Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın 22 Nisan 2026 tarihli Para Politikası Kurulu toplantısında politika faizini yüzde 37 seviyesinde sabit tutma kararı, ekonomistlerin değerlendirmeleriyle birlikte farklı yönleriyle tartışılıyor. Kurul, bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını değiştirmezken, gecelik vadede borç verme faizini yüzde 40, borçlanma faizini ise yüzde 35,5 seviyesinde sabit tuttu.
Son dakika! Merkez Bankası faiz kararını açıkladı
"UYGULAMADA FAİZ YÜZDE 40 OLARAK DEVAM EDİYOR"
Kararın ardından ekonomistlerin ilk değerlendirmeleri, özellikle “politika faizi” ile “fiili faiz” arasındaki fark üzerine yoğunlaştı. Dr. Mahfi Eğilmez, Merkez Bankası’nın politika faizini sabit tutmasına rağmen uygulamada daha yüksek bir faiz seviyesinin sürdüğüne dikkat çekerek, “TCMB faizi değiştirmedi. Politika faizi yüzde 37’de kaldı ama uygulamada faiz yüzde 40 olarak devam ediyor. Faiz illüzyonuna devam.” ifadelerini kullandı.
TCMB faizi değiştirmedi. Politika faizi % 37'de kaldı ama uygulamada faiz % 40 olarak devam ediyor. Faiz illüzyonuna devam.
— Mahfi Eğilmez (@mahfiegilmez) April 22, 2026
"PEKİ TUTMAYACAK HEDEF İÇİN HERHANGİ BİR MESAJ NEDEN YOK?"
Ekonomist Uğur Gürses ise karar metninde yer alan jeopolitik vurguya dikkat çekti. Gürses, Merkez Bankası’nın faiz değişikliğine gitmemesini, dış gelişmelerin etkilerini izleme tercihiyle ilişkilendirerek, “Merkez Bankası faize dokunmadan Körfez’deki savaşın ‘ikincil etkilerini bekleyeceğim’ demiş. Peki tutmayacak hedef için herhangi bir mesaj neden yok?” değerlendirmesinde bulundu.
Merkez Bankası faize dokunmadan Körfez'deki savaşın 'İkincil etkilerini bekleyeceğim' demiş. Peki tutmayacak hedef için herhangi bir mesaj neden yok? pic.twitter.com/r7IuqTzVeF
— Uğur Gürses ???? (@ugurses) April 22, 2026
Finansal piyasalar uzmanı İris Cibre de kararın uygulama tarafına işaret eden bir çerçeve çizdi. Cibre, değerlendirmesinde “Metinde kısaca; faizi artırmıyorum, çünkü ekonomi soğuyor ve maliyet kaynaklı fiyat artışları taleple karşılaşmayacak ve tersine dezenflasyonist olması bekleniyor olabilir. Ama, ihtiyatlı olarak kalacağım ve repo ihalesi şimdilik açmayarak fiili faizi 40%’ta tutmaya devam edeceğim denmiş” ifadelerine yer verdi. Bu yorum, karar metninde öne çıkan “iktisadi faaliyette yavaşlama” ve “maliyet yönlü baskılar” vurgusunu özetler nitelikte oldu.
Metinde kısaca; faizi artırmıyorum, çünkü ekonomi soğuyor ve maliyet kaynaklı fiyat artışları taleple karşılaşmayacak ve tersine dezenflasyonist olması bekleniyor olabilir.
— İris Cibre ???? (@iriscibre) April 22, 2026
Ama, ihtiyatlı olarak kalacağım ve repo ihalesi şimdilik açmayarak fiili faizi 40%'ta tutmaya devam… https://t.co/vzZ3ioZcRN
Ekonomist Burcu Aydın ise karar metnindeki çift yönlü etki vurgusuna dikkat çekti. Aydın, “Merkez Bankası faiz kararında; jeopolitik gerilimlerin enflasyon üzerindeki çift yönlü etkisine vurgu yaptı.” değerlendirmesinde bulundu:
"Ancak bu etkiler, Merkez Bankasının 2026 yıl sonu için öngördüğü %19 hedefinden ziyade, piyasada beklenen %25 civarındaki hedefi etkileyecektir."
Merkez Bankası faiz kararında; jeopolitik gerilimlerin enflasyon üzerindeki çift yönlü etkisine vurgu yaptı.
— Burcu Aydın (@aydin_brcu) April 22, 2026
⬆️ Enerji fiyatlarının maliyet kaynaklı enflasyonist etkisi
⬇️ İktisadi faaliyette yavaşlama kaynaklı dezenflasyonist etki
Ancak bu etkiler, Merkez Bankasının 2026 yıl…
