Af Örgütü: İsrail, arazi tescili uygulamalarıyla Filistinlileri mülksüzleştiriyor

Af Örgütü: İsrail, arazi tescili uygulamalarıyla Filistinlileri mülksüzleştiriyor

Uluslararası Af Örgütü, İsrail yetkililerinin Aralık 2025’ten bu yana Doğu Kudüs dahil işgal altındaki Batı Şeria’da Filistinlileri mülksüzleştirmeye yönelik yeni uygulamalar başlattığını açıkladı. Açıklamada, söz konusu adımların yerleşimlerin genişletilmesini hızlandırdığı ve ilhak sürecini kalıcı hale getirmeyi amaçladığı savunuldu.

Uluslararası Af Örgütü, İsrail’in işgal altındaki Batı Şeria’da uygulamaya koyduğu yeni arazi tescil mekanizmalarına ilişkin yazılı açıklama yayımladı. Açıklamada, Aralık 2025’ten bu yana devreye alınan uygulamaların Filistinlilere ait toprakların ele geçirilmesini kolaylaştırdığı ve yerleşimlerin genişlemesini hızlandırdığı öne sürüldü.

Açıklamada, bu kararların İsrail’in yerleşim politikalarında “ölçeği ve hızı açısından benzeri görülmemiş bir tırmanışa” işaret ettiği belirtildi.

“YERLEŞİMLERİN GENİŞLETİLMESİ HIZLANDI”

Uluslararası Af Örgütü’nün değerlendirmesinde şu ifadeler yer aldı:

“Kararlar, Filistinlilere ait daha fazla toprağın ele geçirilmesini kolaylaştırıyor, rekor sayıda yeni yerleşimin kurulmasına izin verirken mevcut olanları genişletiyor ve Batı Şeria topraklarını İsrail’in kamu mülkiyeti olarak tescilliyor. Art arda gelen İsrail hükümetleri, yerleşimleri genişletmeyi, işgali ve apartheid sistemini kalıcılaştırmayı amaçlayan politikalar izlemişti ancak bu son uygulamalar, mevcut İsrail hükümetinin Gazze’deki soykırımın gölgesinde bu çabaları nasıl hızlandırdığını ortaya koyuyor.”

Açıklamada, Batı Şeria’da yaklaşık 750 bin İsrailli yerleşimcinin yaşadığı ve bunların uluslararası hukuka göre yasadışı olduğu görüşü dile getirildi.

19 YENİ YERLEŞİM PLANINA ONAY

İsrail’in 1967’den bu yana Filistin topraklarında kontrolü artırmaya yönelik idari ve yasal düzenlemeler geliştirdiği savunulan açıklamada, 11 Aralık 2025’te İsrail güvenlik kabinesinin 19 yeni yerleşim planını onayladığı hatırlatıldı. Bu kararla birlikte mevcut koalisyon hükümetinin üç yılda onayladığı toplam yerleşim planı sayısının 68’e, resmi yerleşim sayısının ise yaklaşık 210’a ulaştığı kaydedildi.

15 Şubat 2026’da alınan bir diğer kararla, Batı Şeria’nın C Bölgesi’nde arazi tescil işlemlerini hızlandırmak amacıyla 244 milyon şekelden fazla bütçe tahsis edildiği ve arazi tescil yetkilerinin sivil idareden İsrail Adalet Bakanlığı’na devredildiği belirtildi. Açıklamada, bu adımın İsrail hukuku uyarınca ilhak anlamına geldiği ileri sürüldü.

“ARAZİLERİN YÜZDE 58’İ KAYITSIZ”

Peace Now verilerine atıf yapılan açıklamada, Batı Şeria’nın C Bölgesi’ndeki arazilerin yaklaşık yüzde 58’inin kayıtsız olduğu belirtildi. İsrail’in bölgenin yarısından fazlasını kamu arazisi olarak ilan ettiği ifade edilirken, Filistinlilerin arazi sahipliğini kanıtlamada ciddi engellerle karşılaştığı savunuldu.

Açıklamada, İsrail’in Osmanlı arazi yasalarına ilişkin yorumunun Filistinlilerin mülkiyet haklarını ispatlamasını zorlaştırdığı ve çok sayıda belge, harita ve resmi kayıt talep edilerek sürecin güçleştirildiği ileri sürüldü.

“ULUSLARARASI HUKUKA MEYDAN OKUNUYOR”

Uluslararası Af Örgütü Araştırma, Savunuculuk, Politika ve Kampanyalar Kıdemli Direktörü Erika Guevara-Rosas da konuya ilişkin değerlendirmede bulundu. Guevara-Rosas şunları söyledi:

“Tanık olduğumuz durum, Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin, hakkında savaş suçları ve insanlığa karşı işlenen suçlar nedeniyle yakalama kararı çıkardığı bir başbakan tarafından yönetilen bir devletin, uluslararası hukuka meydan okumakla alenen övünmesidir. Yüzlerce BM kararı, Uluslararası Adalet Divanı’nın Tavsiye Görüşleri ve küresel tepkiye rağmen, İsrail yasadışı yerleşimleri açıkça genişletmeye devam ederek acımasız apartheid sistemini kalıcılaştırıyor. Filistinlilerin hayatını ve geçim kaynaklarını yok ediyor”

Guevara-Rosas, ABD’nin İsrail’e verdiği desteğe de değinerek şöyle konuştu:

“Ele geçirilen toprakların, hiçbir sonuçla karşı karşıya kalınmayacağına dair tam bir özgüvenle resmileştirilmesi de buna dahil. Hukuka aykırı yerleşimlerin hızla genişlemesi ve Batı Şeria genelinde devlet destekli yerleşimci şiddetinin ve suçların artması, uluslararası toplumun kararlı adımlar atmadaki feci başarısızlığının sonucu. Üçüncü devletler kendi yasal yükümlülüklerine saygı göstermeyerek, İsrail’i hukuka aykırı amaçlarını gerçekleştirmekten caydırmak için, örneğin AB-İsrail Ortaklık Anlaşması’nın durdurulması gibi, ellerindeki araçları kullanmayı reddetti.”

“ARAZİ TESCİLİ İLHAKIN ARACI OLARAK KULLANILIYOR” İDDİASI

Açıklamanın sonunda, İsrail’in uluslararası hukuku ihlal ettiği ve işgal altındaki topraklarda ilhak hedefini sürdürdüğü iddia edildi. İlhakın, işgal altındaki bölgeye işgalci güçten sivillerin yerleştirilmesi, korunan kişilerin yerinden edilmesi ve mülklerin hukuka aykırı biçimde ele geçirilmesinin uluslararası hukukta yasak olduğu vurgulandı.

Uluslararası Af Örgütü, arazi tescili uygulamasının “arazi gaspı ve mülksüzleştirme için kullanılan örtük bir ifade” olduğunu savunarak, İsrail’in ilhak için gerekli zemini büyük ölçüde hazırladığını ileri sürdü.

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN