Enflasyon verilerine güven araştırması: TÜİK'e güven 2018 öncesine dönemiyor

Enflasyon verilerine güven araştırması: TÜİK'e güven 2018 öncesine dönemiyor

Ekonomistler Hakan Kara ve Doruk Okuyan’ın resmî enflasyon verilerine yönelik güven algısını haber metinleri üzerinden ölçtüğü çalışma, bozulmanın 2018’den sonra başladığını ve 2021 sonrasında hızlandığını ortaya koydu. Araştırmaya göre 2023 seçimlerinin ardından kısmi bir iyileşme yaşansa da Temmuz 2026 itibarıyla güven algısı 2018 öncesindeki seviyelerine dönemedi.

Bilkent Üniversitesi İktisat Bölümünden Prof. Dr. Hakan Kara ile London School of Economics’ten Doruk Okuyan, Türkiye’de resmî enflasyon istatistiklerine yönelik güveni niceliksel olarak inceleyen kapsamlı bir çalışma yayımladı.

“Türkiye’de Enflasyon Verilerine Olan Güven: Niceliksel Bir Değerlendirme” başlığını taşıyan TEPAV çalışma notunda, basında yayımlanan haberler sözlük temelli metin analizi yöntemiyle incelenerek bir “algı/güvensizlik endeksi” oluşturuldu.

Çalışma, TÜİK’in açıkladığı enflasyonun doğruluğunu doğrudan ölçmek yerine resmî verilere yönelik güven tartışmasının medyadaki yoğunluğunu ve zaman içindeki değişimini ortaya koyuyor.

GÜVENSİZLİK ENDEKSİ 2023’TE ZİRVEYE ÇIKTI

Araştırmanın sonuçlarına göre resmî enflasyon verilerine yönelik güven algısında bozulma 2016 sonrasında başladı, 2018’in sonlarından itibaren hızlandı.

İkinci büyük bozulma dalgası ise 2021’in sonunda enflasyonda yaşanan ani yükselişin ardından ortaya çıktı. Güvensizlik endeksi 2022’nin başından 2023 genel seçimlerine kadar yükselmeye devam etti.

Endeks, 2023’ün ortalarında 2018 öncesindeki seviyesinin yaklaşık üç katına çıkarak çalışma döneminin zirvesine ulaştı.

Araştırmacılar, endeksteki kırılmaların yalnızca enflasyonun yükseldiği dönemlerle değil, TÜİK ve ekonomi yönetimindeki görev değişiklikleri ile fiyat verilerinin yayımlanmasına ilişkin kararlarla da büyük ölçüde örtüştüğünü belirtti.

2023 SONRASINDAKİ İYİLEŞME YETERLİ OLMADI

Mayıs 2023 seçimlerinin ardından ekonomi yönetiminin değişmesiyle birlikte resmî enflasyon verilerine yönelik algıda kısmi bir iyileşme yaşandı.

Bu dönemde TÜİK enflasyonu ile İstanbul Ticaret Odası ve KKTC İstatistik Kurumu tarafından açıklanan enflasyon göstergeleri arasındaki fark da azaldı. Buna rağmen güven endeksi 2018 öncesindeki seviyesine dönemedi.

Çalışmada, Haziran 2024 ile Temmuz 2026 arasındaki seyir özellikle dikkat çekici bulundu. Bu dönemde yıllık enflasyon yüzde 71,6’dan yüzde 31,8’e gerilerken güvensizlik endeksi düşmek yerine kısmen yükselerek 0,96 seviyesine çıktı.

Araştırmacılar bu tablonun, enflasyon ölçümüne yönelik algıdaki bozulmanın yalnızca yüksek enflasyondan kaynaklanan geçici bir durum olmayabileceğine işaret ettiğini kaydetti.

363 BİN HABER METNİ TARANDI

Çalışmada GDELT 2.0 ve Media Cloud veri tabanları ile Reuters Institute tarafından hazırlanan Digital News Report raporlarından yararlanıldı.

Toplam 33 haber sitesine ait yaklaşık 385 bin haber bağlantısı toplandı ve bunların 363 bininin metni çekildi. İçerisinde “TÜİK” veya “Türkiye İstatistik Kurumu” ile “enflasyon” ifadelerinin birlikte geçtiği yaklaşık 36 bin haber, genel endeksin oluşturulmasında kullanıldı.

“Gerçek enflasyon”, “hissedilen enflasyon”, “resmî veri”, “hesaplama yöntemi”, “düşük gösterme”, “şaibe”, “güven kaybı”, “gerçeği yansıtmama”, “makasın açılması” ve benzeri ifadelerin haberlerdeki kullanım sıklığı hesaplandı.

Aylık dalgalanmaları azaltmak için 12 aylık hareketli dönemler kullanıldı. Endeks, güvensizlikle ilişkilendirilen ifadelerin her bin kelimede görülme sıklığını gösterdi.

tuik.jpg

TÜİK, İTO VE KKTC VERİLERİNDEKİ FARK

Araştırmada TÜİK’in tüketici fiyat endeksi, İstanbul Ticaret Odasının Ücretliler Geçinme Endeksi ve KKTC İstatistik Kurumunun tüketici fiyat endeksiyle de karşılaştırıldı.

Ocak 2018’den Temmuz 2026’ya kadar TÜİK TÜFE endeksindeki birikimli artış yüzde 1173 olarak hesaplandı. Aynı dönemde İTO endeksi yüzde 1714, KKTC tüketici fiyat endeksi ise yüzde 2146 arttı.

Çalışmada, bu üç endeksin yöntem, içerik, örneklem ve tüketim sepetlerinin birbirinden farklı olduğuna dikkat çekildi. Bu nedenle dönemsel farklılaşmaların doğal olduğu, asıl üzerinde durulması gereken unsurun yıllar boyunca devam eden sistematik ayrışma olduğu belirtildi.

Araştırmaya göre üç gösterge 2021’e kadar genel olarak birlikte hareket ederken TÜİK enflasyonu 2021 sonrasında beş yıl boyunca diğer iki göstergenin altında kaldı.

EN ÇARPICI AYRIŞMA GİYİMDE

Çalışmada en dikkat çekici farklılaşmalardan birinin giyim ve ayakkabı fiyatlarında yaşandığı tespit edildi.

2022’nin başından 2026’nın ortasına kadar TÜİK’in giyim ve ayakkabı fiyat endeksi yaklaşık yüzde 157 yükseldi. Aynı dönemde giyim fiyatlarındaki artış İTO verilerinde yüzde 764, KKTC verilerinde ise yüzde 798 oldu.

TÜİK’in yine kendisi tarafından üretilen perakende giyim satış deflatöründeki artış ise yüzde 521 olarak hesaplandı.

Araştırmacılar, aynı kurumun giyim fiyatlarını ölçen iki farklı göstergesinin birbirinden kopmasının ve aradaki farkın uzun süre devam etmesinin açıklama gerektirdiğini ifade etti.

MUHALİF MEDYADA GÜVENSİZLİK 3,6 KAT DAHA YÜKSEK

Çalışmada siyasi kutuplaşmanın etkisini belirlemek amacıyla haber siteleri “muhalif” ve “muhalif olmayan” şeklinde iki gruba ayrıldı.

KARAR, BirGün, Cumhuriyet, Sözcü, T24, Gazete Duvar, Dünya, Evrensel, Korkusuz ve Yeniçağ muhalif grupta; CNN Türk, Habertürk, Hürriyet, Milliyet, Sabah, TRT Haber, Akşam, Yeni Akit, Yeni Şafak ve Posta ise muhalif olmayan grupta değerlendirildi.

Sınıflandırmanın medya sahipliği ile sosyal medya kullanıcılarının haber paylaşım davranışlarını inceleyen iki akademik çalışmaya dayandırıldığı belirtildi.

Araştırmanın kapsadığı dönemin ortalamasında, muhalif haber sitelerinin ima ettiği güvensizlik seviyesinin muhalif olmayan sitelerin 3,6 katı olduğu hesaplandı.

Muhalif olmayan yayınlarda güven algısının 2023 sonrasında belirgin biçimde iyileştiği ancak 2018 öncesine tam olarak dönemediği; muhalif yayınlarda ise güvensizlik seviyesinin 2026’daki sınırlı gerilemeye rağmen tarihsel olarak yüksek kaldığı görüldü.

TÜİK’E ŞEFFAFLIK VE ÖZERKLİK ÖNERİSİ

Kara ve Okuyan, TÜİK’in birçok alanda uluslararası standartlarda ve kaliteli veriler sunduğunu, ayrıca 2023 sonrasında resmî enflasyon ile diğer göstergeler arasındaki farkın önemli ölçüde gerilediğini vurguladı.

Buna rağmen TÜFE gibi temel bir istatistiğe ilişkin kamuoyu algısındaki düzelmenin sınırlı kalmasının, TÜİK tarafından yayımlanan diğer resmî verilerin itibarını da etkileyebileceği belirtildi.

Çalışmada güvenin güçlendirilmesi için TÜİK’in özerk yapısının ve şeffaflığının artırılması, akademiyle iş birliğinin geliştirilmesi, ayrıntılı fiyat verileri ile kalite düzeltmesine ilişkin bilgilerin geçmişe dönük olarak erişime açılması önerildi.

Araştırmacılar, resmî enflasyona güvenin yeterince güçlü olmamasının beklentilerin yönetilmesini zorlaştırabileceğine, Merkez Bankasının daha sıkı para politikası uygulamasına neden olarak enflasyonla mücadelenin toplumsal maliyetini artırabileceğine dikkat çekti.

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN