Küresel bela

Küresel bela

Trump ‘kafasına göre’ vergi koyamayacağına hükmeden Yüksek Mahkeme’ye kızdı, tüm ülkelere yüzde 15 ek gümrük vergisi getirdi. Aynı gün ABD’nin İsrail Büyükelçisi ‘Nil’den Fırat’a kadar tüm bölge Yahudilerin hakkı’ açıklaması yaparken, Trumpçı Senatör Graham ‘Gazze’ye atom bombası atılmalı’ dedi.

ABD Başkanı Trump, ikinci döneminde dünyayı kaosa sürükleyen adımlar atmaya devam ediyor. Grönland’ı işgal planıyla NATO ittifakını fiilen ortadan kaldıran Trump, Venezuela Lideri Maduro’yu uluslararası hukuk normlarını hiçe sayarak kaçırdıktan sonra İran’ı ‘vurma’ tehdidiyle Körfez’e ordusunu yığdı. ‘Çılgın Başkan’ bu kez de ABD Yüksek Mahkemesi’nin ‘Ek gümrük vergisi koyamazsın’ kararına tepki gösterip Türkiye dahil bütün ülkelere yüzde 15 ek gümrük vergisi getirdi.

BÜYÜKELÇİSİ DE SENATÖRÜ DE TRUMP GİBİ

Hukuksuzluk ve hadsizlikte ekibi de Trump’ı aratmıyor. İsrail’in Gazze’de çocukları öldürmesini ABD Tel Aviv Büyükelçisi Huckabee ‘Tevrat’a dayalı Büyük İsrail’ söylemiyle savundu. ‘Çocuklar meşru hedef olabilir’ diyen Huckabee, Nil’den Fırat’a uzanan toprakların Yahudilere vad edildiğini iddia etti. Aynı gün Trump’ın en ateşli savunucusu Senatör Lindsey Graham ‘Berlin’i de Tokyo’yu da dümdüz etmiştik. İsrail’in yerinde olsam Gazze’ye atom bombası atardım’ dedi.

22-subat.jpg

İRAN YÖNETİMİNE SUİKAST PLANI

Pentagon’un İran’a yönelik saldırı planında son aşamaya geldiği bildirilirken, müdahale seçenekleri arasında üst düzey yöneticilere suikast yoluyla Tahran’da rejim değişikliği gerçekleştirmenin de masaya konduğu öne sürüldü.

DÜNYADA TRUMP KAOSU

İkinci döneminde Trump, hukuku göz ardı eden kararlarıyla dikkat çekiyor.
BM kararı olmadan İran’a saldırıya hazırlanan, Venezuela lideri ve eşini kaçırtan, Grönland’a zorla el koymak isteyen ABD Başkanı, Yüksek Mahkeme’nin tarifeleri iptal etmesi kararını da tanımayarak her ülkeye yeni yüzde 15’lik vergi getirdi.

ABD Başkanı Donald Trump, ilk dönemine nazaran, öngörülemez ve dünyayı şaşırtan çıkışlarını artırmasıyla gündemden düşmüyor. Grönland’ı işgal etme tehdidiyle NATO’yu tehlikeye atan ve Avrupalı müttefiklerini büyük baskı altına alan Trump, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve eşini de uluslararası teamülleri çiğnemek pahasına kaçırttı. Pasifik’te Amerikan donanması yargısız infazlarla uyuşturucu taşıdığından şüphelendiği tekneleri vurup onlarca kişiyi öldürdü. Herhangi bir BM kararı olmadan İran’a saldırıya hazırlanan ve dünya enerji piyasalarını diken üstünde tutan ABD Başkanı, son olarak kendi ülkesinin en büyük yargı merciine de savaş açtı. Yüksek Mahkeme’nin geniş kapsamlı tarifelerini iptal etmesinin ardından ABD Başkanı Donald Trump, tüm ithal ürünlere uygulanacak yüzde 15 oranında yeni bir küresel gümrük vergisi getiren başkanlık kararnamesini imzalayacağını duyurdu. Yüksek Mahkeme’nin 6-3 oyla aldığı ve kendi atadığı muhafazakar yargıçların da aleyhte oy kullandığı karar, Trump’ın ekonomi politikasının temel taşlarından birini hukuki dayanaktan yoksun bıraktı. Başkan Trump, kararın ardından yaptığı sert açıklamada, özellikle kendi aday gösterdiği Yargıç Neil Gorsuch ve Amy Coney Barrett’ı hedef alarak, mahkemenin kararını “utanç kaynağı” olarak nitelendirdi.

Trump, Kongre’nin onayına ihtiyaç duymadan gümrük tarifelerini uygulamak için farklı yasal yollar bulacağını ifade ederek, ticaret savaşındaki kararlılığını yineledi. Yeni vergi düzenlemesi, 1974 Ticaret Yasası’nın 122. Bölümü uyarınca hayata geçirilecek. Bu yasal çerçeveye göre, söz konusu vergiler başlangıçta 150 gün boyunca yürürlükte kalabilecek; bu sürenin uzatılması ise Kongre’nin onayına tabi olacak. Trump, basın mensuplarının bu zaman kısıtlaması ve Kongre ile yaşanabilecek olası fikir ayrılıklarına ilişkin sorularına, “İstediğimizi yapma hakkına sahibiz” şeklinde yanıt vererek yürütme erkinin yetkilerini sonuna kadar kullanacağının sinyalini verdi. ABD yönetiminin ticaret politikasındaki bu sertleşme, sadece yeni vergilerle sınırlı kalmayacak. Trump, 232. ve 301. Bölümler kapsamındaki mevcut tüm vergilerin tam kapasiteyle uygulanmaya devam edeceğini kaydetti. Ayrıca, haksız ticari uygulamalara yönelik 301. Bölüm kapsamında yeni soruşturmaların başlatıldığı ve bu incelemelerin sonucunda daha fazla ek vergi getirilebileceği kaydedildi. Ekonomistler, bu hamlenin küresel tedarik zincirleri üzerinde baskı oluşturabileceğini ve ABD’nin ticaret ortaklarıyla olan ilişkilerinde volatiliteyi artırabileceğini değerlendiriyor. Piyasa uzmanları, 150 günlük sürenin ardından Kongre’de yaşanacak olası bir siyasi kördüğümün, ABD dış ticaretinde belirsizliği derinleştirebileceğine dikkat çekiyor. Washington’daki bu son gelişme, Amerikan sanayisini canlandırma hedefiyle uluslararası ticaret kuralları arasındaki gerilimin önümüzdeki dönemde de ekonomi gündeminin ilk sırasında yer alacağını gösteriyor.

ABD BÜYÜKELÇİSİ DE BAŞKAN’DAN GERİ KALMADI

'NİL'DEN FIRAT'A HER YER İSRAİL'İN'

Bir dönem ABD’de başkanlığa adaylığını koyan İsrail Büyükelçisi Huckabee, “İsrail’in Tevrat’a dayalı hakkı olduğunu” iddia ederek, “Nil Nehri’den Fırat Nehri’ne uzanan bölgeyi alsalardı iyi olurdu” dedi.

ABD’nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee, Nil Nehri’den Fırat Nehri’ne uzanan bölgede “İsrail’in Tevrat’a dayalı hakkı olduğunu” iddia ederek, “Hepsini alsalardı iyi olurdu.” dedi. ABD elçisi Huckabee, ABD’li gazeteci Tucker Carlson’a verdiği röportajda, Gazze’de İsrail tarafından gerçekleştirilen soykırımda çocukların öldürülmesini ve “Tevrat’a dayalı Büyük İsrail” görüşünü savundu. Huckabee, “İsrail’in ABD askerlerini Irak’a göndermesi ve onların savaşı için Amerikan askerlerini kullanması ABD’nin çıkarlarına mı hizmet etti yoksa İsrail’in mi?” sorusuna ise “İsrail’in ABD’nin en yakın müttefiki” olduğunu ve 2003’teki Irak işgalinin “teröre karşı mücadele” için yapıldığı iddiasında bulundu. Carlson, İsrail’in nükleer programına ilişkin iddiaları da gündeme getirerek, “İsrail’in nükleer silah programını çalınmış ABD malzemeleriyle geliştirdiği iddiaları hakkında ne diyorsunuz?” diye sorunca, İsrail’in nükleer silah programını reddetmeyen Huckabee, “Nükleer programıyla İsrail’in kendini savunma hakkı var ve işbirliği içindeyiz.” karşılığını verdi. İsrail’in ABD’yi İran’a karşı savaşa sürüklemek mi istediğinin sorulması üzerine Huckabee, “İran gerçek tehdit, nükleer eğilimleri var ve ‘Amerika’ya ölüm’ sloganları atıyorlar. Savaş kışkırtması değil bu barış için caydırıcılık.” ifadelerini kullandı. Huckabee’nin görüşlerine karşı çıkan Carlson “Bu, Amerikan askerlerini İsrail’in savaşları için feda etmek değil mi? Nükleer malzemeler çalındı iddialarını nasıl görmezden geliyorsunuz? İran ile savaş, ABD için felaket olur? Neden İsrail’in gündemini takip ediyoruz?” sorusuna ise Huckabee, “Tucker, sen yanlış bilgilendirilmişsin. İran rejimi Amerikalıları öldürmek istiyor ve 47 yıldır ‘Amerika’ya ölüm’ diyorlar. İsrail, ABD’nin çıkarlarını koruyor. Nükleer konuda şeffafız ve bu ortak güvenlik için.” diyerek yanıt verdi.

İsrail’in Gazze’deki binlerce çocuğu öldürmesine ilişkin ise Huckabee, Carlson’ın “14 yaşındaki Hamas militanlarının ölümleri hakkında ne hissediyorsun?” sorusuna “Eğer buna katılmışlarsa Tanrı yardım etsin” yanıtını verdi. Carlson’ın “14 yaşındaki çocuğun karar verme imkanı var mı, yetişkinler tarafından kullanıldığı için ölümü hak ediyor mu?” sorusuna da Huckabee, “Silah tutuyorsa, ayrıca İsrail isteseydi Gazze’deki tüm çocukları bir günden kısa sürede öldürebilirdi ama yapmıyor.” dedi.

SENATÖR GRAHAM SOYKIRIMI SAVUNDU

'BEN OLSAM GAZZE'YEATOM BOMBASI ATARDIM'

ABD’li Senatör Lindsey Graham, İsrail’in Gazze’ye yönelik soykırımı konusunda inanılmaz ifadeler kullandı. Sky News Arabia’ya verdiği röportajda, İsrail’in Ekim 2023’te başlayan ve 2 yıldan fazla sürede yaşlı, kadın ve çocukların da aralarında bulunduğu on binlerce Filistinli sivilin ölümüne neden olan saldırılarının Hristiyan değerleriyle uyuşmadığı argümanını “kabul etmediğini” belirterek öldürülenlerin siviller olmadığını ima etti. “Biz 2. Dünya Savaşı’nda ne yaptık? Almanları aç bırakmamız hakkında bir anlığına bile olsa hiç düşündük mü? Tüm kentleri tamamen yıkana kadar bombalamadık mı?” diye ABD’nin yaptıklarını hatırlatan Graham, İsrail’in de bir savaşın içinde olduğunu, ülkesi gibi benzer şeyleri yapabileceğini savundu. Dünyanın İsrail’in Gazze’ye saldırılarını anlamadığını savunan Graham, şu ifadeleri kullandı: Sadece (Gazze’yi) dümdüz edin. Berlin’i dümdüz ettik, Tokyo’yu dümdüz ettik. Biz Japonya’da terör rejimini bitirmek için atom bombası atarken yanlış mıydık? Bana göre, İsrail olsaydım aynı yolu izler aynı şeyi yapardım. Askeri zafer olmadan, radikalizmi kırma umudu da yoktur. Biz Almanya’yı yerle bir ettik, Japonya’yı yerle bir ettik. Çoğu Cumhuriyetçi benim gibi düşünüyor.”

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN