında yaptığı konuşmada, Abdullah Gül’e üstü kapalı göndermede bulundu: “Darbeyle gelen cumhurbaşkanı sözde bir seçimden sonra tebrikler gitmiş. Biz böyle bir tebriği kabul etmiyoruz.” (Erdoğan’dan Gül’e Sisi ayarı geldi, timeturk.com.tr, 25 Haziran 2014)

***

Dün dündür bugün bugün müdür?

Anı yaşayıp tadını mı çıkartalım?

***

Cumhurbaşkanı Erdoğan Senegal dönüşü uçakta gazetecilere çok önemli açıklamalarda bulundu. Gazetecilerin “Mısır ile ilişkilerde son durum nedir, bir gelişme var mı?” sorusunu şöyle yanıtladı: “O konu ile ilgili benim tavrım net. Mursi ve arkadaşları başta olmak üzere idamlarla ilgili kararlar gözden geçirilip kaldırılmadıktan sonra, ben Sisi ile görüşmem. Ben şahsen Başbakanımızın görüşmesini de doğru bulmam. Bakanlarımız görüşebilir. (Erdoğan: Onunla asla görüşmem, 7 Şubat 2016, haber7.com)

***

Sorulacak pek çok soru var elbette! AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yasin Aktay’ın daha birkaç gün önce sarfettiği ‘Mısır’la açılacak yeni bir sayfamız yok’ sözlerini yazacaktım ancak yerim kalmadı.

Sadece şunu söyleyebilirim:

Mısır ile de Suriye ile de Rusya ile de ilişkilerimiz düzelsin elbette, sonsuza kadar gerilim devam ettirilmez. Tepki gösterirken yarın yüz yüze bakma ihtimalinin kaçınılmaz olduğunun farkında olalım yeter ki...

Hamiş:

“Politikacı, başkasının nasırına basıldığı zaman feryat koparma yeteneği olan kişidir.” Henry Tisot

Yorum Yap
UYARI: Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. (!) işaretine tıklayarak yorumla ilgili şikayetinizi editöre bildirebilirsiniz.
Yorumlar (27)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.