Denizolgun'un ölüm raporuna savcılıktan ek inceleme kararı: Kozinoğlu dosyasının ardından ikinci hamle

Denizolgun'un ölüm raporuna savcılıktan ek inceleme kararı: Kozinoğlu dosyasının ardından ikinci hamle

Süleymancılar cemaatinin merhum lideri ve eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun'un 2016 yılındaki ölümüne ilişkin Adli Tıp Kurumu raporu tamamlandı. Raporda, Denizolgun'un yüksek tansiyona bağlı beyin kanaması sonucu hayatını kaybettiği belirtildi. Ancak Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, rapordaki bazı tespitler nedeniyle 6 Kasım'da Adli Tıp Kurumundan ek rapor isteyeceğini açıkladı.

Süleymancılar cemaatinin eski lideri Arif Ahmet Denizolgun'un yaklaşık 10 yıl önceki ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmada yeni bir gelişme yaşandı. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulunun hazırladığı rapor savcılığa ulaştı. Raporda, 7 Eylül 2016'da İstanbul Beykoz'daki evinde ölü bulunan Denizolgun'un ölüm nedeninin yüksek tansiyona bağlı beyin kanaması olduğu değerlendirildi.

Ancak savcılık, rapordaki bazı tespitlerin soruşturma dosyası çerçevesinde yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirterek ek rapor isteme kararı aldı.

SAVCILIKTAN DİKKAT ÇEKEN AÇIKLAMA: EK RAPOR İSTENECEK

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, 5 Kasım'da yaptığı açıklamada Adli Tıp Kurumunun raporuna ilişkin şu ifadeleri kullandı:

"Eski Bakan Arif Ahmet Denizolgun'un ölüm sebebi, ATK 1. İhtisas Kurulunca 'yüksek tansiyona bağlı beyin kanaması sonucu meydana gelmiş olduğu' şeklinde rapor edilerek, bugün Cumhuriyet Başsavcılığımıza ulaştırılmış ise de, rapor içeriğindeki kimi tespitlere yönelik, soruşturma dosyası içeriği nazarında, 06/11/2026 tarihinde öncelikle, Başsavcılığımızca ATK 1. İhtisas Kurulundan ek rapor talebinde bulunulacaktır."

Başsavcılık, soruşturma dosyasındaki hangi bulgular nedeniyle ek rapor isteneceğine ilişkin ayrıntı paylaşmadı.

BİR GÜN ÖNCE KOZİNOĞLU'NUN ÖLÜM RAPORUNA DA İTİRAZ KARARI DUYURULMUŞTU

Denizolgun'un ölümüne ilişkin gelişme, eski Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) mensubu Kaşif Kozinoğlu'nun 2011 yılında Silivri Cezaevi'nde hayatını kaybetmesine ilişkin soruşturmada yaşanan benzer bir gelişmenin hemen ardından geldi.

Silivri Cumhuriyet Başsavcılığının, Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin Adli Tıp Kurumu raporundaki iki değerlendirmeye itiraz edeceği 4 Kasım'da kamuoyuna yansımıştı.

Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulunun 3 Kasım tarihli raporunda, Kozinoğlu'nun ölümünün kalp hastalığından kaynaklandığı ve zehirlenmeye ilişkin tıbbi delil bulunmadığı belirtilmişti.

Ancak Silivri Cumhuriyet Başsavcılığının, mezardan alınan örneklerde ağır metaller tespit edilmesine rağmen zehirlenme bulgusu olmadığı sonucuna varılmasını ve ölümün kalp hastalığına bağlanmasını yeniden incelemeye açacağı öğrenilmişti.

ADLİ TIP RAPORUNDA ZEHİRLENME VE BOĞULMA BULGUSU TESPİT EDİLMEDİ

Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulunun hazırladığı Denizolgun raporunda, 2016 yılındaki otopsi bulguları ile Ağustos 2026'da mezarının açılması sonucu elde edilen örnekler birlikte değerlendirildi.

Raporda, ağız ve burnun kapatılması, boyna veya göğse bası uygulanması ya da başka bir travmatik müdahale sonucu ölüm meydana geldiğine ilişkin tıbbi delil bulunmadığı belirtildi.

Toksikolojik incelemelerde de zehirlenmeye işaret eden tıbbi delil tespit edilmediği kaydedildi.

Denizolgun'un yüksek tansiyon ve kalp damar hastalığı bulunduğuna işaret edilen raporda, ölümün yüksek tansiyona bağlı beyin kanaması sonucu gerçekleştiği görüşüne yer verildi.

AĞUSTOS AYINDAKİ BİLİRKİŞİ RAPORUNDA "ŞÜPHELİ ÖLÜM" DENİLMİŞTİ

Denizolgun'un ölümüne ilişkin soruşturma, Ağustos 2026'da hazırlanan bilirkişi raporuyla yeni bir boyut kazanmıştı. İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nevzat Alkan tarafından hazırlanan 25 Ağustos tarihli raporda, Denizolgun'un ölümünün şüpheli olduğu değerlendirilmişti.

Raporda, ağız ve burnunun kapatılması suretiyle kasten öldürülmüş olma ihtimalinin mevcut bulgularla bilimsel olarak dışlanamayacağı belirtilmişti.

Bunun üzerine Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, Denizolgun'un ölümüne ilişkin soruşturmayı genişletmişti.

MEZARI 10 YIL SONRA AÇILMIŞTI

Soruşturma kapsamında Denizolgun'un İstanbul Karacaahmet Mezarlığı'ndaki kabri 19 Ağustos 2026'da açılmıştı. Savcılık gözetiminde gerçekleştirilen işlemlerde mezardan alınan örnekler incelenmek üzere Adli Tıp Kurumuna gönderilmişti.

Soruşturma sırasında 2016 yılında gerçekleştirilen otopsiye ait görüntülerin daha önce bulunamadığının bildirilmesine rağmen sonradan ortaya çıkması da tartışma yaratmıştı.

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, ölüm olayına ilişkin delillerin toplanmasının yanı sıra otopsi kayıtlarına yönelik işlemler hakkında da soruşturma başlatmıştı.

ALİHAN KURİŞ HAKKINDA SORUŞTURMA BAŞLATILMIŞTI

Denizolgun'un ölümüne ilişkin Ağustos 2026'da hazırlanan bilirkişi raporunun ardından, Süleymancılar cemaatinin mevcut lideri Alihan Kuriş ve diğer şüpheliler hakkında "kasten öldürme" suçundan soruşturma başlatılmıştı.

Ayrıca 2016 yılında hazırlanan doğal ölüm raporunda imzası bulunan görevliler ile otopsi kayıtlarına ilişkin süreçte sorumluluğu bulunduğu değerlendirilen kişiler hakkında da adli işlemler yürütülmüştü.

Soruşturma kapsamında bazı Adli Tıp Kurumu görevlileri hakkında resmi belgede sahtecilik suçlamasıyla dava açılmıştı.

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN