Katar Dışişleri Bakanlığı, ülkenin BM Daimi Temsilcisi Şeyha Alya Ahmed bin Saif Al Sani'nin, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ile Temmuz ayı BM Güvenlik Konseyi Başkanı Zenon Mukongo Ngay'a iki ayrı mektup ilettiğini açıkladı.
Mektuplarda, İran'ın Katar topraklarına yönelik saldırılarının ülke egemenliğinin açık ihlali olduğu, toprak bütünlüğü ve güvenliğini doğrudan tehdit ettiği, bölgesel güvenlik ile istikrarı tehlikeye atan kabul edilemez bir tırmanış niteliği taşıdığı ifade edildi.
GEMİNİN HEDEF ALINDIĞI İDDİASI
Katar, 7 Temmuz 2026'da Hürmüz Boğazı yakınlarından geçiş yapan Katar bayraklı "Al Rukayyat" isimli nakliye gemisinin İran tarafından hedef alındığını öne sürdü.
Ayrıca, 12 Temmuz'da Katar'a yönelik düzenlenen balistik füze saldırısında çok sayıda füzenin hava savunma sistemleri tarafından etkisiz hale getirildiği, önleme faaliyetlerinden kaynaklanan şarapnel parçalarının düşmesi sonucu biri çocuk üç kişinin yaralandığı hatırlatıldı.
Mektupta, 17 Temmuz'da Katar'ı hedef alan yeni bir füze saldırısının da engellendiği bilgisine yer verildi.
"ULUSLARARASI HUKUK İHLAL EDİLDİ"
Doha yönetimi, İran'ın saldırılarının uluslararası hukukun yanı sıra 1949 Cenevre Sözleşmeleri ve ek protokollerinin açık ihlali olduğunu savundu.
Ayrıca saldırıların, İran'ın Katar ve bölge ülkelerine yönelik eylemlerini kınayan ve saldırıların derhal durdurulmasını talep eden BM Güvenlik Konseyi'nin 2817 (2026) sayılı kararını da ihlal ettiği belirtildi.
TAZMİNAT VE MEŞRU MÜDAFAA VURGUSU
Katar, İran'ın saldırılar nedeniyle ortaya çıkan tüm zarar ve sonuçlardan hukuken sorumlu olduğunu belirterek, uğranılan zararların tamamının tazmin edilmesini istedi.
Mektuplarda ayrıca, Birleşmiş Milletler Şartı'nın 51. maddesi kapsamında meşru müdafaa hakkının saklı tutulduğu vurgulanırken, Katar'ın egemenliğini, güvenliğini ve vatandaşlarını korumak için gerekli tüm tedbirleri almaya devam edeceği ifade edildi.
