ABD ve İsrail’in İran’a yönelik gerçekleştirdiği kapsamlı askeri operasyonun planlama aşamasına dair çarpıcı detaylar gün yüzüne çıktı. Axios haber platformunun, konuya vakıf üst düzey Amerikalı ve İsrailli yetkililere dayandırdığı habere göre; İran lideri Ayetullah Ali Hamaney’in ölümüyle sonuçlanan saldırıların aslında bir hafta öncesinden planlandığı ancak çeşitli operasyonel gerekçelerle tehir edildiği öne sürüldü.
İLK HEDEF TARİHİ 21 ŞUBAT’TI
Elde edilen bilgilere göre müttefik güçler, İran’a yönelik büyük operasyon için başlangıçta 21 Şubat Cumartesi gününü hedeflemişti. Saldırının neden ertelendiğine dair yetkililer arasında farklı değerlendirmeler bulunuyor. Bir yetkili, gecikmenin hava koşullarıyla ilgili olmadığını vurgularken, bir diğer kaynak ertelemenin doğrudan ABD kaynaklı olduğunu savundu. Washington yönetiminin, İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) ile istihbari ve operasyonel anlamda "daha sağlıklı bir koordinasyon" kurma ihtiyacı duyması nedeniyle saldırı takvimini ötelediği iddia edildi.
HEDEFTE CUMARTESİ TOPLANTILARI VARDI
Operasyonun zamanlamasına dair en kritik detay ise hedef seçimiyle ilgili oldu. Yetkililer, saldırıların İran lideri Ayetullah Ali Hamaney, oğulları ve üst düzey bürokratların her cumartesi düzenli olarak katıldığı toplantıları doğrudan hedef alacak şekilde kurgulandığını belirtti.
Planlanan tarihten gerçek saldırı anına kadar geçen sürede, ABD ve İsrailli kurmaylar arasında "Hamaney’in konutundan yer altı sığınağına inme ihtimali" ciddi bir endişe kaynağı haline geldi. ABD yönetiminden bir yetkilinin, Hamaney’in bu süreçte sığınağa girmemesini "sürpriz" olarak nitelendirmesi, operasyonun başarı şansına dair duyulan kaygıyı gözler önüne serdi.
CENEVRE’DEKİ MÜZAKERELER: DİPLOMASİ Mİ, ZAMAN KAZANMA TAKTİĞİ Mİ?
Saldırının ertelenmesi, aynı dönemde İsviçre’nin Cenevre kentinde ABD ve İran arasında yürütülen diplomatik görüşmelere de ek süre tanıdı. Ancak bu müzakerelerin mahiyeti hakkında İsrailli ve ABD’li yetkililer arasında görüş ayrılıkları mevcut:
İSRAİL KANADININ İDDİASI: Bir İsrailli yetkili, Cenevre’deki görüşmelerin tamamen "vakit kazanma" amaçlı olduğunu savundu. İddiaya göre bu süreç, İran tarafında "diplomasi yolunun hala açık olduğu" izlenimini uyandırmak ve saldırı hazırlıklarını maskelemek için kullanıldı.
SAMİMİYET VE TEKLİF KRİZİ: Başka bir İsrailli kaynak ise görüşmelerin samimi bir zeminde ilerlediğini, eğer Cenevre’de somut bir ilerleme kaydedilseydi saldırının daha uzun süre ertelenebileceğini öne sürdü.
ABD’NİN DEĞERLENDİRMESİ: Bir ABD’li yetkili, İran’ın Washington tarafından sunulan son teklifi reddetmesi üzerine, zaten hazır bekleyen askeri mekanizmanın düğmesine basıldığını ifade etti.
