Avrupa'nın para politikasını yöneten en önemli kurum olan Avrupa Merkez Bankası'nda (ECB)beklenmedik bir görev değişikliği yaşanacak. ECB Başkanı Christine Lagarde, sekiz yıllık görev süresinin dolmasını beklemeden görevinden ayrılacağını açıkladı.
Normal şartlarda 31 Ekim 2027'de görev süresi sona erecek olan Lagarde, 7 Şubat 2027'de başkanlık görevini bırakacak. ECB'den 29 Ekim'de yapılan resmi açıklamada, Lagarde'ın kararını Banka Yönetim Konseyi'ne ve Avrupa Konseyi Başkanı António Costa'ya bildirdiği belirtildi.
Açıklamada, Yönetim Konseyi üyelerinin Lagarde'ı ayakta alkışladığı kaydedildi.
ERKEN AYRILIĞIN ARKASINDA FRANSA SEÇİMLERİ Mİ VAR?
Lagarde'ın görevinden erken ayrılma kararının zamanlaması, Avrupa siyasetinde dikkat çekti. WSJ'ye göre bu karar, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un Mayıs 2027'de sona erecek görev süresinden önce ECB'nin yeni başkanının belirlenmesinde etkili olabilmesinin önünü açıyor.
Fransa'da 2027 yılında yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde aşırı sağın güç kazanması ve Marine Le Pen'in siyasi çizgisinin ülke yönetiminde daha etkili hale gelmesi ihtimali, Avrupa Birliği kurumlarının geleceği açısından tartışılıyor.
Lagarde'ın görev süresini tamamlamadan ayrılmasıyla ECB'nin yeni başkanının, Fransa'daki seçim sonuçları belli olmadan belirlenmesi mümkün olacak.
Ancak erken istifanın Fransa'daki siyasi gelişmelerle bağlantılı olduğuna ilişkin ECB tarafından resmi bir gerekçe açıklanmadı.
YERİNE İKİ İSİM ÖNE ÇIKIYOR
Lagarde'ın ayrılma kararının ardından ECB başkanlığı için aday arayışları hız kazandı.
Avrupa finans çevrelerinde iki isim öne çıkıyor:
Klaas Knot: Hollanda Merkez Bankası'nın eski başkanı.
Pablo Hernández de Cos: İspanya Merkez Bankası'nın eski başkanı ve Uluslararası Ödemeler Bankası'nın (BIS) Genel Müdürü.
Yeni başkanın, Avrupa Birliği ülkeleri arasındaki müzakerelerin ardından Avrupa Konseyi tarafından atanması bekleniyor.
ECB'de yalnızca başkanlık koltuğu değil, diğer üst düzey görevler için de yeni atamalar gündemde. Bu nedenle Lagarde'ın halefinin belirlenmesi, Avrupa'nın büyük ekonomileri arasında daha geniş kapsamlı bir görev paylaşımı müzakeresine dönüşebilir.
DÜNYA EKONOMİK FORUMU'NUN BAŞINA GEÇEBİLİR
Lagarde'ın ECB'den ayrıldıktan sonraki kariyerine ilişkin de çeşitli iddialar gündemde. Avrupa finans çevrelerinde, Lagarde'ın Dünya Ekonomik Forumu'nun (WEF) başkanlığını üstlenebileceği konuşuluyor.
Daha önce Uluslararası Para Fonu'nun (IMF) başkanlığını da yapan Lagarde, şubat ayında WSJ'ye verdiği röportajda görev süresini tamamlamayı planladığını söylemişti.
Ancak eylül ayında görevinden erken ayrılıp ayrılmayacağı sorusuna kesin yanıt vermemiş ve zamanlamanın daha sonra netleşeceğini ifade etmişti.
AVRUPA EKONOMİSİNİN KRİTİK DÖNEMİNDE AYRILIK
Lagarde'ın istifa kararı, Avrupa ekonomisinin yeniden yükselen enflasyon, kamu borçları ve küresel ticaretteki belirsizliklerle karşı karşıya bulunduğu bir dönemde geldi. 2019 yılında Mario Draghi'den görevi devralan Lagarde, başkanlığı süresince Kovid-19 salgınının ekonomik etkileri, enerji krizi ve yüksek enflasyonla mücadele gibi önemli sınavlarla karşılaştı.
ECB, Lagarde yönetiminde enflasyonun kontrol altına alınması amacıyla tarihinin en sert faiz artırımı süreçlerinden birini yürüttü.
Önümüzdeki dönemde Banka'nın karşı karşıya olduğu başlıca sorunlar arasında yeniden artan enflasyon baskısı, Avrupa ülkelerinin borç yükleri ve küresel ekonomik belirsizlikler bulunuyor.
Lagarde'ın erken ayrılığıyla birlikte Avrupa'nın para politikasının geleceği açısından kritik öneme sahip yeni başkanın kim olacağı tartışması da başlamış oldu.
