Orta Doğu'yu topyekûn bir yıkımın eşiğine getiren krizde, beklenen diplomatik adım son saniyelerde geldi. ABD Başkanı Donald Trump'ın Hürmüz Boğazı'nın açılması için verdiği mühletin dolmasına kısa bir süre kala ilan edilen "iki haftalık ateşkesin" arka planında Pekin yönetiminin ağırlığını koyması yattığı ortaya çıktı.
The New York Times gazetesinin canlı aktardığı gelişmelere göre; Trump'ın sivil altyapıyı vurma ve "bütün bir medeniyeti ortadan kaldırma" tehditleri karşısında tırmanan kriz, kilit aktörlerin devreye girmesiyle geçici olarak donduruldu.
Trump'tan geri adım: ABD ve İran ateşkeste anlaştı
ÇİN DEVREYE GİRDİ, MÜCTEBA HAMANEY ONAYLADI
NYT'nin İranlı Uluslararası Muhabiri Farnaz Fassihi'nin üç İranlı yetkiliye dayandırdığı habere göre; İran, arabulucu Pakistan'ın sunduğu iki haftalık ateşkes teklifine ilk başta mesafeliydi. Ancak Tahran'ın kararı, en önemli küresel müttefiki olan Çin'in son dakika müdahalesiyle değişti.
Çin yönetimi, İran'dan "esneklik göstermesini ve tansiyonu düşürmesini" talep etti. Kritik altyapı tesislerinin vurulmasıyla ortaya çıkacak ekonomik yıkım endişelerinin de artmasıyla birlikte, ateşkes kararı İran'ın yeni Dini Lideri Ayetullah Mücteba Hamaney tarafından resmen onaylandı.
TRUMP'TAN GERİ ADIM VE 10 MADDELİK PLAN
Trump, Doğu Yakası saatiyle 20.00'de (Türkiye saatiyle 03.00) dolacak olan süreden hemen önce sosyal medya hesabından bir açıklama yaparak, Hürmüz Boğazı'nın "tam ve güvenli" bir şekilde açılması şartıyla saldırıları iki haftalığına askıya aldığını duyurdu.
Sadece haftalar önce İran'ın "koşulsuz teslim olmasını" isteyen Trump'ın bu geri adımı, İran'dan gelen 10 maddelik bir teklife bağlandı. Trump, bu 10 maddenin müzakere için "uygulanabilir bir temel" olduğunu belirterek, geçmişteki anlaşmazlıkların büyük ölçüde çözüldüğünü iddia etti.
Washington’da 'Trump' çatlağı: İran savaşı ABD siyasetini çıkmaza soktu; 25'inci Ek Madde gündemde
WASHİNGTON'DA "SAVAŞ SUÇU" TEPKİSİ
Diplomatik çözüm son saniyede gelse de, gün boyu yaşanan gerilim her iki ülkede de derin izler bıraktı.
Trump'ın köprüleri, elektrik santrallerini ve sivil altyapıyı vurma tehdidi üzerine binlerce İranlı elektrik santralleri ve kritik tesislerin etrafında canlı kalkan olmak için "insan zincirleri" oluşturdu.
ABD iç siyasetinde ise Trump'ın "medeniyeti yok etme" tehdidi deprem yarattı. Demokrat Parti yöneticileri ve Kongre üyeleri, sivil hedeflerin vurulmasının uluslararası hukuka göre açık bir "savaş suçu" ve "soykırım dili" olduğunu belirterek Trump'a sert tepki gösterdi. Birçok Demokrat isim, Başkan'ın zihinsel sağlığını sorgulayarak anayasanın 25. Ek Maddesi'nin işletilip Trump'ın görevden alınması (azledilmesi) çağrısında bulundu. Cumhuriyetçi Parti içinde de bazı isimler Başkan'ın üslubundan duydukları rahatsızlığı dile getirdi.
Çin'in araya girmesiyle elde edilen bu iki haftalık sürenin, kalıcı bir barışa mı yoksa sadece savaşın ertelenmesine mi yol açacağı dünya kamuoyu tarafından endişeyle takip ediliyor.
