Hürmüz Boğazı’nda yaşanan askeri ablukalar ve bölgesel savaş senaryoları, petrol ve doğalgaz arzının ötesinde küresel gıda ve lüks tüketim lojistiğinde de derin çatlaklar oluşturuyor. Ortadoğu mutfağının ve özel günlerin sembol tatlısı olan baklava, bölgede fırlayan hammadde maliyetleri nedeniyle jeopolitik krizin en somut ekonomik göstergelerinden biri haline geldi. İthalata bağımlı Körfez ülkelerindeki tatlı üreticileri, tedarik hatlarındaki tıkanma nedeniyle alternatif arayışına girdi.
BBC Arapça’nın Dubai, Şarika, Acman ve Abu Dabi’de zincir şubeleri bulunan ünlü tatlı üreticisi Saif ile yaptığı mülakat, hammadde piyasasındaki sarsıntıyı gözler önüne serdi. Ramazan ve Kurban Bayramı öncesinde fıstık stokladıkları için raflara henüz zam yansıtmadıklarını belirten Saif, "Asıl yangın hammadde piyasasında. İran menşeli 'kal' fıstığın fiyatı, güzergahlardaki aksamalar nedeniyle yüzde 15 arttı. Bazı spekülatörler krizi fırsata çevirerek kuru üzüm ve safran fiyatlarını yukarı çekiyor. Şimdilik Türk Antep fıstığı ve Suriye Halep fıstığı piyasayı dengeliyor" sözleriyle sahadaki durumu özetledi.
İRAN’IN KÖRFEZ İHRACATI TAMAMEN DURDU
Krizin üretici bacağını değerlendiren İran Fıstığı Derneği Başkanı Behruz Ağa ise karamsar tablonun geçici olmasını umduklarını belirtti. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik askeri operasyonlarının başladığı şubat ayının sonundan bu yana Birleşik Arap Emirlikleri’ne (BAE) tek bir kilo bile fıstık gönderemediklerini itiraf eden Ağa, şu verileri paylaştı:
İran normal şartlarda her 3 ayda bir BAE’ye (büyük kısmı yeniden ihraç edilmek üzere) 4 ila 6 bin ton fıstık tedarik ediyordu. Şubattan mayısa kadar olan periyotta bu ticaret tamamen sıfırlandı.
BAE, 2024 yılında İran'dan 15 bin ton fıstık ithal etmişti. Sevkiyatların durması, Körfez pazarının kalıcı olarak Türk ve Suriye fıstığına kaymasına ve İran’ın bu stratejik pazarı tamamen kaybetmesine yol açabilir.
KÜRESEL GIDA GÜVENLİĞİNE "GÜBRE" TEHDİDİ: FİYATLAR %80 FIRLADI
Hürmüz Boğazı’ndaki kilitlenmenin fıstık ve safran gibi niş ürünlerin ötesinde, küresel tarımın temeli olan gübre endüstrisini de felç ettiği ortaya çıktı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre; üre, potas, amonyak ve fosfat gibi küresel gübre ticaretinin yaklaşık üçte biri Hürmüz Boğazı'ndan geçiyor.
Dünyanın en büyük gübre üreticilerinden Yara’nın CEO'su, boğazdaki aksamaların tarımsal rekolteyi düşüreceği ve özellikle yoksul ülkelerde kitlesel gıda krizlerini tetikleyebileceği uyarısında bulundu. Krizin başlangıcından bu yana küresel gübre fiyatlarının yüzde 80 artış göstermesi, fıstık ağaçlarının bakımından tarımsal lojistiğe kadar tüm gıda zincirinde çarpan etkisi yaratıyor.
