Biz kimiz

Mete Yarar

Çok şanslıyım çünkü bütün yazı konularımı Anadolu’yu gezerken keşfediyorum. Orda gerçek gündemin ne olduğunu görebiliyorum.

Bu hafta Bursa’daydım. Konferans sırasında benden yaşça büyük bir abimiz bana iltifatta bulundu. “Senin konuşmaların sayesinde moral buluyoruz” dedi. Ben üstadıma dönüp “Sevgili büyüğüm ben moral verme konuşması yapmıyorum yalnızca ne olduğumuzu ve kim olduğumuzu hatırlatmaya çalışıyorum” dedim.

***

Gerçekten de asla bir gaza getirme konuşması yapmaktan hoşlanmam. Ben bu milletin gençleri ile en zor şartlarda görev yaptım ve bir kez dahi olsun pes edenine rastlamadım. İşadamı kimliğimle riskli bölgelerde Türk şirketleri ile çalıştım. Bu kadar girişimci ve gözü kara bir millet görmedim.

Ben dağdaki bir köye gittiğimde gencecik Türk öğretmeni kadınlar gördüm. PKK terör örgütünden korkmadan yüreğiyle görev yaptıklarına şahit oldum.

Bizler 15 Temmuz’da bu milletin yüreğinde korku denen şeyin olmadığını hep beraber gördük. Peki bizler bunları gözden kaçırıyoruz da yabancılar acaba nasıl görüyor? Size bir kaç örnek...

“Türkler pek farkında değil ama Avrupalılar şu gerçeğin farkındadır. Tarihten Türkler çıkarılırsa ortada tarih diye bir şey kalmaz.” Alman İktisatçı Fritz Neumark

“Türklerden bahsediyorum. Düşmanına saldırırken amansız bir kasırgaya, korkunç bir denize ve insafsız bir yıldırıma benzeyen Türk; dost yanında ve silahsız düşman karşısında bir seher yelidir, berrak bir göldür. Gönül açan bu yeli yıldırma, göz kamaştıran bu gölü coşkun bir denize çevirmek tabiatı da inciten bir gaflet olur.” Torquato Tasso

“İnsanları yücelten iki büyük meziyet vardır: Erkeğin cesur, kadının namuslu olması. Bu iki meziyetin yanında hem erkeği hem kadını şereflendiren bir meziyet vardır. İcabında tereddütsüz canını feda edebilecek kadar vatanına bağlı olmak. İşte Türkler bu meziyetlere ve fazilete sahip kahramanlardır. Bundan dolayıdır ki Türkler öldürülebilir, lakin mağlup edilemezler.” Napoléon Bonaparte

***

Hadi bunlar geçmişte kaldı o zaman size yakın örnek; Fırat Kalkanı harekatı içinde El Bab kasabasında çatışmalarda ilk şehidimizi verdiğimizde Rus savunma yetkilisinin sarf ettiği sözler. “Türklerin burada kanı döküldüğüne göre burası artık düşmüştür. Kanlarını döktükleri bir yeri almadan bırakmazlar”

İşte anlatmaya çalıştığım şey aynen bu, bizi bazen bizden daha iyi tanıyan yabancılar var. Ama biz onların inadına şu sözleri sarf ediyoruz “Su akar Türk bakar” veya “Asılacaksan bile İngiliz sicimi ile asıl”

Bizlerin morale değil kim olduğumuzu hatırlamaya ihtiyacımız var. Aslında atalarımızın bizim içimize yerleştirdiği o mücadeleci tarafımızı ortaya çıkarmaya ihtiyacımız var.

Hadi yazıyı onların bizim için söyledikleri son bir sözle bitirelim.

“Türkler ölmeyi biliyorlar, hem de iyi biliyorlar. Ben de ölmeyi bilen bir milletin yenilmeyeceğini bilecek kadar tecrübeliyim. Burada hiç yoktan ordular kurmak ve bu orduları ölüme sürüklemek mümkün. Bu imkanlardan bol bol faydalanıyorum. Fakat, meydana getirdiğim orduları sendeleten bir engel var: Türklerin yaşayan hatıraları! Üç-dört yüzyıl önce her kudreti ve her milleti yenen Türkler, şimdi de silinmez hatıralarıyla her teşebbüsü sendeletiyorlar. Hemen her yürekte bu korkuyu seziyorum. Demek ki yalnız Türkleri değil, onların tarihini de yenmek lazım. Bu durumda ben, Türklerin düzinelerle milleti idare etmelerindeki sırrı da anlıyorum. Onlar milletleri bir kere yeniyor fakat kazandıkları zaferleri ruhlara ve nesillere nakşedebiliyorlar.” Montecucco

Peki biz ruhumuzdaki nakşedilen gücü biliyormuyuz? Bilen zaten tarihi değiştiriyor.

15 Temmuz bunun en yakın örneği...

Yorum Yap
UYARI: Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. (!) işaretine tıklayarak yorumla ilgili şikayetinizi editöre bildirebilirsiniz.
Yorumlar (34)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.