Dünyaca ünlü düşünce kuruluşu Atlantic Council'in yönetim kurulu üyesi Ahmed Charai'nin The Jerusalem Strategic Tribune'da yayımlanan kapsamlı analizine göre, Başkan Trump'ın Pekin ziyareti diplomatik bir nezaket gösterisinden ziyade, yeni bir stratejik gerçekçilik döneminin habercisi olarak kayıtlara geçti.
Charai, ABD ve Çin arasındaki ilişkinin artık geçmişin rahat kabulleri ve sloganlarla yönetilemeyeceğini belirtti. Çin'i medeniyet özgüveni yüksek, disiplinli bir büyük güç olarak tanımlayan Charai, "Bunu kabul etmek teslim olmak değil, gerçeklerden yola çıkmaktır" ifadesini kullandı. Trump'ın Çin'e gösterdiği saygının romantik bir hayranlık olmadığını, ciddi bir liderin ciddi bir rakibe verdiği türden bir saygı olduğunu kaydetti.
Charai ayrıca, Batı'nın onlarca yıldır inandığı "ekonomik angajmanın Pekin'i siyasi ortak haline getireceği" varsayımının tamamen çöktüğünü ve Çin'in küreselleşme sürecinde daha da güçlendiğini vurguladı.
İKİ SÜPER GÜÇ İÇİN ‘KARŞILIKLI GERÇEKÇİLİK’ DÖNEMİ
Trump’ın Pekin'deki temaslarının dostluktan ziyade "karşılıklı gerçekçiliği" açığa çıkardığını belirten Charai, iki liderin de gücün saygı görmesi gerektiğini anladığını ve ulusal çıkarın diplomatik dille maskelenemeyeceğini bildiğini aktardı.
Şi Cinping'in on yıllar veya asırlar ölçeğinde düşünen bir Çin'i, Trump'ın ise stratejik özsaygısını geri kazanmaya kararlı bir ABD'yi temsil ettiğini söyleyen Charai, bu karşılaşmanın Washington ile Pekin arasında daha dürüst bir dilin başlangıcı olarak yorumlanması gerektiğini savundu. Ziyaretin asıl başarısının imzalanan anlaşmalarla değil, tehlikeli meselelerin kontrol edilemez krizlere dönüşmeden tartışılabileceği bir kanalın oluşturulmasıyla ölçülmesi gerektiğini belirtti.
ABD-ÇİN HATTI, İRAN'I KUŞATMA STRATEJİSİNİN PARÇASI
Charai'nin analizinin en dikkat çekici bölümü, Uzak Doğu’daki bu rekabetin Ortadoğu’ya uzanan kritik bağlantılarını masaya yatırması oldu.
İsrail, Körfez ve geniş Ortadoğu için ABD-Çin ilişkisinin artık uzak bir diplomasi olmaktan çıktığını vurgulayan Charai, bu hattın İran petrolü, yaptırımların uygulanması, nükleer silahların yayılması ve Hürmüz Boğazı'nın istikrarına doğrudan temas ettiğini kaydetti. Eğer Amerikan diplomasisinin, Çin'in Tahran üzerindeki etkisini İran'ın en tehlikeli davranışlarını dizginlemek için kullanabilirse, bunun bir zayıflık değil "stratejik istihbarat" olarak görülmesi gerektiğini öne sürdü.
AHMED CHARAI KİMDİR?
Ahmed Charai, World Herald Tribune, Inc. şirketinin Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’sudur. Ayrıca Jerusalem Strategic Tribune, TV Abraham ve Radio Abraham yayınlarının sahibidir. Bunun yanı sıra Atlantic Council, Center for the National Interest, Foreign Policy Research Institute ve International Crisis Group dahil olmak üzere çeşitli önde gelen kurumların yönetim kurullarında görev yapmaktadır.
Charai, yazılarında genellikle İsrail ile Arap devletleri arasındaki ilişkilerin normalleşmesini (İbrahim Anlaşmaları gibi) desteklemekte, İran'a karşı ABD, İsrail ve Arap müttefiklerinin ortak hareket etmesi gerektiğini savunmaktadır. Bu görüşleri bölgede tepki çekmektedir. Örneğin, Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin (UCM) İsrailli liderler hakkındaki tutuklama kararlarını eleştiren yazıları nedeniyle, Fas'taki Adalet ve Kalkınma Partisi (PJD) tarafından sert bir dille kınanmış ve Charai "Siyonist oluşumun savaş suçlarını savunmakla" suçlanmıştır.
