Sermaye piyasalarında eylül ayında başlayan fon skandalının ardından Türkiye Sigorta'nın finansal tablolarında dikkat çekici bir gelişme yaşandı. Borsa İstanbul'da TURSG koduyla işlem gören Türkiye Sigorta, 4 Kasım gecesi Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) gönderdiği 2026 yılı üçüncü çeyrek bilançosunda 5 milyar 420 milyon 792 bin lira net zarar açıkladı.
Geçen yılın aynı çeyreğinde 5 milyar 20 milyon lira net kar elde eden şirketin finansal performansında böylece yaklaşık 10,4 milyar liralık olumsuz değişim yaşandı. Şirket, üçüncü çeyrekteki zarara rağmen 2026 yılının ilk dokuz ayını 8 milyar 75 milyon lira net karla tamamladı.
Açıklanan bilanço, Türkiye Sigorta'nın finansal yatırımlarından kaynaklanan milyarlarca liralık tahsilat sorununu da ortaya koydu.

8 MİLYAR 963 MİLYON LİRALIK DEVLET TAHVİLİ GERİ ALINAMADI
Finansal tabloların 59. sayfasında yer alan 12 numaralı dipnotta, şirketin aracı kurumlardan tahsil edemediği alacaklarına ilişkin ayrıntılar paylaşıldı. Buna göre 30 Eylül 2026 itibarıyla Türkiye Sigorta'nın aracı kurumlardan şüpheli alacakları 8 milyar 963 milyon 261 bin 741 liraya ulaştı. 2025 yılının sonunda aynı kalemde herhangi bir alacak bulunmuyordu.
Finansal tablo dipnotunda, şirketin bir aracı kurumda emanet olarak bulunan finansal varlıklarının işlem vadesinde iade edilmediği açıklandı.
Söz konusu varlıklar, şirketin finansal yatırımları arasından çıkarılarak şüpheli alacak olarak kaydedildi.
Tahsilatın gerçekleşip gerçekleşmeyeceğine ilişkin belirsizlik nedeniyle 8,96 milyar liralık alacağın tamamı için karşılık ayrıldı.
Böylece tutarın tamamı, 2026 yılının dokuz aylık dönemine gider olarak yansıtıldı.
ŞİRKET HUKUKİ SÜREÇ BAŞLATTI
Türkiye Sigorta'nın finansal tablo dipnotunda, geri alınamayan varlıklara ilişkin hukuki sürecin sürdüğü belirtildi. Şirket, alacağın tahsili amacıyla hukuki girişimlerde bulunulduğunu ve düzenleyici kurumlara başvurular yapıldığını bildirdi.
Bu açıklama, 8,96 milyar liralık tutarın finansal tablolarda tamamen karşılık ayrılarak muhasebeleştirildiğini, ancak tahsilat sürecinin henüz sonuçlanmadığını gösterdi.
Alacağın tamamına karşılık ayrılması, paranın kesin olarak ve geri dönülmez biçimde kaybedildiği anlamına gelmiyor. Ancak şirket, mevcut belirsizlik nedeniyle tahsil edememe riskinin tamamını bilançosuna yansıtmış durumda.
TERA'YA VERİLEN TAHVİLLER İDDİASI GÜNDEME GELMİŞTİ
Türkiye Sigorta'nın devlet tahvillerine ilişkin işlemleri, fon soruşturması kapsamında daha önce de gündeme gelmişti. Gazeteci İsmail Saymaz, fon soruşturması kapsamında tutuklanan eski Türkiye Sigorta Genel Müdürü Taha Çakmak'ın savcılık ifadesine dayanarak, şirketin elindeki devlet tahvillerinin Tera'ya verildiğini yazmıştı.
Saymaz'ın aktardığı ifadeye göre Çakmak, Tera'nın diğer kurumlara kıyasla daha yüksek komisyon teklif etmesi nedeniyle tercih edildiğini belirtmişti.
Çakmak, söz konusu menkul kıymetlerin 28 Eylül'de vadesinin dolduğunu, vade öncesinde Takasbank üzerinden iade talebinde bulunulduğunu ancak varlıkların geri verilmediğini anlatmıştı.
Çakmak'ın ifadesinde, menkul kıymetlerin satılmaması gerektiğine ilişkin sözleşme hükümlerinin bulunduğu da ileri sürülmüştü.
Türkiye Sigorta'nın yayımladığı finansal tablolar, 8,96 milyar liralık varlığın iade edilmediğini doğrularken, ilgili dipnotta aracı kurumun adı belirtilmedi.
TOPLAM 16,3 MİLYAR LİRALIK KARŞILIK AYRILDI
Türkiye Sigorta, 30 Ekim'de yaptığı KAP açıklamasında finansal yatırımlarıyla ilgili riskleri üç ayrı başlıkta duyurmuştu.
Şirketin açıkladığı risk tutarları şöyleydi:
8 milyar 963 milyon TL: Ödünç menkul kıymet işlemlerinde vadesinde geri alınamayan devlet iç borçlanma senetleri.
3 milyar 983 milyon TL: Vadesi geldiği halde ödeme yükümlülüğü yerine getirilmeyen özel sektör tahvilleri, varlığa dayalı menkul kıymetler ve katılım hesapları.
2 milyar 685 milyon TL: Henüz temerrüt gerçekleşmemesine rağmen ihraççıların bağlı bulunduğu şirketler topluluğuna ilişkin riskler nedeniyle karşılık ayrılan yatırımlar.
Bu üç kalemin toplamı 15 milyar 631 milyon liraya ulaştı.
Önceki dönemlerde temerrüde düşen varlıklar için ayrılmış yaklaşık 708 milyon liralık karşılık da eklendiğinde toplam tutar 16 milyar 339 milyon lirayı buldu.
Şirket, yeni ayrılan karşılıkların vergi öncesi gider etkisini 15,63 milyar lira, vergi sonrası net etkisini ise 10,94 milyar lira olarak açıklamıştı.
TASFİYE EDİLEN 131 FONDA PAYI BULUNMADIĞINI AÇIKLAMIŞTI
Türkiye Sigorta, fon skandalına ilişkin daha önce yaptığı açıklamalarda, Sermaye Piyasası Kurulunun tasfiye kararı aldığı 131 yatırım fonunda doğrudan yatırımı bulunmadığını bildirmişti. Şirket, 30 Ekim tarihli KAP açıklamasında da bu bilgisini yineledi.
Karşılık ayrılan varlıkların yatırım fonu paylarından kaynaklanmadığını, kendi portföyündeki borçlanma araçları ve ödünç menkul kıymet işlemleriyle ilgili olduğunu belirtti.
Dolayısıyla şirketin açıkladığı bilanço zararı, tasfiye edilen fonlarda doğrudan yatırım yaptığı anlamına gelmiyor.
Bununla birlikte şirketin aracı kurumlar üzerinden gerçekleştirdiği işlemlerde milyarlarca liralık varlığını vadesinde geri alamaması, fon soruşturmasında gündeme gelen finansal ilişkilerle ilgili tartışmaları yeniden öne çıkardı.
KAR BEKLENİRKEN MİLYARLARCA LİRALIK ZARAR GELDİ
Türkiye Sigorta'nın üçüncü çeyrek bilançosu, piyasa beklentilerinden de önemli ölçüde ayrıştı. 10 aracı kurumun katılımıyla gerçekleştirilen ankette şirketin net karına ilişkin ortalama beklenti yaklaşık 6,55 milyar lira seviyesindeydi. Ancak şirket, üçüncü çeyreği 5,42 milyar lira net zararla tamamladı. Böylece beklenti ile gerçekleşen finansal sonuç arasındaki fark yaklaşık 11,97 milyar liraya ulaştı.
Şirketin ilk dokuz aylık dönemde kar açıklamaya devam etmesine rağmen üçüncü çeyrekte zarara geçmesi, finansal yatırımlar için ayrılan karşılıkların bilanço üzerindeki etkisini gösterdi.
