İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, hakkında Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) tarafından çıkarılan tutuklama emrine rağmen bu yıl da Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu toplantılarına katılacak.
UCM, UCM Başsavcılığının başvurusu üzerine Netanyahu ile eski Savunma Bakanı Yoav Gallant hakkında 21 Kasım 2024'te tutuklama emri çıkarmıştı. Kararın gerekçesinde Gazze Şeridi'nde işlendiği belirtilen savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar yer almıştı.
Tutuklama emri, Roma Statüsü'ne taraf 120'den fazla ülke açısından bağlayıcı yükümlülük oluşturuyor.
BM Genel Merkezi'nin bulunduğu ABD ise UCM'ye taraf olmadığı gerekçesiyle mahkemenin kararının kendisi açısından bağlayıcı olmadığını savunuyor. Netanyahu bu nedenle New York'taki BM Genel Kurulu'na katılabilecek.
ABBAS'A VİZE VERİLMEDİ
Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas ise ABD yönetiminin vize vermemesi nedeniyle BM Genel Kurulu için New York'a gidemeyecek.
ABD, geçen yıl olduğu gibi bu yıl da Genel Kurul'a katılması planlanan Abbas ve beraberindeki heyete vize vermedi. Abbas'ın bu nedenle toplantıya video konferans yöntemiyle hitap etmesi bekleniyor.
1947 tarihli BM Merkez Anlaşması uyarınca üye ve gözlemci devletlerin temsilcilerinin New York'a girişine ev sahibi ülkenin müdahale etmemesi gerekiyor. Ancak ABD'nin Abbas ve Filistin heyetine iki yıldır vize vermemesi, bu yükümlülükler kapsamında tartışma konusu oluyor.
Filistin Kurtuluş Örgütü lideri Yasir Arafat döneminde de benzer bir uygulama yaşanmıştı. ABD, 1988 yılında BM Genel Kurulu'nda konuşmak isteyen Arafat'a vize vermemişti.
VİZE KARARI BATI ŞERİA'DAKİ ŞİDDETİN ARTTIĞI DÖNEMDE GELDİ
Abbas'ın New York'a gidememesine yol açan vize kararının, işgal altındaki Batı Şeria'da Filistinlilere yönelik şiddet olaylarının arttığı bir dönemde alındığı belirtiliyor.
Batı Şeria, 1967'den bu yana İsrail'in işgali altında bulunuyor. Bölgede Filistin topraklarına yönelik gaspların ve Filistinlilere yönelik saldırıların Ekim 2023'ten bu yana arttığı ifade ediliyor.
Bu çerçevede Netanyahu'nun UCM tarafından hakkında tutuklama emri çıkarılmış olmasına rağmen BM Genel Kurulu kürsüsünde yer alabilmesi, Abbas'ın ise ABD'nin vize kararı nedeniyle toplantıya New York'tan katılamaması karşılaştırılıyor.
NETANYAHU'NUN KONUŞMASI SIRASINDA PROTESTOLAR BEKLENİYOR
Geçen yıl düzenlenen BM Genel Kurulu toplantılarında Netanyahu'nun konuşması sırasında çok sayıda diplomat salonu terk etmişti. Bu nedenle Netanyahu'nun konuşması sırasında Genel Kurul salonunun önemli bölümünün boş kaldığı belirtilmişti.
Toplantıların dışında da İsrail'in Gazze'deki saldırılarına karşı çıkan eylemciler Times Meydanı'nda toplanarak Netanyahu ve İsrail'i protesto etmişti.
Bu yılki Genel Kurul toplantılarında da Netanyahu'nun konuşması sırasında bazı ülkelerin salonu terk ederek diplomatik boykot uygulaması ve New York'ta protesto gösterileri düzenlenmesi bekleniyor.
UCM KARARLARININ UYGULANMASI TARTIŞMASI
Netanyahu'nun ABD'ye seyahat edebilmesi ve BM Genel Kurulu'na katılacak olması, UCM'nin tutuklama kararlarının farklı ülkelerde nasıl uygulandığına ilişkin tartışmaları da gündeme getiriyor.
Ukrayna savaşı kapsamında Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin hakkında çıkarılan UCM kararının ardından ABD ve bazı Batılı ülkelerin mahkemenin kararını destekleyen mekanizmalar işletmesine karşın, Netanyahu hakkındaki karara aynı yaklaşımın gösterilmediği yönünde eleştiriler bulunuyor.
Uluslararası Af Örgütü ve İnsan Hakları İzleme Örgütü gibi sivil toplum kuruluşları da daha önce UCM tarafından hakkında tutuklama emri bulunan Netanyahu'nun yakalanması yönünde çağrılar yaptı.
Netanyahu, UCM kararına rağmen Roma Statüsü'ne taraf Fransa, İtalya ve Yunanistan'ın hava sahalarını kullanarak seyahatlerini sürdürdü. Bu ülkelerin UCM ile işbirliği yükümlülüklerini yerine getirmediği belirtiliyor.
Nisan 2025'teki Macaristan ziyareti ise dönemin Başbakanı Viktor Orban hükümetinin Netanyahu'ya yönelik özel "yakalanmama garantisi" vermesiyle gerçekleşmişti.
TÜRKİYE DE NETANYAHU HAKKINDA KIRMIZI BÜLTEN SÜRECİNİ GÜNDEME GETİRDİ
UCM'nin yürüttüğü sürecin yanı sıra Türkiye de Gazze'deki suçların faillerine yönelik uluslararası mekanizmaların işletilmesi kapsamında Netanyahu ve beraberindeki yetkililer hakkında kırmızı bülten çıkarılması yönünde adımlar attı.
Kırmızı bülten uygulaması, Interpol üyesi 196 ülkede potansiyel yakalama riski oluşturması nedeniyle Netanyahu'nun seyahat edebileceği ülkeler açısından da gündeme geliyor.
NETANYAHU'NUN UÇAĞI NEWARK HAVALİMANI'NA İNECEK
Öte yandan Netanyahu'nun BM Genel Kurulu için gerçekleştireceği ABD ziyaretinde uçağının New York'taki havalimanları yerine New Jersey'deki Newark Havalimanı'na ineceği bildirilmişti.
New York Belediye Başkanı Zohran Mamdani, Netanyahu'nun BM Genel Kurulu toplantıları için New York'a gelmesi halinde UCM'nin tutuklama kararının uygulanıp uygulanmayacağına ilişkin, "New York şehir yasalarının bize tanıdığı yetkiler çerçevesinde hareket edeceğiz ancak bu amaçla kendi yasalarımızı yazmayacağız." ifadesini kullanmıştı.
Mamdani ayrıca Netanyahu hakkında, "Netanyahu'nun yerinin Lahey olduğunu düşünüyorum. O, UCM tarafından suçlanmış bir savaş suçlusu." değerlendirmesinde bulunmuştu.
Netanyahu'nun uçağının Newark Havalimanı'na inmesinin, New York yönetiminin bu açıklamalarının ardından gündeme gelmesi nedeniyle konu ayrıca tartışılırken, Netanyahu'nun BM Genel Kurulu'na katılımı konusunda ABD'nin UCM'ye taraf olmaması belirleyici hukuki gerekçe olarak gösteriliyor.

