İşçinin işsizlik fonu tartışması büyüdü

İşçinin işsizlik fonu tartışması büyüdü

İşsizlik Sigortası Fonu’nun milyarlarca liralık kaynağının Takasbank üzerinden finansal kuruluşlara borç verilmesi iddiası tartışma yarattı. Ekonomist Mustafa Sönmez, işçinin birikiminin daha yüksek getiri sağlayabilecek tahvil ve mevduat yerine finans sektörünün likidite ihtiyacını karşılamakta kullanıldığını savundu. Sönmez, ekonomi yönetimini hesap vermeye çağırdı.

İşsizlik Sigortası Fonu’nun kaynaklarının değerlendirilmesinde Takasbank Para Piyasası’nın (TPP) kullanılması, kamu kaynaklarının yönetimine ilişkin tartışmaları gündeme getirdi. İşsizlik ödeneği başta olmak üzere işsiz kalan çalışanlara destek sağlamak amacıyla oluşturulan fon, nakit kaynaklarının bir bölümünü Takasbank üzerinden finansal kuruluşlara borç vererek değerlendirilebiliyor. Bu işlemler karşılığında faiz geliri elde ediliyor. Takasbank Para Piyasası, nakit fazlası bulunan kuruluşlarla kısa vadeli finansman ihtiyacı olan finansal kuruluşları buluşturan bir piyasa olarak faaliyet gösteriyor. Fonun bu piyasada borç veren konumunda bulunması, finans sektöründeki kısa vadeli likidite ihtiyacının karşılanmasına da katkı sağlıyor. Uygulamanın kamu yararı ve fonun temel amacı açısından nasıl bir sonuç doğurduğu ise tartışılıyor. Ekonomist Mustafa Sönmez, X hesabından yaptığı açıklamada bu uygulamaya sert tepki gösterdi. İşçinin birikiminin TÜFE’ye endeksli tahvil veya yüksek faizli mevduat gibi alternatiflerde değerlendirilmesi yerine finans sektörüne kaynak sağlamak için kullanılmasını eleştiren Sönmez, fonun adeta finansal piyasalardaki dalgalanmaları önlemek amacıyla devreye sokulduğunu savundu. Sönmez, eleştirisini yalnızca fon yönetimiyle de sınırlı tutmadı. Uygulamanın sorumluluğunun İŞKUR’un ötesinde ilgili bakanlık ve ekonomi yönetiminde olduğunu ileri sürdü.

HAZİRAN İTİBARIYLA BAKİYE 2,3 MİLYAR LİRA

Sönmez’in dikkat çektiği en önemli nokta, İşsizlik Fonu gibi büyük bir kamu kaynağının Takasbank piyasasına girmesinin kısa vadeli faizler üzerindeki etkisi. Piyasaya yüksek miktarda nakit sunulmasının borçlanma faizlerini düşürebileceğini veya mevcut faizleri sakinleştirebileceğini belirten Sönmez, bu durumun borsa aktörlerinin daha düşük maliyetle borçlanarak pozisyon taşımasına imkân sağlayabileceğini ifade etti. Sönmez, işçinin işsiz kaldığında kullanması gereken birikiminin finans sektörünün finansman ihtiyacını karşılamak üzere değerlendirilmesini eleştirerek, bu tercihin işçi lehine sağlayacağı getirinin sorgulanması gerektiğini vurguladı. İŞKUR verilerine dayandırılan bilgilere göre, bu piyasadaki borç bakiyesi 2023 sonunda 1 milyar lira iken Eylül 2024’te 9,48 milyar liraya yükseldi. 2025 sonunda sıfırlanan bakiye, 2026’nın ilk yarısında yeniden artarak 30 Haziran itibarıyla 2,3 milyar liraya ulaştı.Tartışmanın merkezinde ise bu işlemlerden elde edilen faizin alternatif yatırım araçlarının getirileriyle karşılaştırılması bulunuyor. Uzmanlar, fonun aynı dönemde yüksek faizli mevduatta veya TÜFE’ye endeksli devlet tahvillerinde değerlendirilmesi halinde ne kadar gelir elde edeceğinin henüz kamuoyunun önünde karşılaştırmalı olarak ortaya konulmadığını dile getiriyor. Uzmanlara göre nominal faiz geliri tek başına yeterli bir ölçüt değil. Enflasyon karşısındaki reel kazanç, vade, likidite ve teminat riskleri de hesaba katılmalı.

KABA HESAPLAMADA MEVDUAT GETİRİSİ YÜKSEK GÖRÜNÜYOR

İşsizlik Fonu’nun 30 Haziran 2026 itibarıyla Takasbank Para Piyasası’nda değerlendirdiği 2,3 milyar liralık kaynak için yapılan alternatif getiri hesabı arada fark olabileceğini ortaya koyuyor. Haziran 2026 sonunda üç aya kadar vadeli TL mevduatlarda ağırlıklı ortalama faiz yüzde 49,20 düzeyindeydi. Takasbank’ta uygulanan borç verme faizleri ise yüzde 43,40 ile yüzde 44,50 arasında değişiyordu. Aynı tutarın bir yıl boyunca sabit kaldığı ve faiz oranlarının değişmediği varsayımıyla yapılan hesaplamaya göre, mevduatta yıllık brüt 1 milyar 131,6 milyon lira gelir elde edilebilirdi. Takasbank faizleri üzerinden hesaplanan brüt gelir ise 998,2 milyon ile 1 milyar 23,5 milyon lira arasında kalıyor. Buna göre mevduat seçeneğinin sağlayabileceği yıllık brüt getiri farkı 108,1 milyon ile 133,4 milyon lira arasında değişiyor. Ancak söz konusu hesaplama varsayımsal olup gerçekleşmiş kazanç veya kamu zararı anlamına gelmiyor.

IŞIKHAN’DAN ELEŞTİRİLERE CEVAP

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda 2027 yılı bütçe görüşmeleri sırasında İşsizlik Sigortası Fonu’nun yatırım fonlarında değerlendirildiği yönündeki iddialara yanıt verdi. Fon kaynaklarının Kamu Haznedarlığı Yönetmeliği kapsamında devlet iç borçlanma senetleri, kamu mevduat bankaları, kamu katılım bankaları ve Takasbank’ta değerlendirildiğini belirten Işıkhan, spekülatif işlemlerin hukuken ve teknik olarak mümkün olmadığını ifade etti. Takasbank üzerinden gerçekleştirilen işlemlerin faiz oranlarının banka mevduatlarıyla karşılaştırılarak yapıldığını kaydeden Işıkhan, İşsizlik Sigortası Fonu’nun Sayıştay ve bağımsız denetim kuruluşları tarafından düzenli olarak denetlendiğini vurguladı. İddiaları kesin bir dille reddeden Bakan Işıkhan, “Herhangi bir fona takılan 1 kuruşumuz dahi bulunmamaktadır” dedi.

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN