Bakan Gürlek'ten fon skandalı açıklaması: Finans bürokrasisi, medya ve siyaset içinde suç yapılanması tespit ettik

Bakan Gürlek'ten fon skandalı açıklaması: Finans bürokrasisi, medya ve siyaset içinde suç yapılanması tespit ettik

Bakan Gürlek, Türkiye'yi sarsan fon soruşturmasının yalnızca borsa manipülasyonuyla sınırlı olmadığını, üst düzey finans bürokrasisi, medya ve siyasi isimlere kadar uzanan organize bir suç yapılanmasının ortaya çıkarıldığını açıkladı. Soruşturmada 433 şüpheli bulunduğunu, 112 kişinin tutuklandığını ve 38 kişinin firari olduğunu duyuran Gürlek, 359 gerçek kişi ile 111 tüzel kişinin mal varlıklarına ve hesaplarına tedbir uygulandığını bildirdi.

Adalet Bakanı Akın Gürlek, sermaye piyasalarında eylül ayında başlayan ve yüz binlerce yatırımcıyı etkileyen fon skandalına ilişkin yürütülen soruşturmanın ulaştığı boyutu açıkladı. 3 Kasım'da kamuoyunun karşısına çıkan Gürlek, soruşturmanın başlangıçta yatırım fonları ve hisse senetleri üzerinden gerçekleştirilen usulsüz işlemlere odaklandığını, ancak elde edilen ifadeler ve delillerle birlikte finans sisteminin üst yönetimine kadar uzandığını söyledi.

Soruşturma kapsamında organize bir suç yapılanmasının tespit edildiğini belirten Gürlek, bu yapının finansal piyasalarda likiditeyi kontrol etmek, bazı hisse senetlerinin fiyatlarını manipüle etmek ve piyasada hakimiyet kurmak amacıyla hareket ettiğini ileri sürdü.

"BU BASİT BİR BORSA VURGUNU DEĞİL, KAPSAMLI BİR SUÇ YAPILANMASI"

Adalet Bakanı Gürlek, soruşturmanın ulaştığı aşamaya ilişkin değerlendirmesinde, finans piyasalarında hiyerarşik biçimde örgütlenmiş bir yapının ortaya çıkarıldığını savundu.

Gürlek, şu ifadeleri kullandı:

"Bu soruşturmada kapsamlı organize bir piyasa dolandırıcılığı ve suç yapısı tespit edilmiştir. Soruşturma her ne kadar piyasa aktörleri üzerinden başlamış olsa da geldiği noktada üst düzey finans bürokrasisini de kapsayan bir suç yapılanmasına şahit oluyoruz."

Üst düzey denetim mekanizmalarına sızan bir yapı bulunduğunu ileri süren Gürlek, yeni şüphelilere ulaşıldıkça soruşturmanın genişletildiğini belirtti.

"Üst düzey denetim mekanizmalarımıza sızan şebekenin varlığı bugün itibarıyla oldukça belirgin hale gelmiş ve sorumlular hukuk önüne bir bir çıkarılmaya başlanmıştır" diyen Gürlek, verilen ifadelerin yeni isimleri ortaya çıkardığını söyledi.

"BORSA BÜROKRASİSİ, MANİPÜLATÖRLER VE MEDYA ARASINDA İŞ BİRLİĞİ VAR"

Gürlek'in açıklamasında en dikkat çekici bölümlerden biri, suç yapılanmasının medya ve finans bürokrasisiyle ilişkilerine yönelik değerlendirmeleri oldu. Soruşturmada elde edilen delillerin farklı kesimler arasında sistemli ilişkiler bulunduğunu gösterdiğini savunan Gürlek, şu ifadeleri kullandı:

"Bu örgütsel yapının içindeki isimler arasında hiyerarşik ve sistemli bir iş birliğinin delillerine ulaştık. Borsa bürokrasisi, manipülasyonları yapanlar ve medya arasında kapsamlı bir iş birliği yapıldığını görüyoruz."

Bakan Gürlek, finansal işlemlerin denetlenmesinden sorumlu mekanizmaların da rüşvet yoluyla etkisiz hale getirildiğini ileri sürdü. Gürlek, "Parayı kontrol eden mekanizmanın içindeki isimler, rüşvet çarkını kurarak üzerlerindeki denetim mekanizmalarını etkisiz hale getirmişlerdir" dedi.

Gürlek, söz konusu yapının bazı hisseler üzerinde oynayarak piyasadaki likiditeyi toplamayı ve kartelleşerek piyasayı kontrol etmeyi hedeflediğini savundu.

433 ŞÜPHELİ, 112 TUTUKLU, 38 FİRARİ

Adalet Bakanı Gürlek, fon soruşturmasının ulaştığı büyüklüğü ortaya koyan son rakamları da paylaştı.

Bakanın açıkladığı verilere göre soruşturmada:

433 kişi şüpheli olarak yer alıyor.

112 kişi tutuklu bulunuyor.

186 kişi hakkında adli kontrol uygulanıyor.

38 kişi firari olarak aranıyor.

359 gerçek kişi ve 111 tüzel kişinin mal varlıklarına ve banka hesaplarına bloke ve tedbir işlemleri uygulandı.

Gürlek, soruşturmanın yalnızca finans piyasalarında işlem yapan kişi ve şirketleri değil, üst düzey bürokratları ve siyasi bağlantıları da kapsadığını belirtti.

"Fon piyasamızda suç yapılanmasına iltisak etmiş en üst düzeyden en alt düzeye kadar bürokratik isimler, gerçek ve tüzel kişiler, siyasi profiller hakkında yasal işlemler yapılmış ve yapılmaktadır" ifadelerini kullandı.

30 MİLYAR LİRALIK PARA VE MAL VARLIĞI İADE EDİLDİ

Fon skandalında elde edildiği değerlendirilen kazançların geri alınmasına yönelik çalışmaların sürdüğünü belirten Gürlek, gönüllü iade kapsamında ulaşılan son tutarı da açıkladı.

Gürlek, yaklaşık 30 milyar lira değerinde para, taşınmaz ve hisse senedinin Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) bünyesinde oluşturulan gönüllü iade hesabı kapsamında geri alındığını bildirdi.

"Yaklaşık 30 milyar Türk lirası değerinde para, taşınmaz ve hisse senedi, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu bünyesinde kurulan gönüllü iade hesabı kapsamında iade edilmiştir" dedi.

"YURT DIŞINA ÇIKARILAN PARALAR GERİ GETİRİLECEK"

Bakan Gürlek, soruşturmanın yurt dışına uzanan mali bağlantılarının da araştırıldığını açıkladı. Suç yapılanmasının yurt dışına çıkardığı değerlendirilen paraların izinin sürüldüğünü belirten Gürlek, "Bu suç yapılanmasının yurt dışına çıkardığı paralar mutlaka milli ekonomimize kazandırılacaktır" dedi.

Mal varlıklarının korunması, para hareketlerinin ortaya çıkarılması ve mali bağlantıların tespit edilmesi amacıyla tedbirlerin sürdürüldüğünü belirten Gürlek, soruşturmayla birlikte fonların tasfiye ve yatırımcılara ödeme işlemlerinin de devam ettiğini kaydetti.

Tasfiyesi tamamlanan fonların yatırımcılarına ödeme yapıldığını, diğer fonlarda işlemler ilerledikçe ödemelerin süreceğini söyledi.

FON KOORDİNASYON KURULU SEKİZİNCİ KEZ TOPLANDI

Adalet Bakanı, soruşturmanın ekonomik ve idari boyutunun Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığındaki Fon Koordinasyon Kurulu tarafından takip edildiğini bildirdi. Kurulun sekizinci toplantısını gerçekleştirdiğini açıklayan Gürlek, adli ve mali eylem planlarının uygulandığını söyledi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın soruşturmanın başlangıcından itibaren süreci yakından takip ettiğini belirten Gürlek, Erdoğan'ın "Biz millete yanlış yapana, milletin malına el uzatana sahip çıkmayız" sözlerini hatırlattı.

Gürlek, devlet kurumlarının mali denetimler ve adli soruşturmalar yoluyla birlikte çalıştığını belirtti.

"HUKUKA UYGUN ŞİRKETLERLE SUÇ ŞÜPHESİ TAŞIYAN İŞLEMLER KARIŞTIRILMAMALI"

Gürlek, açıklamasında soruşturmanın finans piyasalarında yeni bir güven kaybına neden olmaması gerektiğine de dikkat çekti. Hukuka uygun faaliyet gösteren şirketlerin itibarının korunmasının önemine işaret eden Gürlek, suç şüphesi bulunan işlemlerle meşru ekonomik faaliyetlerin birbirinden ayrılması gerektiğini söyledi.

Gürlek, "Hukuka uygun çalışan şirketlerle suç şüphesi altındaki işlemler birbirine karıştırılamaz. Vatandaşımızın ticari itibarı, mesnetsiz iddialarla hedef alınamaz" ifadelerini kullandı. Masumiyet karinesinin gözetileceğini belirten Gürlek, hakkında kesinleşmiş hüküm bulunmayan kişilerin suçlu ilan edilmemesi gerektiğini de vurguladı.

Gürlek, "Suç işlediği kesinleşen kişi hesabını verecek; hakkında hüküm bulunmayan insanın masumiyet karinesi de gözetilecek. Hukuk devletinin ölçüsü budur" dedi.

MUHALEFETE TEPKİ: "ADLİ VAKAYI POLİTİK ÇIKARLARA ÇEVİRİYORLAR"

Adalet Bakanı Gürlek, açıklamasında muhalefetin fon soruşturmasına yönelik eleştirilerine de cevap verdi. Muhalefetin bir bölümünü soruşturmayı siyasi çıkar amacıyla kullanmakla suçlayan Gürlek, "Bir kısım muhalefetin bu adli vakayı politik çıkarlara çevirmek için şark kurnazlığıyla ele alması da ayrı bir garabet yansımasıdır" ifadelerini kullandı.

Türkiye'nin bölgesel politikalarından rahatsız olan bazı yapıların da kara propaganda yürüttüğünü savunan Gürlek, bu faaliyetlerin farkında olduklarını söyledi.

Gürlek, devlet kurumlarının güçlü olduğunu ve soruşturmanın sonuna kadar sürdürüleceğini belirtti.

"UCU NEREYE KADAR GİDERSE GİTSİN PEŞİNİ BIRAKMAYACAĞIZ"

Gürlek, açıklamasının sonunda soruşturmanın kapsamının genişleyebileceği mesajını verdi. Adli süreçlerin somut deliller üzerinden yürütüldüğünü ve bütün bağlantıların araştırıldığını ifade eden Bakan, şu sözleri kullandı:

"Her zaman ifade ettiğim gibi, ucu nereye kadar giderse gitsin biz bunun peşini bırakmayacağız. Aynı zamanda sürece cerrah titizliğiyle vaziyet edecek, milletimizin çıkarını her türlü hesabın üzerinde tutmaya devam edeceğiz."

Soruşturmanın faili meçhul bir dosya olmadığını da söyleyen Gürlek, "Suça konu eylemler ve bu eylemlerle bağlantılı şüpheliler somut delillerle ortaya konulmuştur. Sorumluluğu bulunan herkesin yargı önünde hesap vermesini sağlayacağız" dedi.

Fon soruşturmasının finans bürokrasisi, piyasa aktörleri, medya ve siyasi isimlere kadar uzandığını açıklayan Gürlek'in son değerlendirmeleri, önümüzdeki süreçte yeni adli işlemlerin gündeme gelebileceğine işaret etti.

Gürlek'in açıklamasının tamamı şu şekilde:

"Malumunuz, son günlerde ekonomik ve finans sistemimizde tespit ettiğimiz suç yapılanmasıyla ilgili yoğun bir mücadele içerisindeyiz. Bu konularla ilgili sizleri bilgilendirmek istiyorum.
Bu süreci kısaca fon soruşturmaları olarak biliyorsunuz. İlk andan itibaren şeffaf bir şekilde gündeme aldığımız bu süreçle ilgili tüm veriler toplanıyor ve gerekli işlemler yapılıyor.
Milletimizin de çok yakından takip ettiği ve bildiği gibi, bu adli ve hukuki soruşturmanın hiçbir karanlık noktası kalmayacaktır. Konu milletimiz olunca bizim için akan sular durur.
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan bu konudaki tavrımızı açıkça ortaya koymuştur: “Biz millete yanlış yapana, milletin malına el uzatana sahip çıkmayız.”
Fon soruşturmalarının gündeme geldiği ilk andan itibaren devletin bütün kurumları teyakkuza geçmiştir. Adli ve mali eylem planları hazırlanmış ve uygulamaya konulmuştur.
Geldiğimiz noktada da aziz milletimize şunu açıklıkla ifade etmek isterim ki bu soruşturmada kapsamlı organize bir piyasa dolandırıcılığı ve suç yapısı tespit edilmiştir.
Soruşturma her ne kadar piyasa aktörleri üzerinden başlamış olsa da geldiği noktada üst düzey finans bürokrasisini de kapsayan bir suç yapılanmasına şahit oluyoruz.
Üst düzey denetim mekanizmalarımıza sızan şebekenin varlığı bugün itibarıyla oldukça belirgin hâle gelmiş ve sorumlular hukuk önüne bir bir çıkarılmaya başlanmıştır. Verilen ifadeler yeni şüphelileri ortaya çıkarıyor, soruşturma derinleştirilerek devam ediyor.
Karşımızdaki yapının basit bir borsa manipülasyonu ya da borsa vurgunu ile sınırlı olmadığı, kapsamlı bir suç yapılanması olduğu tespit edilmiştir.
Bu örgütsel yapının içindeki isimler arasında hiyerarşik ve sistemli bir iş birliğinin delillerine ulaştık. Borsa bürokrasisi, manipülasyonları yapanlar ve medya arasında kapsamlı bir iş birliği yapıldığını görüyoruz.
Parayı kontrol eden mekanizmanın içindeki isimler, rüşvet çarkını kurarak üzerlerindeki denetim mekanizmalarını etkisiz hâle getirmişlerdir.

Bu şebekenin amacı, bazı hisseler üzerinde oynayarak piyasadaki likiditeyi toplamak ve piyasayı ele geçirmektir. Bu şekilde kartelleşerek ekonomimize zarar vermişlerdir. Bu örgütsel yapı içerisinde söz konusu eylemlere katılarak servet elde edenlerin tümü hakkında yasal işlem yapılmıştır.
Yürütülen soruşturmalar, yalnızca finansal piyasalardaki usulsüzlüklerle sınırlı değildir. Finansal sistemin altyapısına ve bürokrasinin üst kademelerine kadar uzandığı tespit edilen organize bir yapının bütün bağlantıları araştırılmaktadır. Süreç, elde edilen deliller doğrultusunda titizlikle yürütülmektedir. Milletimiz her fırsatta açık ve şeffaf şekilde bilgilendirilecektir.
Bu süreçte geldiğimiz nokta itibarıyla fon piyasamızda suç yapılanmasına iltisak etmiş en üst düzeyden en alt düzeye kadar bürokratik isimler, gerçek ve tüzel kişiler, siyasi profiller hakkında yasal işlemler yapılmış ve yapılmaktadır.
İlgili kurumlarımız denetimlerini titizlikle sürdürüyor. Cumhuriyet başsavcılıklarımız da adli soruşturmaları bağımsız biçimde yürütüyor.
Soruşturmanın geldiği noktada 433 şüpheli şahıs bulunmaktadır. 112 kişi tutuklu olup 186 kişi hakkında adli kontrol tedbiri uygulanmaktadır. 38 şahıs ise firaridir. 359 gerçek kişi ve 111 tüzel kişinin mal varlıklarına ve banka hesaplarına bloke ve tedbir işlemleri uygulanmıştır.
Cumhurbaşkanı Yardımcımız Sayın Cevdet Yılmaz’ın başkanlığındaki Fon Koordinasyon Kurulunun toplantısı sekizinci defa yapılmış olup Kurul, meselenin ekonomik ve idari boyutunu takip ediyor.
Cumhurbaşkanı Yardımcımız Sayın Cevdet Yılmaz’ın başkanlığında çalışmaları yürütülen Fon Koordinasyon Kurulu ve ilgili kurumlarımızın ortak çalışmaları ışığında tüm karanlık noktalar aydınlatılacaktır.
Bu kapsamda mal varlıklarının korunması, para hareketlerinin ortaya çıkarılması ve mali bağlantıların tespiti için tedbirler alınmaya devam ediliyor, iade süreçleri de adli makamlarımız tarafından takip ediliyor. Yani çözümler sırasıyla hızlıca gündeme alınmıştır.
Bizim için bu sürecin en önemli boyutlarından biri, vatandaşlarımızın birikimlerine yeniden kavuşmasıdır. Bu doğrultuda, soruşturmalarla birlikte fonların tasfiyesine ve vatandaşlarımıza yapılacak ödemelere ilişkin çalışmalar da sürdürülmektedir.
Yaklaşık 30 milyar Türk lirası değerinde para, taşınmaz ve hisse senedi, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu bünyesinde kurulan gönüllü iade hesabı kapsamında iade edilmiştir.
Bu suç yapılanmasının yurt dışına çıkardığı paralar mutlaka millî ekonomimize kazandırılacaktır.
Tasfiye işlemleri hızla sürdürülmektedir. Süreci tamamlanan fonlarda vatandaşlarımıza ödemeleri yapılmış olup diğer fonlarda da işlemler ilerledikçe ödemelere devam edilecektir.
Burada bir hususun da altını çizmek istiyorum. Aziz vatandaşlarımız şunu bilmelidir: Ekonomimizin göz bebeği finans piyasalarımızın bu süreçten olumsuz etkilenmemesi için yoğun bir çaba harcıyoruz.
Hukuka uygun çalışan şirketlerle suç şüphesi altındaki işlemler birbirine karıştırılamaz. Vatandaşımızın ticari itibarı, mesnetsiz iddialarla hedef alınamaz. Türkiye Yüzyılı’nın lokomotifi ekonomik sistemimizin güvenli ortamını korumak, dedikodular ve manipülasyonlarla finans yapımıza zarar verilmemesini sağlamak önceliğimizdir.
Milletin parasını korurken milletin hukukunu da koruyacağız. Suç işlediği kesinleşen kişi hesabını verecek; hakkında hüküm bulunmayan insanın masumiyet karinesi de gözetilecek. Hukuk devletinin ölçüsü budur. Eleştiriye elbette kulak veririz. Vatandaşımızın sorusundan rahatsız olmayız. Cumhurbaşkanımızın ifade ettiği gibi, soran, sorgulayan, yanlışa yanlış diyen vatandaşlarımızın sözünü önemseriz.
Bir kısım muhalefetin bu adli vakayı politik çıkarlara çevirmek için şark kurnazlığıyla ele alması da ayrı bir garabet yansımasıdır. Yakın coğrafyamızda huzur ve güvenin adası olan Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin Terörsüz Türkiye yolunda açtığı çağın ve bölgesel savunma gücünün etkinliğinden rahatsız olan yapıların, onların aparatlarının kara propagandalarının da farkındayız. Milletimiz müsterih olsun, devletimiz ve kurumlarımız güçlüdür ve bu sorunu da halledip Türkiye düşmanlarının ellerini boşa çıkaracağız.
Aziz milletimiz şundan emin olsun ki Türkiye Cumhuriyeti Adalet Bakanı olarak Cumhurbaşkanımızın liderliğinde suç ve suçluyla mücadele kararlılığımı, fon soruşturmaları konusunda da sonuna kadar hesap sorma ciddiyetimi hiçbir güç, hiçbir manipülasyon ve hiçbir muhalif yapının karalama politikaları karşısında test ettirmeyeceğim.
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın “Allah’ın izniyle ne bu camianın ne de bu milletin başını öne eğdirmedik, bundan sonra da asla eğdirmeyeceğiz.” şeklinde ifade ettiği sözü bizim sarsılmaz irademizdir.

Her zaman ifade ettiğim gibi, ucu nereye kadar giderse gitsin biz bunun peşini bırakmayacağız. Aynı zamanda sürece cerrah titizliğiyle vaziyet edecek, milletimizin çıkarını her türlü hesabın üzerinde tutmaya devam edeceğiz.
Yargının yolunu kanun belirler, kararını delil şekillendirir. Bu süreçte ölçümüzü kaybetmeyecek, sorumluluğumuzdan da geri durmayacağız. Milletimizin hesabını millet düşmanlarından soracağız.
Aziz milletimiz müsterih olsun. Bu soruşturma bizim için faili meçhul bir mesele değildir. Suça konu eylemler ve bu eylemlerle bağlantılı şüpheliler somut delillerle ortaya konulmuştur. Sorumluluğu bulunan herkesin yargı önünde hesap vermesini sağlayacağız.
Vatandaşlarımız bizi takip etsin ve gelişmeleri anbean devletin kurumlarından almaya devam etsin.
Hepinizi gönülden selamlıyor, sağlıcakla kalmanızı diliyorum."

YORUMLAR (4)
4 Yorum
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN