Orta Doğu’daki askeri hareketlilik sadece cephe hatlarını değil, küresel piyasaların ve Türkiye ekonomisinin temel taşlarını da yerinden oynatıyor. İktisatçı Mahfi Eğilmez, başlangıçta "birkaç gün içinde biteceği" iddia edilen ancak Eylül ayına sarkma sinyalleri veren savaşın Türkiye üzerindeki doğrudan ve dolaylı maliyetlerini hesapladı.
PETROL FİYATLARINDA "OVP" KABUSU
Ekonomim'in aktardığına göre Eğilmez, Orta Vadeli Program (OVP) ile mevcut gerçeklik arasındaki uçuruma dikkat çekti. Brent petrolün 110 dolara ulaştığını hatırlatan yazar, şu rakamsal analizi paylaştı:
OVP’nin 2026 yılı için petrol tahmini 65 dolardı. Bugünkü düzeyin kalıcı olması, varil başına 45 dolarlık bir sapma anlamına geliyor.
Petrol fiyatlarındaki her 10 dolarlık artış Türkiye'nin cari açığını 2,5 milyar dolar artırırken, enflasyonu 1 puan yukarı çekiyor. Bu tablo, cari açığın şimdiden 11 milyar dolar büyümesi ve enflasyonun doğrudan 4,5 puan artması demek.
"TURİZM GELİRLERİ DE RİSK ALTINDA"
Olumsuzluğun sadece enerji maliyetleriyle sınırlı kalmayacağını savunan Eğilmez, yaz aylarında savaşın devam etmesi durumunda turizm gelirlerinde yaşanacak kaybın cari açığa toplam etkisinin 15-16 milyar dolara ulaşabileceği uyarısında bulundu. Belirsizliğin yatırımları erteleteceğini ve işsizlik üzerinde baskı yaratacağını da sözlerine ekledi.
HÜRMÜZ’DE TRUMP VE HAVA SAVUNMA FİYASKOSU
Savaşın askeri ve teknolojik boyutuna da değinen Eğilmez, Körfez ülkelerinin milyarlarca dolar ödeyerek ABD'den aldığı hava savunma sistemlerinin İran dronları tarafından aşılmasının bölgede ciddi bir "güven sorgulamasına" yol açtığını belirtti.
Hürmüz Boğazı: Başlangıçta sorumlu olarak İran görülürken, artık krizin tırmanmasında Trump’ın politikalarının asıl neden olduğu görüşü hakim.
Rusya ve Çin Faktörü: Eğilmez’e göre iki dev güç, savaşın içinde doğrudan görünmeseler de stratejik ve askeri teknoloji desteğiyle İran’ın yanında yer alıyor.
