YENİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Gizem Özcan, kamuoyunda “çerçeve yasa” olarak adlandırılan Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanunun TBMM'de kabul edilmesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Muğla Büyükşehir Belediyesi'nin 2,5 yıllık çalışmalarının ele alındığı toplantıda ANKA Haber Ajansı'na konuşan Özcan, partisinin süreç boyunca yaklaşımının açık olduğunu belirtti. Özcan, TBMM çatısı altında şeffaf, açık ve toplumu kapsayan bir komisyon kurulmasını önerdiklerini ifade etti.
Komisyon çalışmalarının ardından bir rapor hazırlandığını ve raporda demokratikleşmeye ilişkin adımların da yer aldığını hatırlatan Özcan, söz konusu raporun ortak imzayla ortaya çıktığını söyledi.
CHP’den “Çerçeve Yasa” mesajı: Bunu pazarlık unsuru olarak görmedik
Özcan, sürecin yasa aşamasında da partisinin çekincelerini dile getirdiğini belirterek, toplumsal barışın demokratikleşme adımları olmadan sağlanamayacağını savundu.
“DEMOKRATİKLEŞME OLMADAN TOPLUMSAL BARIŞ SAĞLANAMAZ”
Özcan, komisyon raporunda demokratikleşmeye ilişkin düzenlemelerin de bulunduğunu belirterek, sürece ilişkin yaklaşımlarının değişmediğini ifade etti.
Özcan, şöyle konuştu:
“O rapora baktığınız zaman demokratikleşmeye ilişkin adımların içerisinde olduğu o rapor ortak imzayla ortaya çıktı”
Süreç yasasının Adalet Komisyonu aşamasında partisinin çekincelerini dile getirdiklerini belirten Özcan, bu konudaki tutumlarını şu sözlerle açıkladı:
"Demokratikleşme olmadan gerçekten bir toplumsal barış sağlanamayacağını ifade etmemizle de tüm itirazlarımızı yaptık"
“BARIŞTAN YANA HERHANGİ BİR TEREDDÜDÜMÜZ YOK”
Özcan, YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel'in yasa teklifinin TBMM'deki görüşmeleri sırasında söylediği “Buna en çok bizim hayır deme hakkımız var” sözünü de değerlendirdi.
Bu tutumun gerekçesini Türkiye'de yaşandığını savunduğu hukuksuzluklar ve antidemokratik uygulamalarla açıklayan Özcan, farklı alanlarda devam eden yargı süreçlerine dikkat çekti.
Özcan, şöyle konuştu:
“Çünkü bugün içinden geçtiğimiz süreçlerde pek çok hukuksuzlukla karşı karşıya, antidemokratik uygulamalarla karşı karşıya kalıyoruz. İçinden geçtiğimiz süreçte belediye başkanlarımız, yol arkadaşlarımız, il başkanlarımız, yöneticilerimizin tutuklandığı günlerden geçiyoruz. Ve gerçekten hukuk devletinin inşa edilmesi gereken bir süreçte pek çok hukuksuzlukla uğraşıyoruz. Keza kent uzlaşısından yargılanan belediye başkanlarımız hâlâ içeride. Bakın Türkiye'de bir yanda bunlar yaşanırken bir yandan da toplumsal barışa ilişkin bir çözüm sürecinin olduğu ortaya konuldu. Tam da bu nedenle Genel Başkanımız Özgür Özgür Özel ve bizler tarihsel ve siyasi sorumluluk doğrultusunda tutarlı bir çizgi izliyoruz. Biz dün ne diyorsak bugün de aynı şeyi söylüyoruz. Dün de, bugün de aynı noktadayız. Hiçbir zaman bu tutarlılık değişmedi."
Özcan, partisinin barış konusunda herhangi bir çekincesi bulunmadığını da belirterek, terörün sona ermesini isteyen geniş bir kesimin bulunduğunu söyledi.
“Bizler her zaman ifade ettiğimiz gibi barıştan yanayız. Tek bir kişi yoktur ki bugün Muğla'da da Türkiye'de de. Terörün bitmesini istiyor herkes…”
“HAYIR” TUTUMUNUN BÖLÜNME OLARAK DEĞERLENDİRİLMEMESİ GEREKTİĞİNİ SÖYLEDİ
Gizem Özcan, partisinin yasa teklifine yönelik “hayır” tutumunun Türkiye'nin bölünmesini veya parçalanmasını savunmak anlamına gelmediğini vurguladı.
Siyasetin halkın taleplerini dikkate alması gerektiğini belirten Özcan, sahada yurttaşlardan “Halkın vekili olun, halkın sesini duyun” şeklinde çağrılar aldıklarını ifade etti.
Bahçeli'den çerçeve yasa sonrası değerlendirme: Kaybedecek vaktimiz yok
YENİ Parti'nin de bu anlayışla kurulduğunu söyleyen Özcan, partisinin halkın iradesini temsil ettiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
"Halkın sesini dinleyen, halkın kurduğu, halkın finanse ettiği, halkın liderinin yanında durduğu milletvekilleriyle beraber halkın iradesinin tezahürü olan bir parti, YENİ Parti"
“FARKLI DÜŞÜNCELERİN İFADE EDİLEBİLMESİ DEMOKRATİK YAPININ GEREĞİ”
Özcan, partisinin Cumhuriyet ve Atatürk değerlerini savunduğunu belirterek, farklı görüşlerin dile getirilmesinin bölünme anlamına gelmediğini savundu.
Milletvekillerinin aynı konu hakkında farklı görüşler ortaya koyabilmesinin demokratik siyasetin bir parçası olduğunu ifade eden Özcan, şöyle konuştu:
"Bu bir fikir ayrılığı ya da bölünme değildir. Türkiye'nin ihtiyaç duyduğu siyaset anlayışı da farklı düşüncelerin ifade edilebildiği demokratik bir yapıdır"
ÖZCAN'DAN MUĞLA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ DEĞERLENDİRMESİ
Gizem Özcan, konuşmasında Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras'ın yönetim anlayışına ilişkin de değerlendirmelerde bulundu.
Aras'ın göreve geldiği tarihten bu yana yürüttüğü çalışmaların Muğla halkıyla ve kamuoyuyla paylaşıldığını belirten Özcan, belediyecilikte hesap verebilirlik ve şeffaflığın önemine dikkat çekti.
Özcan, şu ifadeleri kullandı:
“Bugün Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Ahmet Aras 2,5 yıllık süreçte göreve geldiği andan itibaren yaptığı hizmetleri burada Muğla halkıyla, kamuoyuyla paylaşıyor. Her zaman söylediğimiz gibi hesap verilebilir, şeffaf yönetim anlayışının ne kadar önemli olduğunu burada görüyoruz”
