Millet ekmeğinden devlet kırtasiyeden

Millet ekmeğinden devlet kırtasiyeden

Bütçe tarihi açık verince fatura tarihi vergi artışlarıyla millete çıkarıldı. Sofra küçülten acı reçete 'Ya devlet' tepkilerini doğurunca kamu kurumlarından tasarruf istendi. Ancak genelgede somut adım yer almadı. Asıl yükü oluşturan seçim ekonomisi, garanti ödemeleri pas geçilerek kırtasiyenin, temsil giderlerinin azaltılacağı vaat edildi. Oluşan tablo 'Fedakârlığı yine vatandaş yapıyor' dedirtti.

Seçimden sonra patlayan bütçe açığı karşısında memur zamları ve deprem etkisi gerekçe gösterildi. Ancak tarihi açıkta seçim öncesi izlenen politikalar, köprü ve otoyollara garanti ödemeler ve arka kapıdan satışın etkisine işaret edildi. Hükümet ise çareyi KDV ve ÖTV'de yüksek artış yapmakta buldu. Düzenlemeyle iğneden ipliğe her kaleme zam geldi. Benzin 34 lirayı aşınca uzmanlar 'Yeni zam dalgası kapıda' dedi.

TASARRUF GENELGESİNDE SOMUT MADDE YOK ARAÇ KİRALAMADA, TÖREN GİDERİNDE 'ÖNLEM' VAR

Bütçede gelirler yüzde 48 büyürken giderlerin yüzde 102 artması dikkat çekti. Tüm yükün vatandaşın sırtına bırakılması ise 'Devlet neden elini taşın altına koymuyor' tepkilerini doğurdu. Tartışmaların ardından Hazine Bakanı imzasıyla kamuya tasarruf genelgesi gönderildi. Ancak bütçede kara deliğe dönüşen kalemlere değinilmedi. Muğlak bırakılan genelgede araç kiralaması, kırtasiye ve tören giderlerinde önlem istendi.

DEPREM BAĞIŞLARI NEREDE?

Bütçe açığı karşısında deprem giderlerinin etkisinin gerekçe olarak gösterilmesi 115 milyar lirayı bulan bağış paralarını gündeme taşıdı. ‘Türkiye Tek Yürek’ kampanyasına katılıp bağış yapacağını vaat eden bazı kamu kurumlarının hâlâ vaat ettikleri ödemeyi yapmadığı ortaya çıktı. Ödenmeyen rakamın ise yaklaşık 30 milyar lirayı bulduğu belirtildi.

1807krt01a-tum-bik-icin.jpg

Seçim sonrası kurulmaya çalışılan ekonomik dengede açık bir türlü kapanmıyor. Seçim öncesinde verilen ve gerçekleştirilen vaatler, depremin getirdiği maliyet ayrıca baskılanan ekonomiyle birlikte şimdi baraj kapaklarını açan yeni ekonomi yönetimi bütçedeki açığın zirve yapmasına neden oldu.

Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın açıkladığı verilere göre, Haziran 2023’te bütçe gelirleri, geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 48,2 artarak 268 milyar 225 milyon liraya, bütçe giderleri de yüzde 130 artışla 487 milyar 862 milyon liraya ulaştı. Ocak-haziran döneminde ise bütçe gelirleri, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 48,6 yükselerek 1 trilyon 880 milyar 349 milyon liraya çıktı.

Bütçe giderleri de aynı dönemde yüzde 101,7 artarak 2 trilyon 363 milyar 577 milyon lirayı buldu. Böylece merkezi yönetim bütçesi haziranda 219 milyar 637 milyon lira, ocak-haziran döneminde ise 483 milyar 228 milyon lira açık verdi.

Ekonomistler ise bütçe verilerini şöyle yorumladı:

“12 aylık merkezi yönetim bütçe açığı Haziran’da 716 milyar liraya ulaştı. 12 aylık bütçe açığının GSYH’ye oranı geçen yıl sonunda yüzde 0,9 iken Mart’ta yüzde 2,5’e, Haziran’da yüzde 4,2’ye çıktı. 12 aylık bütçe gelirlerinin yıllık artışı yüzde 67,4, vergi gelirlerinin yüzde 71,7, bütçe giderlerinin yüzde 96,1, faiz dışı giderlerin ise yüzde 95,5 oranındadır. Gelirlerin artış oranı hız keserken, giderlerinki hızlanmıştır. 12 aylık bütçe açığı 716 milyar lira olup, GSYH’nin yüzde 4,2’si kadardır.”

Ekonomist Orhan Karaca “İrrasyonel ekonomi politikaların bütçeyi getirdiği yer. Aylara göre yıllık bütçe açığı haziran ayında 719 milyar TL’yi bulmuş. Bu kadar vergi zammının nedeni işte bu. Bakalım daha neler olacak?” dedi.

Vergi Uzmanı Ozan Bingöl ise “Geçtiğimiz ayın başında yazmıştık, Mayıs ayında bütçede geçici bir rahatlama olacak ama sonrası hüsran diye. Ve bugün tarihi açık geldi. Sadece Haziran ayı bütçe açığı 219,6 milyar lira” diye konuştu.

Ekonomist Mustafa Sönmez ise “2023 başlangıç bütçesinde hedef yıllık 661 milyar TL açıkta kalmaktı. Haziran verisine göre 12 aylık bütçe açığı 716 milyar TL! Ama beklenen 2 trilyon! Milli gelirin en az yüzde 10’u! Tarihi bir kamu maliyesi krizi yaşıyoruz. 1990’lardan beter!” ifadelerini kullandı.

FAİZ HARİÇ HARCAMA YÜZDE 126 ARTTI

Merkezi yönetim bütçe giderleri Haziran 2022’de 212 milyar 78 milyon lira iken bu yılın aynı ayında yüzde 130 artışla 487 milyar 862 milyon liraya yükseldi. Böylece 2023’te merkezi yönetim bütçe giderleri için öngörülen 4 trilyon 469 milyar 570 milyon lira ödeneğin yüzde 10,9’u kullanılmış oldu. Geçen yıl haziranda 18 milyar 290 milyon lira olan faiz dışı açığın, bu yılın aynı ayında 182 milyar 263 milyon lira olduğu belirlendi.

Faiz hariç bütçe giderleri, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 126 artarak 450 milyar 487 milyon liraya yükseldi. Faiz hariç giderlerin bütçe ödeneklerine göre gerçekleşme oranı ise 2022’nin aynı ayında yüzde 8 iken geçen ay yüzde 11,5 olarak hesaplandı. Haziranda personel giderleri, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 153,1 artarak 107 milyar 675 milyon lira olurken personel giderleri için bütçede öngörülen 952 milyar 308 milyon lira ödeneğin yüzde 11,3’ü kullanıldı.

TEK YÜREKTEN 85 MİLYAR GELDİ AMA EK VERGİLERE DE DEPREM DESTEĞİ DENİLDİ

Hükümet bütçedeki açıkla birlikte seçim sonrasında yeni vergileri gündeme getirdi. Daha önce ödenen motorlu taşıt vergisine rağmen bu yıl yeniden MTV tahsilatı yapılacak. Aktarılan açıklamada bunun nedeni için deprem gösterildi fakat dün açıklanan bütçe sonuçları aslında başka bir gerçeği de ortaya koydu. Ardından akaryakıta ÖTV zammı geldi. Akaryakıtın litre fiyatı 32 lirayı geçti. Bunun açıklaması da deprem bölgesinde yaşanan tahribat oldu. Gittikçe zayıflayan lira ve hükümetin seçim vaatlerini yerine getirmek için harcamaları artırması enflasyonu patlatacak. Özellikle her vergi artışında depremin gündeme gelmesi toplanan bağışları akıllara getirdi. ‘Türkiye tek yürek’ kampanyasıyla birlikte 15 Şubat ortak bir yayın yapılmıştı. Yardımların AFAD ve Kızılay’a verileceği aktarılanlar arasındaydı. Toplamda 115 milyar 146 milyon 528 bin lira bağış yapılacağı paylaşıldı. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz geçen hafta itibarıyla toplanan paranın 85 milyar liraya ulaştığını açıklamış; kalan 30 milyar lira ve kimlerin ödemediğine ilişkin bilgi vermemişti.

VERGİDE YÜKSELİŞ TRENDİ BAŞLIYOR

Merkezi yönetim bütçe gelirleri, geçen yılın haziran ayında 181 milyar 19 milyon lira iken geçen ay yüzde 48,2 artarak 268 milyar 225 milyon liraya yükseldi. Bütçe tahminine göre bütçe gelirlerinin haziran ayı gerçekleşme oranı 2022’de yüzde 7,1 iken geçen ay yüzde 7 oldu. Vergi gelirleri tahsilatı, geçen ay Haziran 2022’ye göre yüzde 51,4 artarak 231 milyar 158 milyon liraya çıktı. Vergi gelirlerinin bütçe tahminine göre gerçekleşme oranı ise 2022’de yüzde 7 iken geçen ay yüzde 7,2 olarak hesaplandı.

Genel bütçe vergi dışı diğer gelirleri yüzde 40,7 artışla 30 milyar 592 milyon liraya çıktı. Özel bütçeli idarelerin öz gelirleri 4 milyar 589 milyon lira, düzenleyici ve denetleyici kurumların gelirleri 1 milyar 886 milyon lira olarak kaydedildi. Vergi türleri itibarıyla haziranda geçen yılın aynı ayına göre gelir vergisi yüzde 106,9, kurumlar vergisi yüzde 177,1, özel tüketim vergisi yüzde 89,5, banka ve sigorta muameleleri vergisi yüzde 121,8, ithalde alınan katma değer vergisi yüzde 20, damga vergisi yüzde 89,3, harçlar yüzde 7, diğer vergiler tahsilatı yüzde 60,2 artarken dahilde alınan katma değer vergisi yüzde 131,1 azaldı.

GİDER GELİRİ AŞTI

Merkezi yönetim bütçe giderleri Ocak-Haziran 2022 döneminde 1 trilyon 171 milyar 851 milyon lira iken bu yılın aynı döneminde yüzde 101,7 artışla 2 trilyon 363 milyar 577 milyon liraya yükseldi. Böylelikle 2023’te merkezi yönetim bütçe giderleri için öngörülen 4 trilyon 469 milyar 570 milyon lira ödeneğin yüzde 52,9’u kullanılmış oldu.

Faiz hariç bütçe giderleri ocak-haziran döneminde geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 101,3 artarak 2 trilyon 88 milyar 333 milyon liraya çıktı. Faiz hariç giderlerin bütçe ödeneklerine göre gerçekleşme oranı yüzde 53,5 olarak hesaplandı. Merkezi yönetim bütçe gelirleri, geçen yılın ocak-haziran döneminde 1 trilyon 265 milyar 410 milyon lira iken bu yılın aynı döneminde yüzde 48,6 artışla 1 trilyon 880 milyar 349 milyon liraya çıktı.

Bütçe tahminine göre, bütçe gelirlerinin ocak-haziran dönemi gerçekleşme oranı 2022’de yüzde 49,6 iken bu yılın aynı döneminde yüzde 49,4 oldu. Vergi gelirleri tahsilatı, söz konusu dönemde geçen yılın ocak-haziran dönemine göre yüzde 55 artarak 1 trilyon 602 milyar 312 milyon liraya ulaştı. Vergi gelirlerinin bütçe tahminine göre gerçekleşme oranı ise yüzde 50,1 olarak kayıtlara geçti.

SGK BÜTÇESİ 16.5 MİLYARIN ÜZERİNE ÇIKTI

Sosyal güvenlik kurumlarına devlet primi giderleri, haziranda geçen yılın aynı ayına göre yüzde 145,2 artışla 16 milyar 523 milyon liraya yükseldi ve bütçede öngörülen 150 milyar 392 milyon lira ödeneğin yüzde 11’i kullanılmış oldu. Söz konusu dönemde, mal ve hizmet alım giderleri için bütçede öngörülen 318 milyar 685 milyon lira ödeneğin yüzde 8,9’u harcandı. Haziranda yüzde 64,2 artışla 28 milyar 488 milyon lira mal ve hizmet alımı gideri gerçekleşti.

Cari transferler haziranda, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 140 artarak 256 milyar 248 milyon lira oldu. Bütçede öngörülen 1 trilyon 681 milyar 997 milyon lira ödeneğin yüzde 15,2’si kullanıldı. Haziranda 25 milyar 689 milyon lira sermaye gideri gerçekleşirken sermaye transferi 8 milyar 983 milyon lira olarak gerçekleşti. Borç verme giderleri ise 6 milyar 882 milyon lira oldu. Faiz giderleri geçen yılın aynı ayına göre yüzde 192,7 artışla 37 milyar 375 milyon lira olarak kayıtlara geçti.

BAKANLIK KIRTASİYEDEN VATANDAŞ EKMEKTEN KISACAK

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in, imzaladığı ve tüm kamu kurumlarına gönderilen genelgede, 30 Haziran 2021 tarihli kamu kurum ve kuruluşlarının harcamalarında tasarruf sağlanması, bürokratik işlemlerin azaltılması ve kamu kaynaklarının etkili, ekonomik ve verimli kullanımına ilişkin “Tasarruf Tedbirleri” konulu Cumhurbaşkanlığı Genelgesi yayımlandığı hatırlatıldı.

Söz konusu genelge kapsamındaki kamu kurum ve kuruluşlarının, kendi bütçeleri veya tasarruflarındaki diğer kaynaklardan yapacakları yurt içi ve dışı harcamaları ile taşınır ve taşınmazların kullanılmasında genelgeyle belirlenen tedbirlere uymakla talimatlandırıldığı ifade edildi. Cumhurbaşkanlığı Genelgesi’nde, genel ilke olarak kamu hizmetlerinin bütçe sınırları içinde kalınarak ayrılan kaynakların üzerinde harcama yapılmasına yol açılmadan azami tasarruf anlayışı içinde yerine getirilmesi gerektiği belirtilmişti.

Bütçelerde ilave yük oluşturacak şekilde faaliyet genişlemesine ve iş artışına gidilmemesi istenen genelgede, ilgili mevzuatta belirtilen faaliyet alanlarıyla doğrudan ilgili olmayan herhangi bir harcama veya taahhütte bulunulmaması, ihale şartname ve sözleşmelerine alım konusuyla ilgisi olmayan unsurların dahil edilmemesi ve yapılacak alımlarda ölçek ekonomisinden yararlanarak ihtiyaçların daha düşük maliyetlerle karşılanması amacıyla ortak alım yoluyla tedarikin yaygınlaştırılması için azami gayret gösterilmesi gerektiği vurgulanmıştı.

Yayınlanan Bakan Şimşek imzalı genelgede, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin ilgili maddeleri uyarınca “Maliye ve ekonomi politikalarının hazırlanmasına yardımcı olmak ve bu politikaları uygulamak”, “Kamu harcamalarında etkinlik, etkililik, ekonomiklik ve verimlilik sağlamak amacıyla gerekli standartları tespit etmek ve sınırlamalar koymak, bu hususlarda tüm kamu kurum ve kuruluşları için uyulması zorunlu düzenlemeleri yapmak ve tedbirleri almak” görev ve yetkilerinin Hazine ve Maliye Bakanlığına verildiği hatırlatıldı.

Deprem kaynaklı maliyetler haricinde tüm harcamaların gözden geçirilmesi, tedbirlerin ivedilikle uygulanabilmesine yönelik gerekli adımların atılması ve tasarruf takibinin tavizsiz sağlanması amacıyla yayımlanan genelgeye göre, bahse konu genel ilkelerin yanında, kamu kurum ve kuruluşları, taşınmaz edinimi ve kiralanması, resmi taşıt edinimi ve kullanımı, haberleşme giderleri, personel görevlendirmeleri, basın ve yayın giderleri, kırtasiye ve demirbaş alımları gibi giderlerini tasarruf kurallarına uygun gerçekleştirecek.

Bunun yanı sıra kamu kurumları, temsil, tören, ağırlama, tanıtım ve personel giderleri, enerji ve su alımları, personel servisi hizmetine ilişkin giderler ve diğer hususlarda genelgede belirlenen kurallara uymakla yükümlü olacak. İdareler, genelgenin düzenlediği konularda bünyelerinde gerçekleştirdikleri iş ve işlemlerle bu kapsamda elde ettikleri tasarrufları, izleyen dönemde tasarruf imkanı olan alanları bakanlıklar ve diğer idareler aracılığıyla 28 Temmuz’a kadar Hazine ve Maliye Bakanlığına resmi yazıyla bildirecek. Bu açıklama üzerine sosyal medyada vatandaşlar ve ekonomistler eleştirilerde bulundu.

Artan fiyatlar karşısında vatandaşların ekmeğinden kıstığını söyleyen ekonomistler son akaryakıt zamlarından sonra yeni artışların da kapıda olduğunu paylaştı. Tüm bu tablo karşısında vatandaşlar ekmekten bakanlıklar ise kırtasiye masraflarından kıstı.

İlgili Haberler
Öne Çıkanlar
YORUMLAR (2)
YORUM YAZ
UYARI: Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. (!) işaretine tıklayarak yorumla ilgili şikayetinizi editöre bildirebilirsiniz.
2 Yorum
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN