Türkiye ekonomisinin üretim tarafıyla Borsa İstanbul’daki sanayi hisseleri arasında son bir yılda dikkat çekici bir ayrışma ortaya çıktı. BIST Sınai Endeksi 10 Eylül’de 19 bin 993 puanı gördükten sonra 18 Eylül’de 18 bin 134 puana gerilesede yıllık değer artışı yüzde 29,41’e ulaştı. Bu veri 10 Eylül tarihli kapanışta ise yüzde 43,6 olarak hesaplanmıştı. Aynı dönemde tüketici fiyatları yüzde 31,51 arttı. Bu iki veri birlikte değerlendirildiğinde ve 10 Eylül verisi baz alındığında BIST Sınai’nin son bir yıldaki nominal yükselişinin enflasyonun üzerinde kaldığı ve endeksin kabaca yüzde 9 civarında reel değer artışı sağladığı, 18 Eylül son kapanış verileri baz alındığında ise kazançların bir kısmının geri verildiği ve reel getirinin yüzde 1,6 düştüğü görüldü. Ancak ekonominin üretim tarafındaki tablo borsadakinden daha vahim. TÜİK’in Temmuz 2026 verilerine göre sanayi üretimi yıllık bazda yüzde 0,3 azaldı. Alt sektörlerde madencilik ve taş ocakçılığında düşüş yüzde 3,8 olurken, imalat sanayinde yüzde 0,3’lük artış gerçekleşti. Elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretiminde ise yıllık düşüş yüzde 5,6 oldu.Dolayısıyla borsadaki sanayi endeksinin yaklaşık yüzde 29,41’lik yükselişi ile sanayi üretimindeki yüzde 0,3’lük gerileme arasında belirgin bir makas oluştu.
CİRO ARTTI AMA ENFLASYONA YAKIN SEYRETTİ
Sanayinin nominal cirosunda ise temmuz ayında hızlanma görüldü. TÜİK verilerine göre sanayi sektörü ciro endeksi temmuz ayında yıllık bazda yüzde 31,5 arttı. Haziran ayında yıllık artış yüzde 26,7 seviyesindeydi. Verileri değerlendiren uzmanlar her iki veride de son rakamlar baz alındığında sanayinin borsada da enflsyonu yenemediğini söyledi. Ancak borsanın fon krizini atlatmasının ardından tablonun değişebileceği ve reelde kaybeden sanayicinin yüzünün borsadan yana güleceğini aktardı. Üretici fiyatlarında yıllık artışın yüzde 27,95 seviyesinde bulunması ise uzmanlara göre sanayide maliyet ve fiyatlama baskısının devam ettiğine işaret ediyor. Nitekim yüzde 26,7’lik nominal ciro artışının yüzde 31,75’lik Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi karşısında yaklaşık yüzde 3,8 reel olarak gerisinde kaldığı görülüyor. Uzmanlar borsanın farklı bir hikaye anlattığına vurgu yaparak, “Buradaki kritik nokta, BIST Sınai Endeksi ile sanayi üretim endeksinin aynı şeyi ölçmemesi.Sanayi üretim endeksi Türkiye’deki fiziksel üretim faaliyetinin gelişimini ölçerken, BIST Sınai Endeksi Borsa İstanbul’da işlem gören sanayi şirketlerinin hisse fiyatlarını izliyor. Dolayısıyla borsa performansı yalnızca şirketlerin mevcut üretim miktarına değil; gelecekteki kârlılık beklentilerine, faizlere, şirketlerin bilanço yapısına, ihracat gelirlerine, döviz hareketlerine ve yatırımcıların şirketlere biçtiği değere bakıyor” bilgisini paylaştı.
ÜRETİMDEKİ ZAYIFLIK PMI’A DA YANSIDI
Sanayideki zayıf görünüm, öncü göstergelerde de devam etti.İstanbul Sanayi Odası Türkiye İmalat PMI, ağustosta temmuzdaki 47,7 seviyesinden 48,1’e yükselerek son üç ayın en yüksek seviyesine çıktı. Ancak endeks 50 eşik değerinin altında kalmaya devam etti. PMI verileri, imalat sektöründe faaliyet koşullarındaki daralmanın ağustosta bir miktar yavaşladığını ancak sektörün henüz büyüme bölgesine geçmediğini gösterdi. Ağustosta toplam yeni siparişler ve yeni ihracat siparişleri gerilemeye devam ederken, düşüşlerin temmuza göre daha sınırlı olması dikkat çekti. İmalatçılar üretim seviyelerini üst üste üçüncü ay azalttı. Uzman değerlendirmelerinde, talep koşullarındaki zayıflığın sanayi üretimini sınırladığı, yüksek finansman maliyetlerinin ve dış pazarlardaki belirsizliklerin de şirketlerin üretim ve yatırım kararlarını etkilediği belirtiliyor. PMI verisinde girdi maliyetleri enflasyonunun da yüksek seyrettiği görülürken, yükselen yakıt ve petrol maliyetlerinin maliyet baskısını artırdığı ifade ediliyor.
