Bölgesel savaşın tırmandığı Orta Doğu’da, sivil nüfusun yaşadığı dramatik göç dalgası küresel bir insani krize dönüşüyor. BM Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) tarafından yayımlanan son raporlar, İran ve Lübnan’daki yerinden edilme süreçlerinin "kontrol edilemez" bir hıza ulaştığını gösteriyor.
İRAN: METROPOLLERDEN KIRSALA KAÇIŞ
UNHCR verilerine göre, İran genelinde yaklaşık 3,2 milyon kişi (600 bin ila 1 milyon hane) çatışmalar nedeniyle geçici olarak yerinden edilmiş durumda. Rapordan öne çıkan detaylar şunlar:
Saldırıların hedefindeki Tahran ve diğer büyük şehirlerden kaçan siviller, ülkenin kuzeyindeki güvenli bölgelere ve kırsal alanlara sığınıyor.
Ülkede bulunan Afgan sığınmacıların "en savunmasız" grup olduğu vurgulanıyor. Temel hizmetlere erişimi kesilen binlerce Afgan aile, artan güvensizlik nedeniyle bir kez daha "göçmen içinde göçmen" statüsüne düşerek yollara döküldü.
BM, çatışmaların bu tempoda devam etmesi halinde yerinden edilenlerin sayısının katlanarak artacağı uyarısında bulundu.
LÜBNAN: BİR GÜNDE 100 BİN KİŞİ EVİNİ TERK ETTİ
DWTürkçe'nin haberine göre, Lübnan’daki tablo ise İsrail’in güneyden başlattığı ve Beyrut’un merkezine kadar genişlettiği saldırılarla her geçen saat ağırlaşıyor. UNHCR Lübnan Temsilcisi Karolina Lindholm, son durumu şu rakamlarla özetledi:
İsrail bombardımanları sonucu 700 bin Lübnanlı evini terk etti. Bunların 667 bini hükümetin dijital kayıt platformuna başvurdu.
Lindholm, sadece 24 saat içinde yerinden edilenlerin sayısının 100 binden fazla arttığına dikkat çekti.
Sivillerin sadece 120 bini toplu barınma alanlarına yerleşebilirken, geri kalan yüz binlerce kişi akrabalarının yanına sığınıyor veya sokaklarda kalıcı bir konaklama yeri arıyor.
SİYASİ GERİLİM VE "GAZZE" TEHDİDİ
Bölgedeki askeri hareketlilik, siyasi kanattan gelen sert açıklamalarla birleşiyor. İsrail Maliye Bakanı Bezalel Smotrich’in, Hizbullah’ın kalesi olarak nitelendirdiği Beyrut’u "Gazze’ye çevirmekle" tehdit etmesi, Lübnan’daki sivil göçün ana tetikleyicilerinden biri olarak görülüyor. İsrail’in İran’a yönelik hava harekatlarında ABD ile stratejik ortaklığı ise İran içindeki panik havasını ve kuzeye doğru kaçışı hızlandırıyor.
