ABD'li yetkililer, WSJ'ye yaptıkları açıklamalarda Ratcliffe’in Moskova ziyaretinin, ABD istihbaratının Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in önümüzdeki birkaç yıl içinde NATO’nun kararlılığını sınamak amacıyla bir müttefik ülkeye saldırabileceğine ilişkin değerlendirmelerinin ardından gerçekleştiğini belirtti.
Yetkililere göre Washington, Ukrayna’daki savaşın Rusya açısından yarattığı baskının yanı sıra Putin’in iç kamuoyundaki durumunu da yakından takip ediyor.
BALTIK ÜLKELERİNE YÖNELİK OLASI MÜDAHALE İDDİASI
ABD’li yetkililer, Putin’in olası bir girişimde özellikle Baltık ülkelerinden birini hedef alabileceği endişesini dile getirdi.
Söz konusu müdahalenin kapsamının siber saldırılardan küçük çaplı kara birlikleriyle sınır ihlaline kadar farklı biçimlerde gerçekleşebileceği öne sürüldü.
Yetkililer ayrıca, İran Savaşı nedeniyle Batılı ülkelerin savunma harcamalarında artış yaşanmasının ve mühimmat stoklarında ortaya çıkan eksikliklerin Rusya’nın olası bir saldırı hesabında etkili olabileceğini savundu.
Bu değerlendirmeler çerçevesinde Ratcliffe’in Moskova’ya gerçekleştirdiği sürpriz ziyaretin, Rus tarafına NATO ülkelerine yönelik herhangi bir saldırıdan kaçınması konusunda uyarı iletmek amacı taşıdığı iddia edildi.
KREMLİN: RATCLİFFE RUS İSTİHBARAT YETKİLİLERİYLE GÖRÜŞTÜ
Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, dün Moskova’da gazetecilere yaptığı açıklamada Ratcliffe’in Rusya’da istihbarat yetkilileriyle görüşmeler gerçekleştirdiğini açıklamıştı.
Peskov, Ratcliffe’in Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile görüşmediğini, ancak Putin’in yapılan görüşmeler hakkında bilgilendirildiğini belirtmişti.
TRUMP ZİYARET İÇİN “YARI RUTİN” DEMİŞTİ
ABD Başkanı Donald Trump ise Ratcliffe’in Moskova ziyaretine ilişkin farklı bir değerlendirme yapmıştı.
Trump, ziyareti "yarı rutin" olarak nitelendirirken, bunun NATO veya İngiltere'ye yönelik olası "Rus askeri tehditleriyle" bağlantılı olduğu yönündeki iddiaları reddetmişti.
Böylece Ratcliffe’in Moskova temaslarının amacı konusunda ABD yönetimi ile WSJ’ye konuşan ABD’li yetkililerin değerlendirmeleri arasında farklılık olduğu görüldü.
