Restoran ve kafelerden marketlere, butik işletmelerden turizm ve emlak sektörüne kadar çok sayıda işletme müşteriye ulaşmak için online platformları kullanıyor. Ancak işletmeler, platformlarda yer almanın maliyetinin yalnızca komisyonla sınırlı olmadığını belirtiyor.
İstanbul'da tantuni satışı yapan bir işletmeci, bazı platformlarda komisyon oranlarının yüzde 38'e kadar çıktığını belirterek, bunun doğrudan satış fiyatlarına yansıdığını söyledi.
İşletmeci, 200 liralık bir ürünün platform üzerinden satılması halinde aynı kârı koruyabilmek için fiyatın 276 liraya çıkarılması gerektiğini ifade ederek, “Fiyatı artırmadığımızda ise 200 liralık ürün satışından bize 124 lira kalıyor. Masraflarımızı çıkardığımızda zararına satmış oluyoruz” dedi.
KAMPANYALAR DA EK MALİYET OLUŞTURUYOR
Esnafın şikâyet ettiği bir diğer konu ise platformların sunduğu reklam ve indirim kampanyaları. İşletmeciler, satışları artıran kampanyalara katıldıklarında platforma ödedikleri toplam tutarın da yükseldiğini belirtiyor.
Bir işletmeci, bazı kampanyalarda ürünlerin yüzde 60'a varan indirimlerle müşteriye sunulduğunu belirterek, bu indirimlerin maliyetinin önemli bölümünün işletmelere yansıdığını söyledi.
“Joker uygulamaları, reklam kampanyaları var. ‘Senin reklamını yaparım, satış fiyatının yüzde 60 indirimli olarak müşteriye veririm’ deniyor. Kampanyaya katıldığınızda satışlar artıyor ancak kesintiler de daha da yükseliyor” diyen esnaf, bu sistemin küçük işletmeler açısından sürdürülebilir olmadığını dile getirdi.
SİPARİŞLERİN BÜYÜK BÖLÜMÜ PLATFORMLARDAN GELİYOR
Bazı işletmelerde online siparişlerin toplam satışlar içindeki payının yüzde 70-80'e ulaştığı belirtiliyor. Bu durum, müşteriye ulaşmak isteyen işletmelerin platformlardan ayrılmasını zorlaştırıyor.
İstanbul Bahçelievler'de 12 yıldır restoran işleten Mehmet Akdağ da kendi müşteri ağı bulunmayan işletmelerin platformlara mecbur kaldığını söyledi.
Akdağ, “Müşteri artık telefonundan sipariş vermiyor. Platformda olmazsak sipariş alamıyoruz. Ama sipariş geldikçe de farklı kalemlerden kesinti yapılıyor. Satış var, kazanç yok” ifadelerini kullandı.
Platformlardan ayrılmaları halinde siparişlerin ciddi biçimde azalacağını belirten Akdağ, işletmelerin uygulanan koşullara itiraz etmekte zorlandığını savundu.
YEMEK ÇEKLERİ DE AYRI BİR KESİNTİ KALEMİ
İşletmelerin maliyet yükünü artıran unsurlardan biri de platform üzerinden verilen siparişlerde yemek çekiyle yapılan ödemeler. Esnaf, bu yöntemde de yaklaşık yüzde 6 oranında komisyon ödediklerini belirtiyor.
Bir işletmeci, “Tüketiciler pahalılıktan şikâyet ediyor. Biz de onlara bağımlı hale geldik. Bir de hem platform üzerinden sipariş verip hem de yemek çekleriyle ödeme yapılması konusu var. Ona da yüzde 6 komisyon ödeyince iyice zor duruma düşüyoruz” dedi.
SORUN FARKLI SEKTÖRLERE DE YAYILIYOR
Platform kesintilerinden yalnızca yeme-içme işletmeleri değil; giyim, kozmetik, elektronik, çiçek ve market ürünleri satan küçük işletmeler de şikâyetçi.
İşletmeler, reklam ve lojistik gibi hizmetlerin yanı sıra kampanya maliyetlerinin de satışlardan elde edilen geliri azalttığını belirtiyor. Küçük esnafın kendi reklam gücünün sınırlı olması ise platformlara olan bağımlılığı artırıyor.
Esnaf, artan kesintileri karşılamak için fiyat yükselttiğinde bu kez maliyetin tüketiciye yansıdığını ifade ediyor.
KOMİSYONLARA SINIR ÇAĞRISI
Tüketici dernekleri ise platformların uyguladığı komisyon ve hizmet bedellerinin daha şeffaf hale getirilmesi gerektiğini savunuyor.
Dernek temsilcileri, komisyon, kurye, reklam ve kampanya gibi kalemlerin işletmelere ayrı ayrı gösterilmesini ve güçlü piyasa konumuna sahip platformların uyguladığı ücretlerin makul seviyelerde tutulmasını istiyor. Komisyon oranlarına sınır getirilmesinin de hem işletmeler hem tüketiciler açısından fiyat baskısını azaltabileceği belirtiliyor.
