Kural var, uyan yok: Yaya geçidinden geçerken ezilme korkusu yaşıyoruz

Kural var, uyan yok: Yaya geçidinden geçerken ezilme korkusu yaşıyoruz

Trafik kurallarına rağmen vatandaşlar karşıya geçerken ezilme korkusuyla koşarken, duran sürücüler korna protestosuna maruz kalıyor. Kural koyup kenara çekilmenin sorunları çözmediğini, asfalta sadece boya sürmenin can güvenliği sağlamadığını vurgulayan şehir plancıları, yaya güvenliğinin vicdanlara değil kentsel tasarım önlemlerine bağlı olduğunu dile getirdi.

Türkiye'de Karayolları Trafik Kanunu 74. Madde gereğince sürücülere yaya geçitlerinde mutlak durma zorunluluğu getiren kural, yurt genelinde hatalı cadde geometrileri yüzünden her gün ölümcül bir tuzağa dönüşüyor.

'Kent Kurgusu' platformunda bir araya gelen şehir plancılarının hazırladığı 'Kentsel Tasarım Trafik Sakinleştirme Rehberi ve Yaya Geçidi Analizi' başlıklı yaya hakkı çalışması, yollarda tabelası bulunmasına rağmen yaya önceliğinin fiilen neden işlemediğini teknik verilerle ortaya koydu.

yaya-gecidinde-araclar-durmak-zorunda-mi-1.jpg

ASFALTA BOYA SÜRMEK, KAZALARI ÖNLEMİYOR

Caddelerde karşıdan karşıya geçmek isteyen vatandaşlar, yola adım attıkları anda üzerlerine hızlanan araçlar nedeniyle ezilme korkusu yaşıyor.

Trafikte yayaya yol verilmesinin olağan bir kural yerine istisna haline geldiği Türkiye sokaklarında, yayalar ezilmeme minnettarlığıyla karşıya geçerken mahcupça depar atmak zorunda kalıyor.

Bir yaya geçidinde durarak yayaya saygı gösteren sürücüler ise arkadaki araçların korna terörüne ve "Neden duruyorsun?!" şeklindeki hakaretlerine maruz kalıyor.

Sahada yaşanan bu çarpık tabloyu değerlendiren şehir plancıları, ortaya çıkan acı manzarayı şu kritik sosyolojik tespitle özetliyor:

"Hakkını kullanırken teşekkür etmek zorunda kalan tek toplum olabiliriz."

yaya-gecidinde-araclar-durmak-zorunda-mi-2.jpg

HAKKINI ARARKEN EZİLMEME MİNNETTARLIĞIYLA KOŞAN YAYALAR

Trafik düzenini sadece asfalta şerit çekmekten ibaret gören bürokratik anlayış, yaya güvenliğini tamamen sürücülerin vicdanına terk ediyor.

Otoyol standardında tasarlanan geniş cadde koridorları, araç sürücülerine doğrudan hız yapma sinyali veriyor.

Geniş ve kontrolsüz sokaklarda asfalta boyanan kırmızı şeritler ya da konulan yaya tabelaları, sürücü psikolojisini yavaşlatmaya yetmiyor.

Yol geometrisi otoyol gibi tasarlanmış bir caddeye sadece boya çekilerek kondurulan yaya geçitleri, vatandaşlar için açık bir ölüm tuzağı oluşturuyor.

Bürokratik alışkanlıkların yayaları korumadığını vurgulayan şehir plancıları, tasarım ilkelerine yönelik şu temel kuralı hatırlatıyor:

"Yayanın can güvenliği sürücünün merhametine bırakılamaz."

yaya-gecidinde-araclar-durmak-zorunda-mi-3.jpg

ÇOK ŞERİTLİ CADDELERDEKİ ÖLÜMCÜL ÇİFTE TEHDİT SENDROMU

Çok şeritli kontrolsüz caddelerde yaşanan kazalar, kent tasarımında 'çifte tehdit' (double-threat) sendromu olarak adlandırılan ölümcül bir kör nokta tehlikesini meydana getiriyor.

Birden fazla şeridin bulunduğu yollarda birinci şeritteki büyük bir aracın ya da minibüsün durarak yayaya yol vermesi, geçişi güvenli kılmaya yetmiyor.

Duran aracın oluşturduğu kör nokta nedeniyle yayayı göremeyen yan şeritteki diğer araç, geçide hızla yaklaşırken görüş mesafesi sıfır noktasına iniyor.

İlk şeritte duran aracın yayaya verdiği sahte güven duygusu, vatandaşı doğrudan yan şeritten süratle gelen kör noktanın önüne itiyor.

Şehir plancıları, ikiden fazla şeridi bulunan hiçbir yola fiziksel önlem alınmadan kontrolsüz yaya geçidi konulamayacağını kesin bir dille belirtiyor.

Geniş arterlerdeki sinyalizasyonsuz geçitlerin yarattığı yaşamsal riske dikkat çeken şehir plancıları şu hayati uyarıyı paylaşıyor:

"3 şeritli caddeye sinyalizasyonsuz düz geçit koymak cinayete davetiyedir."

yaya-gecidinde-araclar-durmak-zorunda-mi-4.jpg

SÜRÜCÜYÜ ZORLA YAVAŞLATAN YÜKSELTİLMİŞ PLATFORM MODELİ

Yayaların güvenle adım atabilmesi için geliştirilen ilk kentsel çözüm, yol seviyesini kaldıran yükseltilmiş geçit (speed table) sistemi.

Çağdaş kentsel tasarım kuralına göre, yayanın yola inmesi yerine, yolun yayanın yürüdüğü kaldırım seviyesine yükselmesi gerekiyor.

Yükseltilmiş platformlar sürücüyü vicdanıyla değil, aracının mekanik sınırlarıyla baş başa bırakarak hızını zorunlu olarak kesiyor.

Sıfır kotundaki asfalt yol, 1:10 eğimli rampa tasarımıyla artı 15 santimetre yükseltilerek kaldırım seviyesine eşitleniyor.

Bu mekanik yavaşlama geometrisi sayesinde araç hızları saatte 20 kilometre seviyesine kadar düşürülüyor.

Platform üzerinde +15 santimetre seviyesinde mazgal drenaj kanalları yer alırken, zemin ile kaldırım arasında sıfır kot farkı oluşturuluyor.

Basamaksız ve engelsiz kesintisiz yaya akışı sunan bu mimari, tekerlekli sandalye kullanan vatandaşlar ve bebek arabalı ebeveynler için tam erişilebilirlik sağlıyor.

Sistem tasarımının hız kesici kimliğine dikkat çeken uzmanlar, geçerli kentsel ilkeyi şu ifadeyle formüle ediyor:

"Doğru bir yaya geçidi, araç için doğal bir hız kesicidir."

yaya-gecidinde-araclar-durmak-zorunda-mi-5.jpg

YOLU DARALTIP KAZAYI SIFIRA YAKLAŞTIRAN SIĞINMA ADASI

Yaya geçitlerini korunaklı bir alana dönüştürmek amacıyla uygulanan ikinci temel çözümü ise kaldırım kulakçığı ve sığınma adası geometrisi.

Kaldırım kulakçığı (curb extension / bulb-out) uygulaması, taşıt yolunun genişliğini 12 metreden 6 metreye kadar daraltarak mesafeyi yarı yarıya indiriyor.

Yolun daralması sayesinde park eden araçların yarattığı görüş engeli kalkıyor ve sürücü ile yaya arasında yüzde 100 göz teması kuruluyor.

Geniş caddelerin ortasına yerleştirilen orta refüj sığınma adası (refuge island) ise yayaların iki yönlü trafiği tek seferde geçme mecburiyetini ortadan kaldırıyor.

Bir yayanın taşıtla temas ettiği süre ne kadar kısalırsa, caddede kaza yaşanma ihtimali de o oranda sıfıra yaklaşıyor.

Yaya güvenliğinin mesafe kontrolüyle sağlanabileceğini belirten şehir plancıları, yerel yönetimlere şu çağrıda bulunuyor:

"Yolu daraltın, mesafeyi kısaltın; yaya geçitleri sığınak olsun."

yaya-gecidinde-araclar-durmak-zorunda-mi-6.jpg

SADECE KURAL KOYMAK SORUNLARI ÇÖZMÜYOR

Kentsel tasarımcılar, caddelerde yalnızca trafik kuralı belirleyip kenara çekilmenin şehircilik sayılamayacağını ifade ediyor.

Sokak ve asfalt geometrisi sürücüyü fiziksel olarak yavaşlamaya zorlamadığı sürece, kentlerde gerçek bir yaya hakkından söz edilemez.

Yaya haklarının kağıt üzerindeki maddelerle korunamayacağını vurgulayan şehir plancıları, ortak sorumluluğu şu sözlerle özetliyor:

"Kural koyup kenara çekilmek şehircilik değildir.

Sokak geometrisi sürücüyü yavaşlatmaya mecbur etmiyorsa o şehirde yaya hakkı yoktur."

yaya-gecidinde-araclar-durmak-zorunda-mi-7.jpg

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN