Reyhanlı'nın Yeşilova Mahallesi'nde yarım asra yaklaşan meslek aşkıyla hizmet veren 56 yaşındaki Selahattin Aslan, berberlik sanatını bambaşka bir boyuta taşıdı. 1979 yılında çocuk yaşta çırak olarak başladığı bu yolda, el makinesinden lazer epilasyona kadar teknolojinin tüm imkanlarını dükkanına getiren Aslan, asıl farkını şıklığıyla ortaya koyuyor. Son 5 yıldır sadece takım elbiseyle müşterilerini karşılayan usta zanaatkar, işine duyduğu ciddiyetle görenleri kendine hayran bırakıyor.
TAKIM ELBİSESİYLE TIRAŞ EDEN "ŞIK" BERBER
Meslektaşlarından farklı bir ilke edinen Selahattin Aslan, yaklaşık 5 yıl önce tıraş esnasında takım elbise giyme kararı aldı. Müşterilerine ve kendine duyduğu saygının bir yansıması olarak bu tarzı seçen Aslan, yazın sıcağına rağmen şıklığından ödün vermiyor. Başlarda bu duruma şaşıran mahalle sakinleri, zamanla bu asil duruşa alışarak Aslan’ı ilçenin sembol isimlerinden biri haline getirdi.

GELENEKSEL USTURADAN MODERN CİLT BAKIMINA
Dile kolay, 46 yıllık serüvende Selahattin Aslan mesleğin geçirdiği tüm evrelere bizzat şahitlik etti. Henüz jiletin olmadığı yıllarda el makinesi ve ustura ile saç kesmeye başlayan Aslan, bugün dükkanında protez saç, cilt bakımı, lazer epilasyon ve hacamat gibi geniş bir yelpazede hizmet sunuyor. "Reyhanlı’ya hep yeniliklerle geldik" diyen emektar berber, 47'nci yılına girerken ilk günkü hevesini koruyor.
ÇOCUKLAR AĞLAMASIN DİYE "ARABALI" KOLTUK ÇÖZÜMÜ
Berber dükkanlarının küçük misafirleri için korkulu rüya olmasına izin vermeyen Selahattin Aslan, dükkanına özel bir çocuk koltuğu ekledi. Klasik tıraş koltuğu yerine araba şeklinde tasarlanmış koltuğu kullanan usta, bu sayede miniklerin ağlamadan, keyifle tıraş olmasını sağlıyor. Araba içinde tıraş olan çocukların daha sakin kaldığını ve istediği modellerin daha net ortaya çıktığını belirten Aslan, bu yöntemle ebeveynlerin de takdirini topluyor.

"BU MESLEĞİ ÖLDÜRMEYİN"
Genç meslektaşlarına da seslenmeyi ihmal etmeyen Selahattin Aslan, başarısının sırrını işini severek yapmak ve adapte olmak olarak açıklıyor. Ömrünün sonuna kadar makas tutmaya devam etmek istediğini belirten usta berber, "İstiyorum ki meslektaşlarım işlerini severek yapsınlar ve bu mesleği asla öldürmesinler" diyerek zanaatkarlığın ruhuna sahip çıkılması gerektiğini vurguluyor.
