ABD Başkanı Donald Trump, katıldığı bir televizyon programında dış politika gündemine, İran ile yürütülen süreçlere, ABD ordusunun mühimmat stoklarına, Çin ile rekabete ve İsrail lobisinin durumuna ilişkin dikkat çekici açıklamalarda bulundu.
Real America's Voice kanalında röportaj veren Başkan Donald Trump, İran yönetimiyle yürütülen süreçten ABD'nin mühimmat stoklarına, eski yönetimlerin savunma politikalarından rüzgar türbinleri ve iç siyasete kadar pek çok başlıkta değerlendirmelerini paylaştı.
"İRAN İLE YÜRÜTÜLEBİLECEK ÜÇ FARKLI YOLUMUZ VAR"
İranlı yetkilileri "zor müzakereciler" şeklinde nitelendiren Trump, kapalı kapılar ardında varılan bazı uzlaşıların İran tarafınca daha sonra kamuoyuna açık şekilde reddedildiğini ifade etti. Tahran yönetimine karşı izlenebilecek stratejilere değinen Trump, önlerinde üç farklı seçenek bulunduğunu belirtti. ABD Başkanı; mevcut yaklaşımı koruyarak müzakereler çerçevesinde İran üzerindeki baskıyı sürdürmek, saldırıları belirgin şekilde artırmak ya da ekonomik yaptırımları ve baskıyı daha da derinleştirmek seçeneklerinin masada olduğunu vurguladı.
İran ekonomisinin son derece zor bir dönemden geçtiğini savunan Trump, ülkede enflasyon oranının yüzde 300 seviyelerine ulaştığını ve yerel para biriminin ciddi oranda değer kaybettiğini öne sürdü. ABD'nin, İran'ın mali kaynakları üzerinde kontrol gücüne sahip olduğunu dile getiren Trump, uygulanan ekonomik baskıların zaten mevcut ABD politikasının temel parçalarından biri olduğunu aktardı.
Kendi başkanlığı dönemindeki hamlelere dikkat çeken Trump, "İran'ın nükleer silahlara sahip olmasını engelledim. Eğer yapmasaydım şu an nükleer silahları olacaktı ve siz de onlara 'Beyefendi' diye hitap etmek zorunda kalacaktınız" değerlendirmesinde bulundu.
MÜHİMMAT STOKLARI VE UKRAYNA YARDIMLARI
ABD'nin askeri mühimmat stoklarındaki mevcut duruma da temas eden Trump, savunma sanayisinde mühimmat üretiminin hızla devam ettiğini ve stok konusunda bir problem yaşanmadığını kaydetti. Stoklardaki erimenin kendi döneminden değil, eski Başkan Joe Biden yönetiminin izlediği politikalardan kaynaklandığını iddia eden Trump, "Asıl neden, Biden'ın Ukrayna'ya 300 milyar dolarlık destek sağlaması" ifadelerini kullandı.
Kendi yönetimi altında Ukrayna krizine yönelik daha farklı bir mekanizma işlettiklerini söyleyen Trump, ABD'nin doğrudan hibe etmek yerine Avrupa Birliği (AB) ülkelerine mühimmat ve savaş uçakları sattığını, AB üyelerinin ise satın aldıkları bu askeri teçhizatları Ukrayna'ya aktarabildiği bir modeli uyguladıklarını belirtti.
Kendi ilk başkanlık dönemi biterken ordu stoklarının tamamen dolu olduğunu, ancak Biden yönetiminin bu kaynakları tükenme noktasına getirdiğini ileri süren Trump, geçmiş yönetimleri eleştirerek "Obama da orduya hiç harcama yapmadı" iddiasında bulundu.
ÇİN REKABETİ, ENERJİ VE İSRAİL LOBİSİ
ABD'nin küresel askeri ve teknolojik rekabetteki konumuna ilişkin iddialı konuşan Trump, Çin'in oldukça önünde yer aldıklarını savunarak, "O kadar öndeyiz ki herkesten çok çok ilerideyiz" dedi.
Ülke içindeki enerji politikalarına değinen ve "çok pahalı ve kötü enerji üreten" şeklinde tanımladığı rüzgar türbinlerini kaldırttığını belirten Trump, "Rüzgar türbinlerini kim üretiyor biliyor musunuz? Çin. Kullanmıyorlar ama üretiyorlar" sözleriyle Çin'in üretim stratejisini eleştirdi.
Washington'daki lobicilik faaliyetlerine ve ABD siyasetindeki değişimlere de değinen Trump, yaklaşık 20-25 yıl önce Washington'daki en nüfuzlu grubun İsrail lobisi olduğunu hatırlattı. Mevcut tablonun değiştiğini savunan Trump, Senato Azınlık Lideri Chuck Schumer'ı hedef alarak, "(Senato Azınlık Lideri Chuck) Schumer gibi adamlara bakın. O adeta bir Filistinli haline geldi" yorumunu yaptı.
