Avrupa Birliği ile vizesiz geçiş anlaşması için 13 yıl önce başlatılan süreçte uzun zamandır yol alınamadı. Süreçte taraflar birbirini 'gereğini yerine getirmemekle' suçlarken Çözüm Süreci Yasası'nın Meclis Komisyonu'ndan geçtiği gün Ankara sürpriz bir adım attı. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, AB ile yapılan vize serbestisi görüşmelerinde krize neden olan 6 kriterle ilgili müzakere süreci başlatıldığını açıkladı. AB kurumlarına da “Bu konuda bizim Avrupa'daki siyasi iradeyi görmemiz lazım, onların da atması gereken adımlar var” çağrısı yaptı.
AB'NİN SAMİMİYETİ TARTIŞMA KONUSU
Ankara bu adımla buzdolabında bekletilen 'Terörle mücadele, Europol işbirliği, AB Konseyi'nin yolsuzlukla mücadele kurallarına uyulması, kişisel verilerin korunması, suçla mücadelede AB ile işbirliği ve Geri Kabul Anlaşması'nın uygulanması' başlıklarını tekrar masaya koydu. Kararını da muhataplarına bildirdi. Ancak yapılan açıklamaya karşı Avrupa basınında çıkan “Türkiye şartları tamamlasa da süreç hemen başlayamaz. AB Komisyonu, AB Parlamentosu ve AB Konseyi'nin onayı gerek” şeklindeki haberler süreci AB’nin sınavı haline getirdi.

VİZESİZ GEÇİŞTE SAMİMİYET TESTİ
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Türkiye’nin AB ile yürüttüğü vize serbestisi sürecinde geriye kalan altı kriter için yeniden harekete geçildiğini açıkladı ancak Avrupa basını “Ankara şartları tamamlasa da süreç hemen başlayamaz” diye yazdı. Bu durum, Brüksel’in samimiyetini sorgulattı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, El Cezire televizyonuna 15 Ağustos’ta verdiği röportajda, Türkiye’nin Avrupa Birliği (AB) üyelik sürecine ilişkin dikkat çekici açıklamalarda bulundu. Erdoğan “Avrupa, 53 yıldır Türkiye’yi arasına almadığı gibi bundan sonraki süreçte de almayı düşünmüyor ama biz kapımızı kapamadık. Yine AB’ye katılmayı düşünüyoruz. Alırlarsa ne ala almazlarsa ne ala. Önceliğimiz AB değil ama onlara söylüyoruz, kaybeden siz olursunuz” ifadelerini kullandı. Erdoğan’ın bu sözleri yeni bir tartışmayı alevlendirirken Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, geçen hafta AB ile yürütülen vize serbestisi sürecinde geriye kalan 6 kriter için yeniden harekete geçildiğini duyurdu.
Çözüm süreci kapsamında hazırlanan ‘çerçeve yasa’nın Meclis Komisyonu’ndan geçtiği gün yapılan bu hamle, ‘sürpriz’ şeklinde yorumlandı. Yılmaz, AB kurumlarına “Bizim Avrupa’daki siyasi iradeyi görmemiz lazım. Sizin de atması gereken adımlar var” çağrısında bulundu. AB tarafı ise, Türkiye’nin vize serbestisini uzun süredir öncelikli bir konu olarak gördüğünün farkında olduğunu belirtiyor. Ancak Brüksel’in yaklaşımında temel değişiklik bulunmuyor: İlerleme sağlanabilmesi için kalan kriterlerde somut adımlar atılması şart. Avrupa basınında da “Türkiye şartları tamamlasa da süreç hemen başlayamaz” değerlendirmesine yer verildi.
31 ÜLKEYE SERBEST
Bu arada diyaloğun başlamasının üzerinden 13 yıl geçmesi, kriterlerin güncellenip güncellenmeyeceği tartışmasını beraberinde getiriyor. AB tarafında mevcut 72 kriterin baştan sona yeniden yazılması beklenmiyor. Bunun yerine teknik açıdan gerekli görülen bazı noktaların günün koşullarına göre uyarlanabileceği belirtiliyor. Güven Özalp’ın BBC Türkçe’de yer alan haberine göre; sürecin en zor bölümü, siyasi onay aşaması. Çünkü AB Komisyonu’nun olumlu görüşü sonrasında karar Avrupa Parlamentosu ve AB Konseyi’ne kalacak. İki kurumun onayıyla gerekli mevzuat değişikliği yapılacak ve Türk vatandaşları açısından vize muafiyeti uygulaması başlayabilecek. AB şu anda 61 ülkeye vize serbestisi uyguluyor. Türkiye, vize serbestisinden yararlanmayan aday ülke konumunda.
Türkiye’nin tamamlaması beklenen başlıklar arasında terörle mücadele mevzuatından kişisel verilerin korunmasına kadar farklı alanlar mevcut. Öne çıkan kriterler şöyle:
- Terörle mücadele mevzuatının AB standartlarıyla uyumlu hale getirilmesi.
- Europol ile operasyonel iş birliği anlaşmasının yapılması ve uygulanması.
- Avrupa Konseyi’nin yolsuzlukla mücadele kuruluşu GRECO’nun tavsiyelerinin hayata geçirilmesi.
- Kişisel verilerin korunmasına ilişkin mevzuatın AB standartlarıyla uyumlu hale getirilmesi,
- Suçla mücadelede AB üyesi tüm ülkelerle iş birliği yapılması.
- Geri Kabul Anlaşması’nın tüm unsurlarıyla uygulanması.
