Modern üretim teknikleri yaygınlaşmış olsa da Tunceli’de çitlerden örülerek toprakla sıvanan kovanlarda yapılan geleneksel arıcılık yöntemi yaşatılmaya devam ediyor. Müdahale edilmeden doğal olarak yapılan üretim, kentin asırlık kültürel mirasını ve balın doğallığına olan güveni ortaya koyuyor.

“HİÇBİR MÜDAHALEDE BULUNULMUYOR”
Tunceli Arıcılar Birliği Başkanı Kazım Doğan, kentin tüm köy ve mezrasında geçmişi olan arıcılık geleneğiyle ilgili, "Türkiye’de yaklaşık 50-60 yıldır modern kovanlarla üretim yapılıyor. Ancak Anadolu’nun yüzyıllardır süregelen bir geleneği var. Çitlerden örülüp toprakla sıvayla yapılan kovanlarda arıya beslemeden ilaçlamaya kadar neredeyse hiçbir müdahalede bulunulmuyor. Arılar tamamen doğadan getirdikleri nektarla bal üretiyor. Tüketicide balla ilgili bir güvensizlik var; biz biraz da bu güveni yeniden tesis etmek için geleneksel yöntemin peşinden gidiyoruz. Eskiden körük bile yoktu; arı kış salkımına çekildiğinde bal alınırdı. Arının dünyasına sadık kalınarak yapılan bu gelenekte bal almak adeta bir ritüeldir. Sağım sonrası lokma olarak yufka ekmekle dağıtılır” ifadelerini kullandı.

“1000 TONU AŞAN BİR REKOLTE BEKLİYORUZ”
Bu seneki verimden arıcıların memnun olduğunu söyleyen Doğan, rekolte beklentileriyle ilgili de şunları söyledi:
"Bu yıl kentin genelinde 900 ile 1000 ton arasında, hatta 1000 tonu aşan bir rekolte bekliyoruz. Yüksek yaylalarda yer yer verimsizlik yaşansa da özellikle 1000 ila 1500 rakım arasındaki bölgelerde bal verimi son derece iyiydi. Arıcılarımız bu sezon yapılan sağımlardan ve üretimden memnun."

