CHP Trabzon Milletvekili Sibel Suiçmez, Adalet Bakanlığı’nın 2025 yılı istatistik raporuna ilişkin değerlendirmesinde, verilerin Türkiye’de adalet sisteminin işleyişine dair ciddi sorunları ortaya koyduğunu savundu.
Suiçmez, raporu “malumun ilamı” olarak nitelendirerek, “Adalet Bakanlığı kendi açıkladığı verilerle resmen çürümüş bir düzeni ifşa etmiştir” ifadelerini kullandı. Adalet sisteminin sorun çözmekten uzaklaştığını öne süren Suiçmez, “Adalet sistemi artık patlayan suç sayılarının kaydını tutan bir raportöre dönüşmüş durumdadır” dedi.
Adalet sisteminde "iş yükü" alarmı: Hakim ve savcı başına rekor dosya
“AİLE İÇİ ŞİDDET YAPISAL BİR KRİZE DÖNÜŞTÜ”
Aile içi şiddet vakalarındaki artışa dikkat çeken Suiçmez, koruma kararı sayısının 2016’da 272 bin iken 2025’te 1 milyonun üzerine çıktığını belirtti.
Koruma kararlarının yüzde 83’ünün “uzaklaştırma” tedbiri olduğunu ifade eden Suiçmez, şiddetin kökenine inilmediğini savunarak, “Koruma altına alınanların yüzde 79’u kadın. Şiddet artık bireysel değil, yapısal bir toplumsal kriz haline gelmiştir” dedi.
"ÇOCUKLARIN DURUMU BİR BAŞKA VAHİM TABLOYU GÖSTERİYOR"
2025 yılında adli sisteme giren çocuk sayısının 220 bine yaklaştığını söyleyen Suiçmez, çocuk suçlarının yüzde 38’inin hırsızlık ve gasp gibi suçlardan oluştuğunu belirtti.
15–17 yaş grubunda uyuşturucu ve gasp suçlarında yüzde 12 artış yaşandığını aktaran Suiçmez, bunun ekonomik koşullarla ilişkili olduğunu ifade etti.
Çocuk istismarı davalarına da değinen Suiçmez, mahkûmiyet ve beraat oranlarının yarı yarıya olduğunu, cinsel taciz dosyalarında HAGB (hükmün açıklanmasının geri bırakılması) kararlarının mahkûmiyet kararlarını geçtiğini söyledi.
"SAVCILARIN İŞİ GÜCÜ HAKARET DOSYALARI OLDU"
Suiçmez, hakaret suçlarına ilişkin dosyaların son 10 yılda yüzde 128 artarak 350 bine ulaştığını belirterek, sosyal medya paylaşımları nedeniyle açılan davalardaki artışa dikkat çekti.
Cinsel istismar davalarında daha “yumuşak” kararlar verildiğini öne süren Suiçmez, buna karşılık hakaret dosyalarında daha sert bir yaklaşım sergilendiğini savundu.
Mart'ta ifade özgürlüğü davaları arttı: 63 duruşma, 245 kişi yargılandı
“YARALAMA VE DOLANDIRICILIK SUÇLARINDA ARTIŞ”
Yaralama suçlarının tüm ceza dosyalarının yüzde 18’ini oluşturduğunu belirten Suiçmez, toplumda şiddetin yaygınlaştığını "Şiddet, artık toplumun birincil iletişim yöntemi olarak görülmeye başlandı" sözleriyle ifade etti.
Dolandırıcılık suçlarında da artış ve alan değişimi yaşandığını söyleyen Suiçmez, fiziksel suçların yerini dijital dolandırıcılığın aldığını kaydetti.
Yasadışı bahis suçlarının 10 yılda 18 kat arttığını, uyuşturucu kullanım suçlarının ise 2,7 kat yükseldiğini aktaran Suiçmez, bireysel silahlanma kaynaklı suçlarda da yüzde 62 artış olduğunu belirtti.
“KORKU İMPARATORLUĞUNUN BİLANÇOSU OLARAK SİYASİ DAVALAR”
"Artık Cumhurbaşkanına en ufak bir eleştiri yöneltmek yargı konusu olabiliyor" ifadelerini kullanan Suiçmez Cumhurbaşkanına hakaret ve benzeri siyasi içerikli dosyaların 10 yılda üç kat arttığını vurguladı. Suiçmez, bunun ifade özgürlüğü açısından tartışmalı bir tablo oluşturduğunu belirtti.
Türkiye'nin, gençlerin “Silivri Soğuktur Şimdi” ifadesiyle dile getirdikleri ve yazacaklarını sildikleri bir korku imparatorluğu ülkesine döndüğünü söyleyen Suiçmez, toplumda “korku iklimi” oluştuğunu söyledi.
Tutuklu İsmail Arı’dan cezaevinden mesaj: Gazetecilikten vazgeçmeyeceğim
"TÜRKİYE ADLİ YOĞUN BAKIM SÜRECİNDE"
Karşılıksız çek ve ticari davalardaki artışın ekonomik güven kaybına işaret ettiğini söyleyen Suiçmez, Türkiye’de adalet sisteminin “adli yoğun bakım sürecinde” olduğunu öne sürdü.
Suiçmez, “Devlet milyonlarca dosya ve karar üretiyor ancak bu kararlar ne suçluyu caydırıyor ne de mağduru tatmin ediyor” ifadelerini kullandı.
"HUKUK DEVLETİYİZ DEMEK YETMİYOR"
Açıklamasının sonunda Suiçmez, yaşanan tabloyu kendi değerlendirmeleri değil Adalet Bakanlığı’nın istatistiklerinin ortaya koyduğunu belirterek, “Türkiye bir hukuk devleti söylemi tek başına yeterli değildir” dedi.
İmamoğlu'ndan Erdoğan ve Bahçeli'ye çağrı: Yargılamalara şahitlik size farz
