Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği (TGSD), hazır giyim sektöründe yaşanan rekabet kaybı, istihdam düşüşü ve maliyet artışlarına dikkat çekerek üretim, finansman ve teknoloji politikalarının tek çatı altında toplanacağı bütünleşik bir sanayi politikası çağrısında bulundu. TGSD Müşterek Başkanları Toygar Narbay ve Dr. Ümit Özüren, mevcut desteklerin istihdam kayıplarını önlemede yetersiz kaldığını bildirdi.
Ekonomim'in haberine göre, Türkiye’deki işletmelerin mevcut faiz koşullarında öz kaynaklarını koruyabilmesi için yüzde 13,6 FAVÖK üretmesi gerektiği, rakip ülkelerde ise bu oranın yüzde 3,6 seviyesinde olduğu belirtildi. Narbay, aradaki 10 puanlık farkın ihracatçıyı üretime başlamadan dezavantajlı konuma düşürdüğünü ifade etti.
2022-Ağustos 2026 döneminde ücretlerin 5,1 kat, finansman maliyetlerinin 4,1 kat, enflasyonun 3,8 kat artmasına karşılık döviz paritesindeki yükselişin 2,6 katta kaldığı aktarıldı. Bu tablonun dolar bazlı maliyetlerde yaklaşık yüzde 30'luk artışa yol açtığı kaydedildi.
Sektörde 2022-2026 yılları arasında 364 bin kişilik istihdam kaybı yaşandığı, bina ve makine dahil toplam 10 milyar dolarlık yatırım stokunun daralma riskiyle karşı karşıya olduğu vurgulandı.
23 rakip ülkenin incelendiği karşılaştırmada Türkiye'nin mevcut maliyet yapısıyla 18'inci sırada yer aldığı; ancak maliyet odaklı anlayış yerine üretim kabiliyeti ve yaratılan değere odaklanılması hâlinde ilk sıraya yükselebileceği aktarıldı.
TGSD'NİN ÇÖZÜM VE YOL HARİTASI ÖNERİLERİ
Hazırlanan stratejik eylem planında yer alan öneriler şu şekildedir:
Kısa Vadeli Adımlar (2026-2028): Net ihracata yüzde 10 döviz dönüşüm desteği verilmesi, iş gücü teşviklerinin bölgesel gelişmişlik seviyesine göre düzenlenmesi ve finansmana erişimin kolaylaştırılması talep ediliyor.
Orta Vadeli Üretim Havzaları: Üretimin segmentlere ayrılması; lüks ürünlerin Batı'da, premium segmentin Orta Anadolu'da, orta segmentin Doğu Anadolu'da, ekonomik ürünlerin ise sınır bölgelerinde üretilmesi öngörülüyor.
İstanbul Hazır Giyim Konferansı: TGSD Müşterek Başkanı Dr. Ümit Özüren, 13-14 Ekim'de "Yeniden Tanımlanan Değer: Made in Türkiye" temasıyla 19'uncusu düzenlenecek konferansta sürdürülebilirlik, yapay zekâ, dijitalleşme ve marka gücünün ele alınacağını bildirdi.
