Dünya Bankası, küresel büyüme ve istihdamın önündeki en büyük engellerden biri olan cinsiyet eşitsizliğine dair kapsamlı bir analiz yayımladı. 190 ekonominin mercek altına alındığı raporda; şiddetten korunma, çocuk bakımına erişim ve finansman olanakları gibi 10 temel alanda kadınların karşılaştığı yapısal bariyerlerin "beklenenden çok daha yüksek" olduğu vurgulandı.
YASALAR VAR, UYGULAMA YOK
Rapora göre, kadınlara eşit ekonomik fırsatlar sunmak amacıyla çıkarılan yasalar ile bu yasaların sahadaki karşılığı arasında devasa bir uçurum bulunuyor.
Uygulama Boşluğu: Dünya genelinde eşitlikçi yasalar ortalama olarak yalnızca yarı oranında hayata geçirilebiliyor.
Hak Kaybı: Yasalar tam olarak uygulandığı varsayılsa bile, kadınlar erkeklerin sahip olduğu yasal hakların ancak üçte ikisinden faydalanabiliyor.
Azınlıkta Kalan Eşitlik: Dünya genelinde kadınların sadece %4'ü, tam yasal eşitliğin sağlandığı ekonomilerde hayatını sürdürüyor.
GİRİŞİMCİLİKTE "KREDİ" DUVARI, EVDE "ÇOCUK BAKIMI" ENGELİ
Kadınların iş dünyasına katılımını baltalayan en kritik unsurlardan biri finansmana erişim ve bakım yükü olarak öne çıkıyor.
Kadınlar kağıt üzerinde erkeklerle aynı koşullarda iş kurabiliyor olsa da, dünya genelindeki ekonomilerin sadece yarısı kadınların krediye eşit erişimini teşvik eden politikalara sahip.
Annelerin istihdamda kalabilmesi için en önemli kriter olan "uygun fiyatlı çocuk bakımı" konusunda tablo daha da karanlık. İncelenen 190 ekonominin yarısından azında ailelere mali destek sağlayan yasalar bulunurken, düşük gelirli ekonomilerde bu destek mekanizmalarının sadece %1'i yürürlükte.
ŞİDDET, İSTİKRARLI ÇALIŞMANIN ÖNÜNDEKİ EN BÜYÜK ENGEL
Raporun dikkat çektiği bir diğer hayati konu ise kadına yönelik şiddet. Şiddetten korunma yasalarındaki eksikliklerin, kadınların sadece güvenliğini değil, aynı zamanda iş hayatındaki istikrarını da tehdit ettiği belirtildi. Güvenli bir çalışma ortamının ve hukuki korumanın sağlanamadığı ekonomilerde, kadın iş gücünün potansiyeline ulaşmasının imkansız olduğu ifade edildi.
