Adalet Bakanı Akın Gürlek, Trabzon Valiliği'ni ziyareti sırasında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.
Trabzon'un 15 Ağustos'ta kutlanacak 565. fetih yıl dönümünü tebrik eden Gürlek, kentteki programı kapsamında Eren Bülbül ve Jandarma Astsubay Ferhat Gedik'i de şehadetlerinin dokuzuncu yılında rahmet ve minnetle andı. Gürlek, tüm Türkiye'yi acıya boğan olayın ardından Eren Bülbül'ün “İyi ki varsın Eren” sözüyle hafızalara kazındığını belirterek, şehitlerin ruhlarının şad olmasını diledi.
Öte yandan Türkiye'nin hukuk devleti olduğunu vurgulayan Gürlek, adalet hizmetlerinin hiçbir ayrım gözetmeden yürütülmesi gerektiğini belirterek, “Kimse dokunulmaz değildir, kimse kanunlar karşısında imtiyazlı değildir. Hukuk herkes için işler” dedi.
“KİMSE DOKUNULMAZ DEĞİLDİR, HUKUK HERKES İÇİN İŞLER”
Türkiye Cumhuriyeti'nin bir hukuk devleti olduğunun altını çizen Gürlek, Adalet Bakanı olarak adalet hizmetlerini hiçbir ayrım gözetmeden 86 milyon vatandaşa karşı taşıdığı bir sorumluluk olarak gördüğünü söyledi.
Gürlek, “Kimse dokunulmaz değildir, kimse kanunlar karşısında imtiyazlı değildir. Hukuk herkes için işler” ifadelerini kullandı.
Hukukun asli amacının vatandaşı huzur ve güven içinde tutmak olduğunu belirten Gürlek, devlet ya da vatandaş aleyhine bireysel veya organize bir yapılanma görüldüğünde hukukun devreye gireceğini, dosyanın üzerindeki isme bakılmaksızın gereğinin yapılacağını kaydetti.
“UCU NEREYE GİDERSE GİTSİN, YOLUMUZDAN ŞAŞMAYACAĞIZ”
Türkiye Yüzyılı hedefinin yalnızca ekonomik kalkınma, teknolojik ilerleme ve büyük yatırımlarla sınırlı olmadığını belirten Gürlek, bunu aynı zamanda “Adaletin Yüzyılı” olarak gördüklerini söyledi.
Suç ve suç örgütleriyle mücadeleye kararlılıkla devam ettiklerini belirten Gürlek, suçun yöntemi, araçları ve örgütlerin kullandığı yollar değişse de devletin suçla mücadele iradesinin değişmediğini vurguladı.
Uyuşturucudan yasa dışı bahis ve sanal kumara, sokak çetelerinden organize suç yapılanmalarına kadar vatandaşların huzurunu hedef alan bütün suç odaklarının üzerine gittiklerini belirten Gürlek, yalnızca suç zincirinin görünen kısmıyla ilgilenmediklerini söyledi.
Uyuşturucu suçlarında torbacıdan barona, organize suçlarda failden azmettiriciye, yasa dışı bahiste ise hesabını kullandırandan sistemi yönetenlere kadar zincirin tamamını ortaya çıkarmaya çalıştıklarını ifade etti.
"ÇOCUK ÖLÜMLERİ TOPLUMU DERİNDEN SARSIYOR"
Gürlek, Mattia Ahmet Minguzzi ve Atlas Çağlayan'ın da aralarında bulunduğu çocukların öldürülmesinin toplumda derin yaralar oluşturduğunu belirtti.
Adalet Bakanlığı'nın görevinin yalnızca suç işlendikten sonra faili cezalandırmak olmadığını, benzer acıların yeniden yaşanmaması için suçu ortaya çıkmadan önce önlemenin de önemli olduğunu söyleyen Gürlek, özellikle ağır suçlara karışan çocuklar bakımından daha caydırıcı bir infaz düzenlemesinin hazırlanmasında Bakanlık olarak aktif rol üstlendiklerini belirtti.
Cezaların artırılmasına yönelik çalışmalara önemli katkılar sağladıklarını aktaran Gürlek, çocukların suça sürüklenmesinde ailelerin sorumluluğunu güçlendiren düzenlemelerin de yer aldığı yasal düzenlemenin TBMM'den geçerek yasalaştığını söyledi.
Gürlek, çocukların geleceğin en büyük teminatı olduğunu belirterek, çocukların güvenliği ve geleceği için üzerlerine düşen mücadeleyi sürdüreceklerini ifade etti.
“SUÇ DÜZENİNİ AYAKTA TUTAN KARA PARANIN DA TAKİPÇİSİYİZ”
Gürlek, suç örgütleriyle mücadelede yalnızca suçluların değil, suç düzenini ayakta tutan finansal kaynakların da takip edildiğini söyledi.
“Suçun damarını kesmeden, bu kaynağı kurutmadan suç örgütünün nefesini kesemezsiniz” diyen Gürlek, bu düzene geçit vermeyeceklerini ve operasyonların devam edeceğini belirtti.
Devletin suçla mücadele iradesinin açık olduğunu kaydeden Gürlek, milletin huzurunu bozan hiçbir yapıya müsamaha gösterilmeyeceğini söyledi. Suç işleyen kim olursa olsun yaptığı yanına kar kalmayacağını ifade eden Gürlek, “Devletten daha güçlü bir yapı yoktur. Türk adaletinden kaçabilecekleri bir yer de yoktur” dedi.
“FAİLİ MEÇHUL DOSYALARI YENİDEN AÇMAYA DEVAM EDECEĞİZ”
Gürlek, faili meçhul olaylar ve şüpheli ölümlere ilişkin de dikkat çeken mesajlar verdi.
“Adaletin önünde zaman aşınır, hakikat aşınmaz” ifadesini kullanan Gürlek, olayların üzerinden yıllar geçse veya dosyalar uzun süre rafta beklese dahi faili meçhul kalan her ölümün devlet açısından kapanmamış bir hesap olduğunu söyledi.
Faili meçhul olayları, şüpheli ölümleri ve kamu vicdanında iz bırakan dosyaları yeniden açmaya devam edeceklerini belirten Gürlek, şüpheleri dağıtacaklarını, delillerin izini süreceklerini ve sorumluları adaletin karşısına çıkaracaklarını ifade etti.
Gürlek, “Ucu nereye giderse gitsin, kimin karşısına çıkarsa çıksın, yolumuzdan şaşmayacağız” dedi.
“TERÖRSÜZ TÜRKİYE ARTIK YALNIZCA BİR TEMENNİ DEĞİLDİR”
Gürlek, Türkiye'nin uzun yıllar boyunca terör nedeniyle ağır bedeller ödediğini belirterek, binlerce kişinin şehit olduğunu, ailelerin parçalandığını ve ülkenin ekonomik ve sosyal açıdan da kayıplar yaşadığını söyledi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin ortaya koyduğu iradeyle başlayan “Terörsüz Türkiye” hedefinin, milletin sağduyusu ve TBMM'nin iradesiyle yeni ve tarihi bir aşamaya taşındığını belirten Gürlek, 10 Ağustos 2026'da TBMM Genel Kurulu'nda 468 kabul oyuyla yasalaşan Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun'a dikkat çekti.
Gürlek, kanunun kabul edilmesiyle tarihe geçecek güçlü bir milli iradenin ortaya konulduğunu belirterek, “Terörsüz Türkiye artık yalnızca bir temenni değildir” dedi.
Bu sürecin devletin, siyaset kurumunun ve milletin ortak geleceğine ilişkin ortaya konulmuş tarihi bir irade olduğunu ifade eden Gürlek, meselenin 86 milyon vatandaşın ortak meselesi olduğunu söyledi.
“ŞEHİTLERİMİZİN AZİZ HATIRASINI İNCİTECEK HİÇBİR ADIM ATILMADI”
Gürlek, Terörsüz Türkiye sürecinde şehitlerin ve gazilerin konumuna ilişkin de açıklama yaptı. Hedefin Türkiye'yi terör tehdidinden kalıcı olarak kurtarmak, milli birlik ve beraberliği daha da güçlendirmek ve bölgede huzur iklimini sağlamak olduğunu belirten Gürlek, “Şehitlerimizin aziz hatırasını incitecek hiçbir adım atılmamıştır, atılmayacaktır” dedi.
Gazilerin fedakarlığının kendileri için tartışmaya kapalı olduğunu ifade eden Gürlek, güçlü Türkiye'ye giden yolda iç cephenin güçlendirilmesinin önemine dikkat çekti.
Türkiye'nin ortak payda olduğunu belirten Gürlek, ülkenin ve milletin yüksek çıkarları söz konusu olduğunda bir araya gelmenin ve aynı zeminde buluşmanın gerekli olduğunu söyledi. Trabzon'un da Terörsüz Türkiye sürecini güçlü şekilde sahiplenen iradelerden biri olacağına inandığını kaydetti.
“SORUNLARIMIZIN ÜZERİNE GİDEN BİR ÜLKEYİZ”
Türkiye'nin artık sorunlarını erteleyen değil, sorunlarının üzerine giden bir ülke olduğunu vurgulayan Gürlek, bunun terörle mücadelede, suç örgütleriyle mücadelede ve adalet sisteminin eksiklerinin giderilmesinde de geçerli olduğunu söyledi.
Gürlek, nerede bir eksiklik varsa giderileceğini, vatandaşların haklı beklentilerinin dinleneceğini ve milletin huzuruna kasteden yapıların hukuk içerisinde karşısında durulacağını ifade etti.
ADALET TEŞKİLATI GÜÇLENDİRİLECEK
Adalet teşkilatını daha güçlü hale getirecek, yargılamanın etkinliğini artıracak ve vatandaşın hakkına daha hızlı ulaşmasını sağlayacak reformları sürdüreceklerini belirten Gürlek, Trabzon'daki adalet hizmetlerinin fiziki altyapısına ilişkin de bilgi verdi.
Vakfıkebir Adliyesi'nin proje çalışmalarının tamamlandığını ve yapım ihalesinin gerçekleştirildiğini belirten Gürlek, Of Adalet Sarayı projesinin de daha güçlü ve etkin yargı hizmeti sunacak şekilde hazırlandığını söyledi.
Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi'nde kurulmasına karar verilen yeni hukuk ve ceza dairelerinin faaliyete geçebilmesi için gerekli çalışmaların yapılacağını aktaran Gürlek, ihtiyaç halinde yeni dairelerin de kurulabileceğini ifade etti.
“SİVİL, DEMOKRATİK VE KUŞATICI ANAYASA HEDEFİNDEN VAZGEÇMEYECEĞİZ”
Gürlek, açıklamasında yeni anayasa hedefinin de sürdürüleceğini belirtti.
Türkiye'nin yıllardır hak ettiği sivil, demokratik ve kuşatıcı bir anayasa hedefinden vazgeçmeyeceklerini söyleyen Gürlek, Türkiye Yüzyılı'nı geçmiş dönemlerin vesayet anlayışından kalan anayasal zeminin üzerine değil, millet iradesini merkeze alan, insan onurunu ve temel hakları güvence altına alan güçlü bir hukuk düzeninin üzerine inşa etmek istediklerini ifade etti.
“ÖNÜMÜZDE YENİ BİR DÖNEM VAR”
Türkiye'nin savunma sanayisinden teknolojiye kadar birçok alanda önemli ilerlemeler kaydettiğini belirten Gürlek, önlerinde yeni bir dönem bulunduğunu söyledi.
Gürlek, bu dönemi terörün gölgesinden tamamen kurtulmuş, suç örgütlerinin hareket alanının yok edildiği, hukuk güvenliğinin güçlendiği, ekonomi, üretim ve insan kaynağıyla daha büyük hedeflere yürüyen bir Türkiye olarak tarif etti.
Trabzon'un da bu yürüyüşte ön saflarda yer alacağına inandığını belirten Gürlek, Türkiye'deki her türlü suç örgütünün ortadan kaldırılması ve milletin huzurunu bozan iç ve dış unsurlara fırsat verilmemesi için mücadele edeceklerini kaydetti.
Gürlek, konuşmasının sonunda kendilerini Trabzon'da ağırlayan Vali Tahir Şahin, il protokolü ve Trabzonlulara teşekkür etti. Adaletin tecellisi için görev yapan hakim, cumhuriyet savcıları, avukatlar ve adalet teşkilatı mensupları ile milletin huzur ve güvenliği için görev yapan emniyet ve jandarma teşkilatına da şükranlarını sundu.
