Dünyanın bu yıl güçlü bir El Nino döngüsüne girmesi bekleniyor. ABD Ulusal Hava Servisi, Kuzey Yarımküre'de son derece güçlü bir El Nino görülme ihtimalini yüzde 90'ın üzerinde değerlendirirken, bunun 1950'den bu yana kaydedilen en güçlü olay olma olasılığı yüzde 69 olarak hesaplanıyor.
Uzmanların "Süper El Nino" olarak nitelendirdiği böyle bir senaryo yalnızca sıcaklık ve yağış düzenlerini değiştirmeyecek. Enerji, tarım, deniz taşımacılığı ve teknoloji sektörlerinden tedarik zincirlerine kadar geniş bir alanda ekonomik sonuçlar doğurabilecek.
İklim krizinin acı reçetesi: El Nino son 40 yılda yüzde 36 daha şiddetli
Ekonomim'de yer alan habere göre, Dartmouth College tarafından yapılan bir araştırma, 21. yüzyıldaki El Nino döngülerinin küresel ekonomide yaratabileceği toplam kaybın 84 trilyon dolara ulaşabileceğini öngörüyor. Geçmişteki güçlü El Nino dönemlerinde de ekonomik hasarın trilyonlarca dolarla ifade edildiği tahmin ediliyor.
ENERJİDE YENİ BİR ARZ ŞOKU RİSKİ
Olası güçlü El Nino'nun en önemli etkilerinden birinin enerji piyasalarında görülmesi bekleniyor.
Morgan Stanley'nin değerlendirmesine göre hava koşullarındaki sert değişimler şeker ve kakaodan bakıra kadar çok sayıda emtia piyasasını etkileyebilir. Ancak enerji piyasaları, mevcut jeopolitik riskler nedeniyle özellikle kırılgan durumda.
Petrol ve doğal gaz piyasaları, ABD-İran savaşı nedeniyle yaşanan arz şokunun etkilerini tamamen atlatmış değil. Uluslararası Para Fonu'na göre Hürmüz Boğazı'nın kapanması, küresel petrol arzının yaklaşık beşte birinin piyasadan çekilmesine yol açtı.
El Nino'nun neden olabileceği aşırı sıcaklıklar, fırtınalar ve kuraklık ise enerji üretimi ve taşımacılığında yeni aksamalara neden olabilir. Enerji sistemlerindeki rezerv kapasitesinin sınırlı olması, yeni bir şokun fiyatlara daha hızlı yansıması riskini artırıyor.
Enerji maliyetlerindeki yükselişin etkisi ise elektrik ve yakıt fiyatlarıyla sınırlı kalmayacak. Üretimden lojistiğe kadar küresel ekonominin farklı aşamalarında maliyetlerin artması bekleniyor.
Panama, El Nino nedeniyle ülke çapında acil durum ilan etti
TARIM VE GIDA FİYATLARI BASKI ALTINDA
El Nino'nun özellikle Asya ve Avustralya'da kuraklığı artırması halinde pirinç, mısır ve buğday gibi temel tarım ürünlerinde verim kaybı yaşanabilir.
Savaş nedeniyle gübre maliyetlerinin de yüksek seyretmesi, tarım sektöründeki kırılganlığı artırıyor. Brezilya'daki hava koşullarının olumsuz etkilenmesi durumunda domates, patates ve havuç gibi bazı ürünlerin fiyatlarında ciddi artışlar yaşanabileceği öngörülüyor.
Kahve, çay ve kakao gibi ürünlerin üretimi de aşırı hava koşullarından etkilenebilir. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü, özellikle küçük üreticilerin sel ve kuraklık gibi olaylar karşısında daha savunmasız olduğuna dikkat çekiyor.
El Nino bazı bölgelerde tarıma olumlu katkı da sağlayabiliyor. Güney Amerika'nın bazı kesimlerinde artan yağışlar soya üretimini destekleyebiliyor. Ancak küresel ölçekte olası zararların faydalardan daha büyük olması bekleniyor.
DENİZ TİCARETİ DE RİSK ALTINDA
Güçlü El Nino'nun küresel deniz taşımacılığında da yeni sorunlar yaratabileceği belirtiliyor.
Pasifik'teki fırtına ve tayfun riskinin artması, Asya ile Amerika arasındaki önemli ticaret rotalarında seferleri aksatabilir. Ticaret rüzgarlarının zayıflaması ise gemilerin daha uzun sürede yol almasına ve yakıt maliyetlerinin yükselmesine neden olabilir.
Panama Kanalı da önemli risk noktalarından biri. 2023-24 El Nino döneminde yaşanan kuraklık, kanaldan geçen gemilerin taşıdığı yükün sınırlandırılmasına ve maliyetlerin artmasına yol açmıştı. Kanalda kapasiteyi artırmaya yönelik çalışmalar yapılmasına rağmen kuraklık riski tamamen ortadan kalkmış değil.
El Nino için rekor uyarısı: 2027’de sıcaklıklar zirve yapabilir
Alternatif güzergahlara yönelmek ise taşımacılık sürelerini ve yakıt tüketimini artırarak küresel ticaret maliyetlerini yükseltebilir.
YAPAY ZEKA VE ÇİP ÜRETİMİ DE ETKİLENEBİLİR
El Nino'nun yaratacağı riskler geleneksel sektörlerle sınırlı değil. Yapay zeka yatırımlarındaki hızlı büyüme, veri merkezlerinin elektrik ve su ihtiyacını da artırıyor.
Uzun süreli sıcak hava dalgaları, aynı anda hem elektrik şebekeleri hem de su kaynakları üzerinde baskı oluşturabilir. Veri merkezlerinin soğutma ihtiyacının artması, enerji talebindeki yükselişi daha da hızlandırabilir.
Yarı iletken üretiminde de benzer bir kırılganlık söz konusu. Çip fabrikaları yüksek miktarda su tüketiyor. Tayvan gibi küresel çip tedarikinde kritik konuma sahip bölgelerde yaşanabilecek su sıkıntıları, teknoloji sektörünün tamamına yayılan sonuçlar doğurabilir.
Madencilik faaliyetleri de aşırı hava koşullarından etkilenebilir. Seller üretimi kesintiye uğratırken, kuraklık hidroelektriğe bağımlı madenlerde enerji sorunlarına yol açabilir. Özellikle bakır gibi kritik metallerde yaşanacak üretim kayıpları, tedarik zincirlerinde yeni darboğazlar yaratabilir.
TÜRKİYE İÇİN TABLO NASIL?
Türkiye'nin El Nino'dan doğrudan değil, küresel ve bölgesel atmosferik değişimler üzerinden etkilenmesi bekleniyor.
Akdeniz havzasındaki konumu nedeniyle Türkiye açısından en önemli risklerin sıcaklık artışı, yağış rejimindeki değişimler, kuraklık ve aşırı hava olayları olması bekleniyor. Uzayan sıcak hava dönemleri ve yüksek gece sıcaklıkları, orman yangınları ve su kaynakları üzerindeki baskıyı artırabilir.
Yağışlardaki düzensizlik ise iki farklı tabloyu beraberinde getirebilir. Bazı bölgelerde kısa sürede gerçekleşen aşırı yağışlar sel ve taşkın riskini artırırken, özellikle iç kesimlerde uzun süreli kuraklık görülebilir.
Bu durum tarımsal üretim açısından da önemli bir risk oluşturuyor. Su kaynaklarının azalması ve sulama ihtiyacının yükselmesi, özellikle kuraklığa duyarlı ürünlerde verim kaybına yol açabilir.
ENERJİ TALEBİ TÜRKİYE'DE DE ARTABİLİR
Türkiye açısından bir diğer kritik başlık enerji tüketimi. Uzun süren sıcak hava dalgaları klima ve soğutma sistemlerinin kullanımını artırarak elektrik talebinde zirvelere neden olabilir. Aynı dönemde hidroelektrik üretiminin kuraklık nedeniyle azalması, elektrik arzı üzerindeki baskıyı artırabilir.
Tarım, enerji ve su alanlarında aynı anda yaşanabilecek sorunlar birbirini besleyebilir. Tarımsal üretimdeki kayıplar gıda fiyatlarını yükseltirken, enerji maliyetlerindeki artış da üretim ve taşımacılık giderlerini artırabilir.
ŞİRKETLER ŞİMDİDEN HAZIRLIK YAPMALI
Uzmanlara göre güçlü bir El Nino ihtimali, şirketlerin tedarik zincirlerini yeniden gözden geçirmesini gerektiriyor.
Enerji kaynaklarının çeşitlendirilmesi, kritik hammaddelerde alternatif tedarikçilerin oluşturulması ve yeterli stok kapasitesinin tutulması riskleri azaltabilir. Şirketlerin yalnızca en düşük maliyete odaklanan tedarik modelleri yerine, kriz anlarında çalışmaya devam edebilecek daha dayanıklı sistemler kurması önem kazanıyor.
Parametrik sigorta, dayanıklı altyapı yatırımları ve yapay zeka destekli risk analizleri de aşırı hava olaylarının yaratabileceği ekonomik kayıpları sınırlamak için kullanılabilecek araçlar arasında gösteriliyor.
ASIL RİSK TEK BAŞINA EL NİNO DEĞİL
Güçlü bir El Nino birkaç mevsim sürecek bir iklim olayı olarak görülse de yaratabileceği etkiler daha uzun süre hissedilebilir.
İklim kaynaklı aşırı hava olaylarının enerji krizleri, jeopolitik gerilimler, ticaret kısıtlamaları ve tedarik zinciri sorunlarıyla aynı döneme denk gelmesi, tek tek risklerin toplam etkisini büyütebilir.
Bu nedenle 2026-27 döneminde beklenen güçlü El Nino'nun yaratacağı asıl sınav, yalnızca hava koşullarına uyum sağlamak değil; enerji, gıda, su, ulaşım ve üretim sistemlerini aynı anda ortaya çıkabilecek şoklara karşı daha dayanıklı hale getirmek olacak.
