Eğer doğruysa...

Mete Yarar

PKK elebaşlarından Bahoz Erdal’ın öldürülmesiyle ilgili Anadolu Ajansı’nın yaptığı haberin ardından yine Türkiye sosyal medya üzerinden başlayan bir tartışmanın tam ortasına düştü: Bahoz Erdal öldürüldü mü, öldürülmedi mi?

Anadolu Ajansı, Tel Hamis adlı bir grubun sözcüsünün açıklamasına dayanarak bu haberi yaptı. Açıkçası haberin gündeme gelmesinin ardından herkesin kafasında Bahoz Erdal’ın öldürülmesiyle ilgili geçmişteki senaryoların sürekli boşa çıkması nedeniyle soru işaretleri oluştu.

5 Mayıs 2015’te “Cumhurbaşkanı neden bordo berelileri ziyaret etti”, 13 Haziran 2015’te de “Hedef kim” başlıklı yazılarımda Türkiye’nin bu tip operasyonlarla ilgili neler yapabileceğinin, hangi kapasiteye ulaştığının bilgilerini aktarmıştım. Bu iki yazıyı okuduğunuzda ne söylemek istediğimizi çok daha net olarak algılayacaksınız.

***

Uzun dönemden beri Türkiye’nin, Yüksek Değerli Hedef (YDH) kapsamında açıklamış olduğu listelerdeki terör elebaşlarının birer birer etkisiz hale getirildiğini biliyoruz. Hatta Kuzey Irak’taki Haftanin kampında, örgütün Kuzey Saha Sorumlusu’nun yine buna benzer bir operasyonla öldürüldüğünü, ancak ceset alınmadığı için resmi açıklamanın yapılmadığını söyleyebilirim. Çünkü devlet hayal satmaz. Devlet, eliyle dokunduğu, kimlik tespiti yapabildiği olayları açıklar. Ama işin ilginç tarafı PKK da bu ölümü bir şekilde açıklamadı. Yani bugünlerde yaşanan ve bizim duyduğumuz olaylar yalnızca devletin ele geçirdikleriyle ve telsiz görüşmelerinde tespit edilen konularla ilgilidir. Teyit edilmeyen hiçbir bilgi paylaşılmıyor. Dediğimiz gibi devlet, eliyle dokunabildiği, gözüyle görebildiği konularda net açıklama yapar.

Geldiğimiz nokta, PKK’nın sözde yöneticilerinden Bahoz Erdal’ın öldürülmesi olmamalı. Önemli olan Türkiye’nin bu konuda gösterdiği kararlılık. Açıkladığı listedeki elebaşlarının etkisiz hale getirilmesi için uyguladığı teknoloji transferi, geldiği nokta ve bu konudaki kararlılık. Bu üçü benim için çok önemli. Evet, Bahoz Erdal bir operasyonla öldürülmüş olabilir. Ama açıkçası Bahoz Erdal’ın öldürülmesinin örgütün dağılmasına yol açacağını düşünmüyorum. Çünkü bu örgüt Baader Meinhof, Çakal Carlos gibi kişi bazlı örgütler değil, ideolojik altyapısı olan örgütler. Yerine anında adam koyabilirler.

Ama şu açıdan faydası olacaktır. Örgüt militanları üzerinde olumsuz bir psikolojik baskı oluşurken, güvenlik güçlerimiz ve vatandaşlarımız üzerinde moral etkisi oluşturacaktır. Bu da küçümsenmemesi gereken kaçınılmaz bir sonuçtur. Şunu unutmamak gerekir: Terörle mücadelenin yüzde 80’i psikolojiktir ve bu psikolojik etken hepimiz için çok önemlidir.

Şimdi gelelim Bahoz Erdal’ın öldürülmesi haberleriyle ilgili kafamıza takılan sorulara…

Birincisi, Kuzey Irak ve diğer yerlerde yapılan saldırılar sonucunda öldürülen teröristlerle ilgili açıklamalar yapılırken neden Suriye’deki bu olayla ilgili açıklama bir grup tarafından yapıldı? Öncelikle şunu söyleyelim; Suriye sahası MİT’in sorumluluk sahasında olan bir yer. TSK’nın operasyon alanı içerisinde yer almıyor. Bu nedenle devletin, örtülü operasyon yapan bir kurumun, resmi olarak bu hedefi vurduğuyla ilgili bir açıklama yapmasını beklemek, olmayacak duaya amin demektir.

Ama şunu söyleyebilirim; Bahoz Erdal’ın aracı olduğu söylenen fotoğrafı incelediğimde ve bazı bilgilere baktığımda bu aracın bir bombalı araçla değil, yetersiz görüntülere rağmen yukarıdan aşağı atılan bir füzeyle vurulduğu izlenimi bende çok daha kuvvetli bir hale geldi. Bombalı araçla bir saldırı yapıldığında araç savrulur, aynı zamanda araçtaki hasar çok büyük boyutlu olur. Füzeyle yapılan saldırılarda ise vuruş yukarıdan olduğu için ilk giren yerde bir darbe, daha sonra içeride yüksek bir ısı ve bu ısının sonucunda bütün plastik aksamın yanması etkisini görürüz. Yani anti tank füzesinin atılmasına benzer bir füze olduğunu değerlendiriyorum. Kayıtlara girmemesine rağmen eğer öyleyse, benim kayıtlarıma, MİT’in diğer birimlerle beraber yaptığı ilk operasyon ve yine Türkiye’nin ilk silahlı İHA operasyonu olacağı şeklinde girecektir.

***

Bir kez daha yinelemekte fayda olduğunu düşünüyorum. Türkiye, casus uydu, Awacs, İHA’lar, taarruz helikopterleri, Özel Kuvvetler’in durumu, Hava Kuvvetleri’nin elde etmiş olduğu yeni tekniklerle beraber Yüksek Değerli Hedef operasyonu yapabilecek ve bunu yaparken de menzil tanımayacak bir güce erişmiştir. Bu, siyasi iradenin de arkasında durması halinde Türkiye’nin önümüzdeki dönemde dünyanın her yerinde bu operasyonu yapabilecek güçte olduğunu gösterecektir. Ben herkes gibi Bahoz Erdal’ın öldürülüp öldürülmemesiyle çok fazla ilgilenmiyorum. Çünkü bireysel başarılar benim için çok fazla bir önem ifade etmiyor. Benim için önem ifade eden stratejik anlamda dönemin nasıl planlandığıdır. Taktiksel başarılar zafer getirmez ama stratejik hatalar ülkeyi felakete götürebilir. Bugün gelinen nokta, açıkçası terörle mücadelede nasıl bir döneme ve yeni bir teknoloji kullanımına geçildiğini gösterecek.

Birkaç gün daha Bahoz Erdal’ın öldürülüp öldürülmediğiyle ilgili konu tartışılacak. Ama bugünden sonra bölgede Türkiye’nin üslenmediği ama PKK’nın da yalanlayamadığı buna benzer birçok operasyon da konuşulmaya başlanacak.

Yorum Yap
UYARI: Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. (!) işaretine tıklayarak yorumla ilgili şikayetinizi editöre bildirebilirsiniz.
Yorumlar (16)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.