Rusya’nın Ukraynalı savaş esirleri ve sivil tutuklulara yönelik işkence uygulamalarında cinsel şiddeti sistematik bir araç olarak kullandığına ilişkin tanıklıklar artıyor. The Wall Street Journal’ın eski esirler, Ukraynalı savcılar, insan hakları kuruluşları ve Birleşmiş Milletler araştırmalarına dayandırdığı haberinde, farklı Rus cezaevlerinde tutulan kişilerin benzer işkence yöntemleri anlattığı belirtildi.
Tanıkların ifadelerinde tecavüz, zorla soyma, cinsel aşağılama, genital bölgeye elektrik verilmesi ve fiziksel şiddet gibi uygulamalar yer aldı. Birçok eski esir, şiddetin bilgi almak kadar kendilerini psikolojik olarak yıkmayı da amaçladığını söyledi.
İKİ YILDAN FAZLA ESARETTE KALDI
Haberde öyküsüne yer verilen Ukraynalı asker Serhii Boychuk, 2022’de cephede Rus güçlerine esir düştüğünü ve iki yıldan uzun süre tutulduğunu anlattı.
Ekim 2024’te gerçekleştirilen esir değişimiyle serbest kalan 33 yaşındaki Boychuk, gördüğü işkence nedeniyle hâlâ yürümekte zorlandığını belirtti.
Boychuk, maruz kaldığı şiddetin amacını, “Beni psikolojik olarak kırmak istediler” sözleriyle anlattı.
WSJ’ye konuşan başka eski savaş esirleri de farklı merkezlerde tutulmalarına rağmen birbirine benzeyen uygulamalarla karşılaştıklarını söyledi. Bu tekrar eden yöntemlerin, münferit gardiyan eylemlerinden daha geniş bir sistemin parçası olduğu değerlendiriliyor.
BM 310 CİNSEL ŞİDDET VAKASINI DOĞRULADI
BM Genel Sekreteri’nin 2026 tarihli çatışma bağlantılı cinsel şiddet raporunda, Rusya’nın silahlı ve güvenlik birimleri tarafından gerçekleştirildiği doğrulanan 310 vaka bulunduğu açıklandı.
Vakaların tecavüz, toplu tecavüz, cinsel organlara yönelik şiddet ve elektrikli işkence gibi eylemler içerdiği; mağdurların 280’inin erkek, 26’sının kadın ve dördünün kız çocuğu olduğu bildirildi. Rus silahlı ve güvenlik güçleri bu bulguların ardından BM’nin çatışmalarda cinsel şiddetten sorumlu tutulan taraflar listesine eklendi.
Doğrulanan vakaların en az 52’sinin 2025 yılında erkek savaş esirleri ve sivil tutuklulara karşı işlendiği belirtildi. BM, Rus makamlarının gözaltı merkezleri ile işgal altındaki bölgelere erişim taleplerini sürekli reddettiğini de kaydetti.
SERBEST BIRAKILANLARIN YÜZDE 75’İ CİNSEL ŞİDDET BİLDİRDİ
BM İnsan Hakları İzleme Misyonu, 2025’te Rusya tarafından serbest bırakılan 187 Ukraynalı savaş esirinden 185’inin ağır işkence veya kötü muamele gördüğünü anlattığını açıkladı.
Görüşülen esirlerin 141’i, başka bir ifadeyle yüzde 75’i, cinsel şiddete maruz kaldığını bildirdi. Şiddetin yakalanma, nakil, cezaevine kabul ve tutukluluk süresinin tamamında uygulanabildiği belirtildi.
BM’nin 2024’te görüştüğü 174 Ukraynalı savaş esirinin 169’u da işkence veya ağır kötü muameleye ilişkin ayrıntılı ve birbiriyle tutarlı anlatımlar sunmuştu. Bu grubun yüzde 68’i cinsel şiddete maruz kaldığını söylemişti.
BM, farklı işgal bölgelerinde ve Rusya içindeki çok sayıda tesiste benzer yöntemlerin uygulanmasını, işkencenin yaygın ve sistematik niteliğinin göstergelerinden biri olarak değerlendiriyor. Kurum, şiddetin düzenli biçimde sürmesinin tesis yöneticilerinin yaşananlardan haberdar olduğuna işaret ettiğini bildirdi.
GARDİYANLARA “ŞİDDETTE SINIR YOK” TALİMATI İDDİASI
WSJ’nin daha önce yayımladığı araştırmada, St. Petersburg’daki cezaevi yönetiminin Ukraynalı savaş esirlerini gözetmekle görevlendirilen bazı birimlere olağan kuralların uygulanmayacağını ve şiddet konusunda kısıtlama bulunmadığını söylediği aktarılmıştı.
Eski Rus cezaevi görevlilerinin anlatımlarına dayanan haberde, özel ekiplerin farklı cezaevleri arasında dönüşümlü olarak görevlendirildiği ve esirlerin sorgulamalara direnme gücünü kırmayı amaçlayan bir sistem oluşturulduğu öne sürüldü.
Ukrayna’nın Rostov bölgesindeki bir kampla ilgili soruşturmasında da üst düzey bir Rus Ulusal Muhafız yetkilisinin 17 sivil tutukluya cinsel saldırı emri verdiği iddia edildi. Haberde adı geçen görevliye ulaşılmadığı belirtildi.
“PUTİN’İ ARAMA” OLARAK ADLANDIRILAN İŞKENCE
Eski tutukluların anlattığı yöntemlerden biri, eski tip askerî telefonların elektrik kablolarının mahkûmların bedenlerine bağlanmasıydı.
Rus cezaevi sisteminde geçmişi bulunan bu yöntemin gardiyanlar arasında “Putin’i arama”, daha eski dönemlerde ise “Lenin’i arama” şeklinde adlandırıldığı aktarıldı.
Ukraynalı araştırmacılar, aynı tür cihazların farklı merkezlerde bulunmasının ve benzer biçimde kullanılmasının uygulamanın bireysel girişimlerden ibaret olmadığı görüşünü güçlendirdiğini savunuyor.
SİVİL TUTUKLULAR DA HEDEF OLDU
Cinsel şiddet iddiaları yalnızca savaş alanında yakalanan askerlerle sınırlı değil.
BM’nin Eylül 2025’te yayımladığı raporda, Rusya’nın işgal ettiği Ukrayna topraklarında gözaltına alınan sivillere yönelik işkence ve kötü muamelenin, cinsel şiddet de dahil olmak üzere yaygın ve sistematik biçimde uygulandığı sonucuna varıldı.
BM’nin görüştüğü 215 serbest bırakılmış sivil tutuklunun büyük bölümü ağır dayak, elektrik, sahte infaz, uzun süreli zorlayıcı pozisyonlar ve cinsel şiddet hakkında benzer anlatımlarda bulundu.
İnsan hakları örgütleri, toplumsal damgalanma, misilleme korkusu ve erkek mağdurların yaşadıklarını anlatmakta zorlanması nedeniyle gerçek vaka sayısının doğrulanmış rakamların çok üzerinde olabileceğine dikkat çekiyor.
RUSYA SUÇLAMALARI REDDEDİYOR
Kremlin ve Rusya Federal Cezaevi Servisi, WSJ’nin sorularına yanıt vermedi. Moskova yönetimi daha önce işkence ve cinsel saldırı suçlamalarını kanıtsız ve siyasi amaçlı iddialar olarak reddetmişti.
Rusya’nın BM Daimî Temsilcisi Vasiliy Nebenzya da ülkesinin BM listesine alınmasına tepki göstererek suçlamaları “asılsız yalanlar” olarak nitelendirdi ve Rus savaş esirlerine yönelik Ukrayna kaynaklı ihlalleri belgelediklerini söyledi.
