Türkiye genelindeki tüm adliyelerde yaz döneminin yaklaşmasıyla birlikte, milyonlarca vatandaşı ve hukuk profesyonelini yakından ilgilendiren 2026 yılı adli tatil takvimi netleşti. Duruşmaların büyük bir bölümünün ertelendiği ve yargısal süreçlerin yavaşladığı bu dönemde mahkemeler kapılarını tamamen kapatmıyor; acil ve kanunen zorunlu kabul edilen işlemler nöbetçi mahkemeler aracılığıyla kesintisiz olarak sürdürülüyor.
2026 ADLİ TATİL NE ZAMAN BAŞLAYACAK?
Vatandaşların arama motorlarında en çok sorguladığı konuların başında yargı takviminin net tarihleri geliyor. Mevzuat gereği her yıl standart tarihlerde uygulanan adli tatil, 2026 yılında da 20 Temmuz Pazartesi günü itibarıyla resmen başlayacak. Yaklaşık kırk günlük bir periyodu kapsayan bu durağan dönem, 31 Ağustos tarihinde sona erecek.
2026 ADLİ TATİL NE ZAMAN BİTECEK?
Yargı mensuplarının ve mahkeme heyetlerinin normal çalışma düzenine döneceği yeni adli yılın açılışı ise 1 Eylül 2026 itibarıyla gerçekleştirilecek ve duruşma yoğunluğu yeniden başlayacak.

ADLİ TATİLDE HANGİ DAVALAR GÖRÜLECEK?
Yargı sisteminde tatil dönemi olsa da, hak kayıplarının önüne geçmek amacıyla bazı kritik süreçler hız kesmeden işliyor. Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve Ceza Muhakemesi Kanunu kapsamında ivedi sayılan dosyalar, adliyelerde görevlendirilen nöbetçi mahkemeler tarafından karara bağlanmaya devam ediyor. Bu dönemde kesintiye uğramadan yürütülen başlıca hukuki işlemler şunlardır:
Nafaka bağlanması ve nafaka artırımına yönelik talepler
Ceza dosyalarındaki tutukluluk incelemeleri ve itirazlar
İhtiyati tedbir ve ihtiyati haciz başvuruları
İşçi alacaklarına dair acil nitelik taşıyan işlemler
Delil tespiti ve mahallinde yapılması gereken acil keşifler
İcra ve iflas dairelerindeki süreli ve acil dosyalar
Bu istisnai durumlar dışında kalan tazminat, tapu iptali veya standart boşanma davaları gibi pek çok hukuki sürecin duruşmaları ise eylül ayında başlayacak olan yeni adli yıla erteleniyor.

HAK KAYBI RİSKİNE DİKKAT
Adli tatil dönemi, sadece mahkeme salonlarının boşaldığı bir zaman dilimi değil, aynı zamanda davası olan vatandaşlar için yasal sürelerin hesaplanmasında da önem arz etmekte.
Kanun koyucu, vatandaşların mağdur olmaması adına, bitiş tarihi adli tatile rastlayan yasal süreleri tatilin bittiği günden itibaren otomatik olarak bir hafta daha uzatır. Ancak icra takiplerine itiraz gibi bazı istisnai süreler adli tatilde de işlemeye devam edebilmektedir. Bu nedenle, davası ertelenen vatandaşların rehavete kapılmadan dosyalarının niteliğine göre avukatlarıyla iletişimde kalması, olası hak kayıplarını önlemek adına hayati önem taşımaktadır.
