Brüksel merkezli politika yapıcılar, kıta genelindeki sanayi üretimi dinamiklerini kökten değiştirecek yeni bir korumacılık hamlesine hazırlanıyor.
Özellikle elektrikli araç piyasası içinde yaşanan yoğun rekabet, ülkeleri yerel üretimi desteklemeye yöneltiyor.
Bu durum, küresel ticaret kurallarının yeniden yazılmasına yol açarken, birlik ülkelerinin ekonomik büyüme hedeflerini de doğrudan etkiliyor.
Yeni uygulanacak etiketleme sistemi, tedarik zinciri ağında yer alan bütün ülkeler için yeni dönemin kapılarını aralıyor.
AVRUPA'DA ÜRETİLEN ÜRÜNLERE ÖNCELİK VERİLECEK
Avrupa Birliği (AB) üyelerinin üzerinde çalıştığı yeni sistem, bir ürünün en az yüzde 70 oranında kıta sınırları içinde imâl edildiğini kanıtlayan bir etiketleme modeline dayanıyor.
Sistemin devreye girmesiyle birlikte yerel tesislere vergi indirimleri sağlanacak.
Kamu ihalelerinde bu özel etiketi taşıyan ürünler rakiplerinin önüne geçecek.
Böylece yerel kaynakların güçlendirilmesi ve dışa bağımlılığın azaltılması hedefleniyor.
AB, 2035 sonrası içten yanmalı araç satışı yasağını geri çekti
ALMANYA DA PLANI DESTEKLEYENLER ARASINA KATILDI
Ortak pazar üyeleri söz konusu plan üzerinde henüz tam bir uzlaşma sağlayamadı.
Fransa'nın öncülük ettiği korumacı yaklaşıma uzun süre direnen Almanya, pazar payındaki değişimlerin ardından destek kararı aldı.
Çekya ise bu tür kısıtlayıcı adımların en son seçenek olması gerektiğini, aksi takdirde serbest ticaret anlaşmalarının zarar görebileceğini savundu.
TÜRKİYE'NİN SÜRECE DAHİL EDİLMESİ BEKLENİYOR
Gümrük birliği anlaşması sayesinde kıtanın en büyük ticari ortakları arasında yer alan Türkiye'nin bu yeni düzeneğe katılıp katılmayacağı henüz kesinleşmedi.
Ticaret Bakan Yardımcısı Mustafa Tuzcu, bu tür girişimlerin uluslararası ticaret kurallarıyla çelişebileceğini ifade etti.
Mustafa Tuzcu, söz konusu kısıtlamaların Türk sanayisine ve birlik ekonomisine zarar verebileceğini, Ankara'nın güçlü kapasitesinin kıtanın direncini artıracağını belirtti.
Alman arabaları yakında sadece müzelerde görülecek
ÇİNLİ ÜRETİCİLER YATIRIM İÇİN BEKLEMEDE KALIYOR
Asya merkezli otomobil üreticileri, ek gümrük yükümlülüklerini aşmak amacıyla Türkiye'ye fabrika kurma planları yapıyor.
Ancak Avrupa kanadı, bu markaların Türkiye üzerinden gümrüksüz geçiş yapmasını engellemenin yollarını arıyor.
Bu belirsizlik nedeniyle BYD gibi dev şirketlerin Türkiye yatırımları yavaşlarken, Macaristan'daki tesislerin inşası hızla devam ediyor.
Macaristan fabrikasının 2026 yılı içinde seri üretime geçmesi planlanıyor.
YERLİ MARKALAR İHRACAT ENGELLERİYLE KARŞILAŞABİLİR
Sistemin dışında kalınması durumunda TOGG, Karsan, Anadolu Isuzu ve Otokar gibi yerli üreticilerin ihracat hacmi risk altına girecek.
Karsan'ın Avrupa şehirlerinde kazandığı ihalelerdeki yüzde 5 seviyesindeki pazar payı, yeni kurallar nedeniyle daralma tehlikesi yaşıyor.
Araçların motor ve batarya gibi kritik parçalarının dışarıdan tedarik edilmesi, yüzde 70 yerlilik şartının sağlanmasını zorlaştırıyor.
BYD'nin Manisa yatırımında beklenmedik gelişme
TOGG'UN REKABET GÜCÜ TEŞVİKLERE BAĞLI
Yerli otomobil TOGG'un yurt dışı pazarlarına girişinde doğrudan bir yasak bulunmuyor.
Ancak Almanya, Fransa ve İtalya'daki devlet teşviklerinden yararlanamamak, aracın son tüketici fiyatını rakiplerine göre yüksek kılacak.
Yüzde 75 yerlilik oranına sahip olan aracın mevcut durumuyla yeni etiketi alması zor görünüyor.
Bu tablo, yerli otomobilin küresel arenadaki rekabet şansını azaltıyor.
STRATEJİK ORTAKLIK ÜRETİM KAPASİTESİNİ ARTIRACAK
Ankara'nın stratejik ortak olarak plana dahil edilmesi bütün dengeleri değiştirecek bir potansiyel taşıyor.
Bu senaryo gerçekleşirse yerli markaların pazar payı genişleyecek ve küresel markalar Türkiye'deki üretim hacimlerini büyütecek.
Otomotiv yan sanayisi ihracat rekorları kırarken, ülkenin bölgesel üretim merkezi statüsü daha da sağlamlaşacak.
2026 yılı içinde alınacak kesin kararlar, sanayi sektörünün gelecekteki 10 yılını şekillendirecek.
Avrupa'da rekor kırıldı: Sessizce geldiler ve tüm piyasayı ele geçirdiler!
