Küresel taşımacılık ağı, Orta Doğu’daki bitmek bilmeyen çatışmalar ve artan maliyet baskısı nedeniyle son yılların en büyük sınavından geçiyor. Deniz taşımacılığında rotaların uzaması ve sigorta maliyetlerinin katlanması, gözleri karayolu ve demiryolu entegrasyonuna dayalı alternatif hatlara çevirdi. Uluslararası Nakliyeciler Derneği (UND) Başkanı Şerafettin Aras, Türkiye’nin bu süreçte sadece bir transit geçiş noktası değil, esnek ve hızlı bir "lojistik merkez" olma potansiyelini vurguladı.
HÜRMÜZ BOĞAZI’NA KARŞI "ORTA KORİDOR" HAMLESİ
Hürmüz Boğazı çevresinde yoğunlaşan güvenlik risklerinin küresel tedarik zincirinde ciddi bir belirsizlik yarattığını ifade eden Şerafettin Aras, Türkiye’nin merkezinde bulunduğu Orta Koridor hattının stratejik bir zorunluluk haline geldiğini belirtti.
Gürcistan ve Azerbaycan üzerinden şekillenen bu güzergâhın, Süveyş Kanalı veya kuzey hatlarına kıyasla çok daha hızlı ve güvenilir bir opsiyon sunduğunu hatırlatan Aras, şu değerlendirmede bulundu:
"Mevcut konjonktür, Türkiye-Orta Koridor hattını yeni dönemin ana damarlarından biri haline getirebilir. Bulgaristan-Türkiye-Gürcistan-Azerbaycan hattını bir 'hız koridoru' olarak kurgulamak, Türkiye’yi küresel lojistik düzenin yeni merkezi yapacaktır."
MALİYET VE ZAMAN AVANTAJI
Deniz yolu taşımacılığında yaşanan aksamalar, termin sürelerini öngörülemez hale getirirken; Türkiye üzerinden geçen kara ve demir yolu hatları "öngörülebilirlik" avantajıyla öne çıkıyor. Sektör temsilcilerine göre, Orta Koridor’un etkin kullanımı, Uzak Doğu’dan Avrupa’ya giden ürünlerin seyahat süresini geleneksel rotalara göre %30 ile %40 oranında kısaltma potansiyeline sahip.
"KRİZ, YENİ BİR LOJİSTİK DÜZENİN BAŞLANGICI OLABİLİR"
Jeopolitik krizlerin her zaman kendi içinde fırsatlar barındırdığını ifade eden UND Başkanı Aras, doğru stratejik adımlar ve altyapı yatırımlarıyla Türkiye’nin bu süreçten "lojistik oyun kurucu" olarak çıkabileceğini sözlerine ekledi. Ticaret Bakanlığı’nın da üzerinde çalıştığı Hürmüz’e alternatif 5 farklı rota planı, Türkiye’nin dış ticaretini güvence altına alırken, küresel taşımacıların rotasını da Anadolu topraklarına çekmeyi hedefliyor.
STRATEJİK HEDEF: İHRACATIN GÜVENLİĞİ
Uzmanlar, Türkiye’nin bu süreçteki başarısının; gümrük süreçlerinin dijitalleşmesi, sınır kapılarındaki geçiş hızının artırılması ve Orta Koridor paydaşları olan Türk Cumhuriyetleri ile kurulacak olan gümrük birliği entegrasyonlarına bağlı olduğunu vurguluyor.
