AK Parti Bursa Milletvekili Osman Mesten, son dönemde kamuoyunun en çok tartıştığı konulardan biri olan başıboş köpek sorununa dair ezber bozan ve bir o kadar da tartışmalı açıklamalara imza attı. Mesten, kullanılan terminolojinin toplumun değer yargılarını değiştirmeye yönelik bir "proje" olduğunu iddia etti.
"DİLİMİZİ NECASETTEN TEMİZLEYELİM"
Mesten, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, hayvan hakları savunucuları tarafından kullanılan yaygın kavramlara savaş açtı. "Can dost" yerine "köpek/it", "mama" yerine "yal", "hayvansever" yerine ise "insan sevmeyen" anlamına gelen "mizantrop" ifadelerinin kullanılması gerektiğini savunan Mesten, şu ifadeleri kullandı:
"Türkiye, köpekçi terörüne teslim olmayacak! Önce zihnimizi ve dilimizi bu kavramlardan temizlemeliyiz. Bu mesele sadece bir sokak köpeği hadisesi değil, Türk aile yapısını hedef alan büyük bir terör organizasyonudur."
"BEBEK İLE KÖPEĞİ EŞİTLİYORLAR"
Tepki çeken açıklamalarının ardından bir değerlendirme daha yapan Mesten, kavramlarla oynanarak toplumun bilinçaltına müdahale edildiğini öne sürdü. Özellikle "mama" kelimesinin kullanımına dikkat çeken Milletvekili, bu tabirin köpeği bebekle eşitlemek için bilinçli seçildiğini iddia etti:
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın "Köpek, insan evladı yerine konulamaz" çıkışına destek veren Mesten, "Köpek annesi" kavramının Türk aile sistemine dinamit koymak olduğunu savundu.
"Nasıl inek veya kuzuya 'yavrumuz' demiyorsak, köpeğe de köpek demek hakaret değildir. Bize bebeğin yiyeceği ile köpeğin yiyeceğinin aynı olduğu algısını yutturmaya çalışıyorlar."
"MİLLETİN SESİ OLDUM"
Paylaşımının ardından hem yoğun tebrik hem de sert eleştiriler aldığını belirten Osman Mesten, tehdit ve hakaretlere rağmen geri adım atmayacağını söyledi. "Milletimize tercüman oldum" diyen Mesten, başıboş köpek sorununun dış kaynaklı projelerle beslenen bir lobi faaliyeti olduğunu iddia ederek, meselenin milli güvenlik çerçevesinde ele alınması gerektiğini yineledi.
Mesten, şu ifadeleri kullandı:
"Öncelikle kavram konusuna temas etmek istedim. Çünkü bu öyle bir lobi ki dilimizdeki, dimağımızdaki kavramlarla oynadılar. Çocukla köpeği eşitlediler. Köpek annesi olunabileceğini savundular. Ancak Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, gayet isabetle mücadele ediyor, güzel açıklamalarda bulundu. Köpeğin insan evladı yerine konulamayacağını, bunun Türk aile sistemine dinamit koymak olduğunu ifade etti. Biz de bu görüşteyiz. Bu mesele sadece başıboş köpek hadisesi değildir. Milli güvenliğimizi ilgilendiren, dışarıdan bir takım projelerle Türk aile yapısını da hedef alan büyük bir terör organizasyonudur diye haykırmak istiyorum. Ben bu duygu ve düşüncelerle böyle bir paylaşımı yaptım. Milletimize tercüman oldum. Tebrik telefonları, mesajları ve yorumları aldım. Tabi o itçi lobisi de boş durmuyor. Hakaretler, beddualar, tehditler bini bir para. Olsun, artık milletimiz uyanmıştır. Milletimiz gerçeğin farkındadır.
Adı köpektir, ‘it’tir. ‘Can dost’ değildir, ‘patili dost’ değildir. Nasıl bir inekten, kuzudan, koyundan ya da başka bir hayvandan bahsederken ‘dostumuz’, ‘yavrumuz’, ‘evladımız’ demiyorsak, buna bu ismi vermiyorsak, köpeğe de köpek ismi vermek ne hakarettir ne de ona olumsuz yaklaşmaktır. Bunun yanında ‘mama’ tabiri gerçekten çok ilginçtir. Üzerinde oturulup araştırmalar yapılması gereken bir meseledir. Bize bilinçaltımızda köpeğin yiyeceğinin ‘mama’ olduğunu ezberleterek bebeğin yiyeceğinin mama olmasıyla eşitlemektedirler. Köpek ve bebek eşittir algısını bu millete yutturmak istemektedirler."
Siyasi çevrelerde ve hayvan hakları örgütlerinde büyük yankı uyandıran bu açıklamalar, sokak hayvanlarına yönelik hazırlanan yeni yasal düzenleme tartışmalarının gölgesinde tansiyonu yükseltti.
