Orta Doğu'yu sarsan ABD-İsrail ve İran eksenli topyekûn savaş, şiddetini artırarak Irak'a sıçramaya devam ediyor. 17 Mart sabahının erken saatlerinde, Irak'ın başkenti Bağdat'ta bulunan ve yüksek güvenlikli Yeşil Bölge'de (Green Zone) yer alan Amerika Birleşik Devletleri Büyükelçiliği kompleksi, benzeri görülmemiş bir hava saldırısının hedefi oldu.
Irak güvenlik kaynaklarından alınan ilk bilgilere göre, kentin çevresindeki farklı noktalardan büyükelçilik binasına doğru çok sayıda roket ateşlendi. Roket atışlarına eş zamanlı olarak en az beş adet kamikaze insansız hava aracının (İHA) da hava savunma ağını aşarak doğrudan ABD diplomatik misyonunu hedef aldığı tespit edildi. Saldırının şiddeti başkentin birçok noktasından ve çevre semtlerden hissedildi.
SAVAŞIN BAŞINDAN BU YANA EN YOĞUN SALDIRI
Saldırının boyutu, krizin bölgesel çapta ne kadar tehlikeli ve asimetrik bir noktaya evrildiğini gözler önüne seriyor. Sahadaki Iraklı güvenlik yetkilileri, bu karma operasyonu, "ABD-İsrail-İran savaşının başlangıcından bu yana ABD hedeflerine yönelik gerçekleştirilen en yoğun ve en kapsamlı saldırı" olarak nitelendirdi. Özellikle roket ve dronların "sürü" (swarm) mantığıyla aynı anda kullanılması, saldırının planlı ve doğrudan tahribat odaklı olduğunu gösteriyor.
BÜYÜKELÇİLİK BİNASINDA AĞIR HASAR VAR
Bölgeden gelen ilk saha raporları, fırlatılan mühimmatların C-RAM (Roket, Top ve Havan Önleyici) sistemlerini aşarak büyükelçilik kompleksine isabet ettiğini doğruluyor. Saldırı sonucunda ABD Büyükelçiliği binasında "ağır hasar" meydana geldiği bildirilirken, içerideki diplomatik personel, güvenlik güçleri veya bölgedeki siviller arasında can kaybı ya da yaralanma olup olmadığına dair Washington makamlarından veya ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı'ndan (CENTCOM) henüz resmi bir doğrulama gelmedi.
Hürmüz Boğazı'ndaki abluka, Dubai Havalimanı'na yapılan drone saldırısı ve İsrail'in kuzeyine yönelik füze yağmurunun ardından Bağdat'taki ABD Büyükelçiliği'nin de ağır bir saldırı alması; savaşın cephe hattının artık ABD'nin Orta Doğu'daki doğrudan misyonlarını da içine alacak şekilde genişlediğini kanıtlıyor.
