Türkiye genelindeki ikinci el otomobil piyasasında, uzun süredir devam eden nakit sıkışıklığı ve kredi kısıtlamaları nedeniyle son 19 ayda enflasyondan arındırılmış reel değer kaybı yüzde 36 seviyesine ulaştı.
Otomotiv sektöründe faaliyet gösteren galericiler ve sektör temsilcileri, liste fiyatlarında yapılan peş peşe indirimlere rağmen showroom ve oto pazarlarındaki alıcı trafiğinin tamamen durma noktasına geldiğini açıkladı.
Bir dönem vatandaşlar tarafından güvenli bir yatırım kapısı olarak görülen araçlar, yüksek mevduat faizleri ve finansmana erişim engelleri yüzünden son iki yıldır birikim sahiplerine kazandırmıyor.
New York'u bile katladı: İstanbul'da yeni otomobil fiyatları akılalmaz seviyede
SON İKİ YILDA ARAÇ FİYATLARI YÜZDE 35 ORANINDA GERİLEDİ
Piyasanın son durumunu rakamlarla ortaya koyan sektör temsilcisi Ersin Kavaklıoğlu, ikinci el otomobillerdeki talep erimesinin boyutlarını paylaştı.
Fiyatlardaki geri çekilmenin son 4-5 aydır kesintisiz devam ettiğini vurgulayarak şu değerlendirmeyi yaptı:
"Son iki yıla kıyasla araç fiyatlarında ortalama yüzde 35 oranında bir gerileme var.
Enflasyon devam etmesine rağmen araçlar son iki yıldır değer kazanmıyor.
Örneğin 2 milyon TL'lik bir araç fiyatı artmadığı gibi 1 milyon 700 bin TL'ye kadar düştü.
Fiyatlardaki gerileme son 4-5 aydır aralıksız sürüyor.
Bunun en büyük sebebi yüksek faizler ve krediye erişimdeki kısıtlamalar."
Sektör temsilcisi, finansman musluklarının kapanmasıyla birlikte piyasadaki nakit akışının kesildiğini ifade etti.
1,9 MİLYON TL OLMASI GEREKEN ARAÇ ESKİ FİYATINDA KALDI
Otomobilin artık enflasyona karşı bir kalkan oluşturamadığını somut bir hesaplamayla anlatan oto galerici Ömer Yurtaşer, etiketlerin geçen seneki seviyelerde saydığını dile getirdi.
Genel fiyat artış hızına rağmen araç bedellerinin yerinde çakılı kaldığını belirterek şöyle konuştu:
"Geçen yıl 1,5 milyon TL civarında olan bir aracın, yüzde 30'luk enflasyon artışıyla bugün 1 milyon 950 bin TL seviyelerine çıkması gerekiyordu.
Ancak piyasadaki durgunluk nedeniyle araç hâlâ geçen seneki fiyatını koruyor, hatta alt bandında satılıyor."
Bu tablonun sermayeyi erittiğini söyleyen esnaf, alım gücünün düşmesiyle talebin bıçak gibi kesildiğini kaydetti.
İstanbul veya Ankara sananlar yanıldı: Son 10 yıl araç patlaması yaşanan şehir şaşırttı
YÜZDE 15 İNDİRİME RAĞMEN GALERİLERDE TELEFONLAR ÇALMIYOR
Müşteri çekebilmek ve nakit akışını sağlayabilmek amacıyla etiketlerde geri adım attıklarını söyleyen oto galerici Mehmet Çakmaklı ise otomotivin diğer alternatif yatırım araçlarına kilitlendiğine dikkat çekti.
Uyguladıkları fiyat politikasını ve piyasanın durumunu şu sözlerle aktardı:
"Fiyatları yüzde 10 ila yüzde 15 oranında aşağı çektik ama buna rağmen telefonlarımız çalmıyor.
Otomotiv piyasası altındaki hareketliliğin altında ezildi.
Geçen haftalarda altın yükseldiğinde hemen 2-3 araç satabildik.
Ancak altın 2-3 gün düşüşe geçince otomotiv piyasası da anında tepki verip geriye çekildi."
Oto galerici, müşterilerin bekle-gör politikasına geçtiğini ve piyasada belirsizliğin hakim olduğunu ekledi.
ALTINDAKİ DALGALANMA İKİNCİ EL OTO SATIŞLARINI KİLİTLEDİ
Geçmiş dönemlerde döviz ve enflasyon karşısında parasını korumak isteyenlerin ilk adresi olan otomotiv sektörü, son 19 aylık süreçte tam tersi bir döngüye girdi.
Ticaret Bakanlığı düzenlemeleri, yüksek mevduat getirileri ve krediye ulaşımın zorlaşması, ikinci el araçları getiri sağlayan bir yatırım aracı olmaktan tamamen çıkardı.
Sektör temsilcileri, kredi faizlerinde belirgin bir gevşeme gerçekleşmediği ve finansman kanalları açılmadığı müddetçe oto galerilerindeki bu durgunluğun önümüzdeki dönemde de süreceğini öngörüyor.
İkinci el oto piyasasında tarihi erime: Yıl sonuna kadar yüzde 12 gerileme beklentisi
