Amerika Birleşik Devletleri'nin Michigan eyaletine bağlı West Bloomfield bölgesinde, Perşembe öğleden sonra hareketli saatler yaşandı. Ülkenin en büyük reformist sinagogu olarak bilinen Temple Israel'e yönelik araçlı bir saldırı gerçekleştirildi.
Oakland bölge polisi ve FBI tarafından yürütülen soruşturmanın detayları, olayın sadece yerel bir nefret suçu olmadığını, Orta Doğu'daki savaşın ABD içindeki yansımalarından biri olduğunu gözler önüne serdi.
KAMYONETLE SİNAGOGA DALDI, ARAÇ ALEV ALDI
Oakland Şerifi Michael Bouchard'ın açıklamalarına göre, olay saat 13:35 sularında meydana geldi. Şüpheli, kullandığı kamyonetle sinagogun kapılarını kırarak binanın koridoruna kadar girdi. Çarpmanın etkisiyle alev alan araca güvenlik görevlileri tarafından müdahale edildi.
Olay yerinde hayatını kaybeden şüphelinin güvenlik güçlerinin ateşiyle mi yoksa araçtaki yangın sonucu mu öldüğü henüz netlik kazanmadı. Kolluk kuvvetleri kaynakları, araçta havan tipi patlayıcıların bulunduğunu iddia etti.
Saldırı sırasında sinagog bünyesindeki anaokulunda bulunan 140 öğrenci ve personelin tamamı güvenli bir şekilde tahliye edilirken; binaya çarpan aracın çarptığı bir güvenlik görevlisi hastaneye kaldırıldı. Yangına müdahale eden 30 polis memurunun ise dumandan zehirlenme şüphesiyle hastanede tedavi altına alındığı bildirildi.
SALDIRGAN AİLESİNİ İSRAİL SALDIRISINDA KAYBETTİ
İç Güvenlik Bakanlığı (DHS), saldırganın 2011 yılında ABD'ye yasal yollarla gelen ve 2016'da vatandaşlık alan Lübnan doğumlu Ayman Mohamad Ghazali olduğunu açıkladı.
ABD basınına konuşan ve Ghazali'yi on yıldan uzun süredir tanıyan Lübnan-Amerikan toplumundan bir kaynak, olayın arkasındaki trajik motifi paylaştı. Kaynağa göre Ghazali; yaklaşık 10 gün önce ailesinin Lübnan'daki köyüne düzenlenen bir hava saldırısında iki erkek kardeşini ve onların iki çocuğunu kaybetti. Aynı saldırıda bir yengesi de ağır yaralandı.
Yaşadığı kayıplar nedeniyle ağır bir travma geçiren ve işini bırakan Ghazali'nin, saldırıdan kısa bir süre önce eski eşini arayarak "çocuklarımıza iyi bak" dediği, bu durumdan endişelenen eski eşinin polise haber verdiği öğrenildi.
