Hazine ve Maliye Bakanlığı'ndan borçlanma maliyeti eleştirilerine cevap

Hazine ve Maliye Bakanlığı'ndan borçlanma maliyeti eleştirilerine cevap

Hayat pahalılığıyla mücadele eden emekli ve asgari ücretliye bütçede kaynak ayrılmadığı eleştirileri sürerken, Ocak 2026’da 454 milyar lira faiz ödemesi yapıldı. Yıl boyunca 2,3 trilyon lira daha ödeme öngörülürken, martta 6 milyar liralık dış borca karşılık 30 milyar lira faiz ödenecek. Borçlanma maliyeti eleştirilerine cevap veren Hazine ve Maliye Bakanlığı, yüksek tutarın 10 yıl önce ihraç edilen TÜFE’ye endeksli DİBS’lerin vade ödemesinden kaynaklandığını ve artışın geçici olduğunu açıkladı.

Artan borçlanma ihtiyacı ve bütçeden faize ayrılan kaynağın büyüklüğü ekonomi yönetiminin kaynak kullanım tercihlerini yeniden tartışmaya açarken, Hazine ve Maliye Bakanlığı Ocak 2026 döneminde gerçekleşen faiz ödemelerine ilişkin kamuoyunda yapılan değerlendirmeler üzerine yazılı bir açıklama yayımladı. Açıklamada, söz konusu dönemde görülen yüksek faiz ödemesinin borçlanma maliyetlerinde ani bir artıştan ya da program dönemindeki faiz yükselişlerinden kaynaklanmadığı belirtildi.

Bakanlık, Ocak ayında yapılan faiz ödemesinin önemli bir bölümünün geçmiş yıllarda ihraç edilen enflasyona endeksli borçlanma araçlarından kaynaklandığını bildirdi. Açıklamada, “Ocak ayında gerçekleşen yüksek faiz ödemesi, borçlanma maliyetlerinde ani bir artıştan veya program dönemindeki faiz artışlarından kaynaklanmamaktadır. Ocak ayında yapılan faiz ödemesinin yüzde 53’ü 10 yıl önce ilk ihracı yapılan TÜFE’ye endeksli Devlet iç borçlanma senetlerinin (DİBS) vadesinde ödenen enflasyon farkından oluşmaktadır” ifadelerine yer verildi.

TÜFE’ye endeksli senetlerin işleyişine de değinilen açıklamada, bu araçlarda kupon oranlarının düşük tutulduğu, ancak gerçekleşen enflasyonun yıllar içinde anaparaya eklendiği hatırlatıldı. Açıklamada, “TÜFE’ye endeksli senetlerin özelliği kupon oranlarının düşük olması, ancak yıllar itibarıyla gerçekleşen enflasyon oranının anaparaya eklenmesidir. Biriken enflasyon farkı ise vade tarihinde toplu olarak ödenmektedir” denildi. Bu nedenle, enflasyonun yüksek seyrettiği dönemlerin ardından vadesi gelen bu tür senetlere ilişkin ödemelerin geçici olarak yüksek görünebildiği vurgulandı.

Bakanlık, Ocak ayındaki artışın mevcut dönemde faiz oranlarında ani bir yükselişe değil, geçmiş dönemde biriken enflasyonun vade yapısı üzerinden bütçeye yansımasına işaret ettiğini belirtti. Açıklamada, “Son yıllarda yaşanan yüksek enflasyon ortamı nedeniyle, TÜFE’ye endeksli borçlanma araçlarına ilişkin faiz ödemelerinde geçici bir artış gözlenmiştir. Ancak bu artış, yapısal bir faiz yükü değişiminden değil; geçmiş dönemde biriken enflasyonun teknik ve muhasebesel yansımasından kaynaklanmaktadır” ifadeleri kullanıldı.

Faiz yüküne ilişkin göstergelere de yer verilen açıklamada, dezenflasyon sürecindeki gelişmelerle birlikte faiz ödemelerinin daha dengeli bir patikaya oturmasının beklendiği aktarıldı. “Nitekim göstergeler, faiz yükünde kalıcı bir bozulmaya işaret etmemektedir. Faiz giderlerinin milli gelire oranı, 2002-2025 döneminde ortalama yüzde 4,4 seviyesinde gerçekleşmiştir. Bu oranın 2026 yılında yüzde 3,5’e gerilemesi, Orta Vadeli Program (OVP) dönemi sonunda ise yüzde 3,3’e düşmesi öngörülmektedir” değerlendirmesi paylaşıldı.

'FAİZ HARCAMALARININ VERGİ GELİRLERİNE ORANININ 2026'DADA YÜZDE 19,9’A GERİLEMESİ BEKLENİYOR'

Ayrıca, “Faiz harcamalarının vergi gelirlerine oranı, 2002-2025 döneminde ortalama yüzde 25,9 iken; 2026 yılında yüzde 19,9’a gerilemesi ve OVP dönemi sonunda yüzde 18,3 seviyesine düşmesi beklenmektedir. Faiz harcamalarının merkezi yönetim toplam harcamalarına oranı ise 2002-2025 döneminde ortalama yüzde 17,7 olarak gerçekleşmiş olup, 2026 yılında yüzde 14,5’e, OVP dönemi sonunda ise yüzde 13,9’a gerilemesi öngörülmektedir” ifadelerine yer verildi.

Bakanlık açıklamasında, kamu borçlanma stratejisinin piyasa koşulları, makroekonomik görünüm ve risk unsurları dikkate alınarak ihtiyatlı ve öngörülebilir bir çerçevede sürdürüldüğü belirtilerek, “Bu kapsamda, program döneminde 10 yıl vadeli TÜFE’ye endeksli tahvil ihraçları kademeli olarak azaltılmış ve 2024 yılından itibaren söz konusu senetlerin ihracına son verilmiştir” denildi.

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN