AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu'nda "çerçeve yasa" olarak bilinen Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi'ne ilişkin konuştu.
Terörsüz Türkiye sürecinin tarihi bir aşamadan geçtiğini savunan Güler, eleştirilere tepki göstererek, "Türkiye'nin kaybetmesine, daha büyük risk ve tehditle bile karşılaşmasına tahammülümüz asla yok" dedi. Sürecin kendilerinde büyük bir heyecan yarattığını belirten Güler, "Artık Botan Çayı'nda serinlemek, Zap suyu gibi coşmak istiyoruz." ifadelerini kullandı.
Milli Dayanışma (Çerçeve Yasa) teklifine hangi parti ne oy verdi? TBMM'de son durum
"TERÖR KONUSUNDA TARİHİ BİR SÜREÇTEN GEÇİYORUZ"
Güler, TBMM'nin Terörsüz Türkiye sürecinde üzerine düşen sorumluluğu yerine getirdiğini belirterek, kanun teklifinin hazırlanma sürecine ilişkin bilgi verdi.
Sürecin yalnızca silah bırakılmasından ibaret olmadığını ifade eden Güler; hukuki düzenlemeler, toplumsal bütünleşme, süreçte görev alanlara yasal güvence sağlanması ve yürütme içinde koordinasyon mekanizması oluşturulması gibi başlıkların da ele alındığını söyledi.
Güler, teklifin Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun hazırladığı raporla uyumlu olduğunu savundu.
YENİ Parti’de çözüm kanunu için bağlayıcı grup kararı yok: Özel’den vekillere “Bana güvenin” mesajı
"KANUNU ÜÇ KİŞİ BİLİYORMUŞ" ELEŞTİRİSİNE TEPKİ
Güler, kanun teklifinin yalnızca üç kişi tarafından bilindiği yönündeki eleştirilere de tepki gösterdi. Raporda yer alan düzenlemelerin kamuoyuna açık olduğunu belirten Güler, özellikle PKK'nın silah bırakması ve kendisini feshetmesinin süreçteki "en kritik eşik" olarak tanımlandığı 6'ncı maddeye dikkat çekti.
Güler, söz konusu düzenlemenin 18 Şubat 2026'da yayımlanan raporda da yer aldığını belirterek, "Bazı arkadaşlar bunu yeni duyuyor herhalde. 18 Şubat 2026'da rapora yansımış bir şeyi bugün yeni duyuyorlar." dedi.
'Çerçeve yasa' görüşmesi öncesi Dervişoğlu'ndan vekillere çağrı: 'Tarih ve millet sizi affetmeyecek'
"TOPLUMSAL BÜTÜNLEŞMEYE YÖNELİK DE ADIMLAR ATILACAK"
Kanun teklifinde PKK ve bağlantılı yapıların faaliyetlerinin sona erdirilmesi ile silah ve mühimmatın teslim edilmesine ilişkin tespit ve teyit mekanizmasının bulunduğunu belirten Güler, sürecin bununla sınırlı olmadığını söyledi.
Güler, teklif kapsamında hukuki düzenlemelerin yanı sıra toplumsal bütünleşme ve süreçte görev alanlara yasal güvence sağlanmasına yönelik adımlar atılacağını ifade etti.
"SİYASİ YASAK TARTIŞMALARI BİRBİRİNE KARIŞTIRILIYOR"
Güler, teklifin yargılamalara ilişkin bölümlerinin de kamuoyunda yanlış yorumlandığını savundu. Mevcut hukuki çerçeve içerisinde yargılama süreçlerinde failin lehine olan hususların değerlendirilmesine yönelik düzenlemeler bulunduğunu belirten Güler, hak yoksunluğu ve erteleme konularının da teklif kapsamında ele alındığını söyledi.
Öte yandan, Kamuoyundaki "siyasi yasak" tartışmalarına da değinen Güler, hak yoksunluklarının yalnızca belediye başkanlığı veya milletvekilliği üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini ifade etti.
Bir kişinin milletvekili seçilip seçilemeyeceği konusunda Türk Ceza Kanunu ile seçim mevzuatının birbirinden ayrı değerlendirilmesi gerektiğini belirten Güler, bu konudaki kararların ilgili seçim kurulları ve gerektiğinde Yüksek Seçim Kurulu tarafından mevzuat ve içtihatlar çerçevesinde verileceğini söyledi.
"KAPALI KAPILAR ARDINDA HAZIRLANMIŞ BİR ŞEY YOK"
Güler, teklifin "üç kişi tarafından hazırlandığı" ve kapalı kapılar ardında oluşturulduğu yönündeki iddiaları da reddetti.
Teklifin hazırlanma sürecinde çeşitli kişilerle istişareler yapıldığını ve süreç başlamadan önce siyasi partilere bilgilendirmede bulunulduğunu belirten Güler, "Gizli kapaklı, kapalı kapılar ardında hazırlanmış bir şey yok. Gerçekten samimiyetle bir çaba, bir gayret var." dedi.
Güler, sürece katkı sunan siyasi parti ve siyasetçilere teşekkür etti.
Erbakan çözüm kanunu kararını açıkladı: Yeniden Refah çekimser kaldı
"AMACIMIZ BU TOPRAKLARDA BİR DAHA SİLAHIN KONUŞULMAMASI"
Terörsüz Türkiye sürecinin temel amacının Türkiye'de silah ve şiddetin siyasi ve toplumsal sorunların çözümünde yeniden kullanılmasını engellemek olduğunu belirten Güler, "Bizim amacımız belli. Bizim derdimiz belli." ifadelerini kullandı.
Güler, Türkiye'de silah ve şiddet nedeniyle yeniden ağır ekonomik ve sosyal sonuçların yaşanmasını istemediklerini belirterek, "Eksiğimiz olabilir, yanlışımız da olabilir." dedi.
Eleştiri yapanlara ellerindeki bilgi ve tecrübeyi ortaya koymaları çağrısında bulunan Güler, "50 yıllık bir meseleye bütün samimiyetimle, bütün gayretimle bir şey yapmaya çalışıyorum. Eksiği olabilir, yanlışım da olabilir. Sen ne diyorsun, bir görelim?" diye konuştu.
"TÜRKİYE MODELİ" VURGUSU
Güler, yürütülen sürecin Terörsüz Türkiye hedefi bakımından Türkiye'ye özgü bir model oluşturduğunu savundu. Türkiye'nin kendi iç dinamikleriyle sorunu çözmeye çalıştığını belirten Güler, IRA ve ETA örneklerinde üçüncü tarafların veya dış müdahalelerin bulunduğunu, Türkiye'deki süreçte ise böyle bir durumun olmadığını söyledi.
Güler, Türküyle, Kürdüyle, Alevisiyle ve Sünnisiyle toplumun farklı kesimlerinin ortak bir gelecek kurmak istediğini ifade ederek, sürece yönelik kaygıların yapıcı biçimde dile getirilmesi gerektiğini belirtti.
MHP'den açıklama: Bugün tarihi bir gün
"BOTAN ÇAYI'NDA SERİNLEMEK, ZAP SUYU GİBİ COŞMAK İSTİYORUZ"
Konuşmasının son bölümünde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 2009 yılında yaptığı bir konuşmaya atıfta bulunan Güler, Türkiye'nin geleceğine ilişkin temennilerini dile getirdi.
Güler, "Artık Botan Çayı'nda serinlemek, Zap suyu gibi coşmak, Dicle, Fırat, Murat gibi barışa, kardeşliğe akmak istiyoruz." dedi.
Türkiye'nin farklı bölgelerinden çiçeklerin ülkenin annelerine verilmesini istediklerini belirten Güler, Türkiye'nin güçlü ve geleceğe güvenle bakan bir ülke haline gelmesini hedeflediklerini söyledi.
"BEDELİ NE OLURSA OLSUN BUNU BAŞARACAĞIZ"
Güler, konuşmasının sonunda Terörsüz Türkiye sürecinin başarıya ulaşacağına inandığını belirterek, "Bedeli her ne olursa olsun bunu başaracağız." dedi.
Güler, sözlerini "Bu kardeşlik projesini, bir bütünleşme projesini, Türkiye'yi ayağa kaldırma projesini hep birlikte başaracağız inşallah." ifadeleriyle tamamladı.
YENİ Parti’de çerçeve yasa ayrışması: Üç milletvekili 'hayır' diyecek
Kılıçdaroğlu, partinin 'kararını' açıkladı: Tereddütsüz katkı vereceğiz
