26 Nisan 1986'da meydana gelen patlama ve erimeyle boşalan, evlerin ve eşyaların radyasyon tozuyla kaplandığı Çernobil'in hayalet kasabaları, bugünlerde farklı bir amaç için kullanılıyor. New York Times'ta yer alan habere göre, bölge artık Ukrayna askerlerinin Belarus sınırından gelebilecek olası bir Rus saldırısına karşı eğitim yaptığı, yüksek radyasyon tehlikesiyle iç içe bir savunma hattı konumunda.
SİPER KAZMAK YASAK: ASKERLER İÇİN RADYASYON ÖNLEMLERİ
Bölgedeki yüksek plutonyum ve izotop kirliliği, ordunun geleneksel savaş taktiklerini değiştirmesini zorunlu kılmış. Ukrayna ordusu, topraktaki radyasyonu açığa çıkarmamak için Çernobil bölgesinde derin siperler kazmıyor veya yeraltı sığınakları inşa etmiyor.
Bunun yerine, dışarıdan kamyonlarla getirilen temiz kumlarla yer üstünde devasa sarı karınca yuvalarını andıran barikatlar ve sığınaklar kuruluyor. Ukrayna Ulusal Muhafızları 28. Alayı'na bağlı askerler, yosun tutmuş terk edilmiş binaların arasında, olası bir çatışmada radyasyon seviyesi yüksek alanlardan kaçınarak manevra eğitimleri yapıyor.
Bölgede görev yapan "Skif" kod adlı bir tabur komutanı, Çernobil'in diğer savaş alanlarından çok daha farklı bir boyutta olduğunu belirterek, "Burada yaşanacak bir yıkımın ve radyasyon sızıntısının ölçeği tamamen farklı olur" uyarısında bulunuyor.
2.5 MİLYAR DOLARLIK KALKANA "ŞAHED" SALDIRISI
Haberdeki en endişe verici detay ise Şubat 2025'te yaşanan dron saldırısı. Rusya'ya ait İran tasarımı bir Şahed kamikaze dronu, patlayan reaktörü izole etmek için inşa edilen ve 2.5 milyar dolara mal olan çelik "Yeni Güvenli Muhafaza" kalkanına çarptı.
Saldırı, kalkanın dış yüzeyinde bir delik açtı ve yalıtımı sağlayan malzemelerde yangına neden oldu. Dışarıya radyasyon sızmamış olsa da, yaklaşık 50 bin dolarlık bir dronun yarattığı bu hasar, 20 yıllık uluslararası güvenlik çabalarına büyük bir darbe vurdu.
İŞÇİLER YILDA SADECE 11 SAAT ÇALIŞABİLECEK
Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası'na göre kalkanın onarımı tam 4 yıl sürecek ve 500 milyon dolara mal olacak. Ancak asıl sorun para değil, radyasyon tehlikesi. Yüksek radyasyon nedeniyle kalkanın inşaatı reaktörden uzakta yapılmış ve raylar üzerinde kaydırılarak yerleştirilmişti. Şimdi ise onarımın doğrudan reaktörün üzerinde yapılması gerekiyor. İşçi sağlığı kurallarına göre bir işçi bu alanda yılda en fazla 11 saat çalışabilecek. Bu durum, onarım sürecinin binlerce işçinin sürekli rotasyonuyla devasa bir lojistik operasyona dönüşeceğini gösteriyor.
MAYINLAR BİLİMİ VE İTFAİYEYİ ENGELLİYOR
Savaşın bölgeye getirdiği tek tehlike dron saldırıları değil. Rusya'nın savaşın ilk günlerinde bölgeyi 5 hafta boyunca işgal etmesi ve ağır zırhlı araçlarla radyoaktif tozu havaya kaldırmasının ardından, bölge yoğun bir şekilde mayınlandı.
Günümüzde bilim insanları yeraltı sularındaki radyasyonu ölçmek için kuyulara ulaşamıyor. Daha da tehlikelisi, radyasyonu dumanla birlikte çevreye yayabilecek orman yangınlarına itfaiye ekipleri mayın riski yüzünden müdahale edemiyor. Felaket turizmi durmuş, yabancı araştırmacılar bölgeyi terk etmiş durumda.
TEK UMUT GÜNEŞ ENERJİSİ
Çernobil'i ekonomik bir değere dönüştürme hayallerinden geriye kalan tek şey ise güneş enerjisi santralleri. Radyasyondan etkilenmeyen ve geniş bir alana yayıldığı için saldırılara karşı daha dayanıklı olan güneş panelleri, faaliyete devam ediyor. Hatta dron saldırısında hasar gören 18 panelin kolayca değiştirildiği belirtiliyor. Mevcut iki santral, eski reaktörün yüksek gerilim hatlarını kullanarak şebekeye elektrik sağlarken, nükleer atık soğutma havuzları için de hayati bir yedek güç görevi görüyor.
