Türkiye'nin en eşsiz doğal güzelliklerinden biri olan, kıvrım kıvrım uzanan menderesleriyle literatürde "Dünyada görülmesi gereken 5 doğa harikasından biri" olarak gösterilen Ordu Perşembe Yaylası, vahşi madencilik tehdidiyle karşı karşıya.
Aybastı ve Korgan ilçelerini de kapsayan geniş bir yeşil alanın maden sahası olarak ihaleye açılmak istenmesi, bölge halkının sabrını taşırdı. Yaylalarını, sularını ve meralarını korumak için harekete geçen binlerce Orduluya en büyük destek ise CHP İstanbul Milletvekili Cemal Enginyurt'tan geldi.
DOĞANIN KALBİNDE "TOPRAK BİZİMDİR" HAYKIRIŞI
Perşembe Yaylası'nın o eşsiz yeşilliğinde, etrafında yöre halkıyla birlikte kameraların karşısına geçen Cemal Enginyurt'un elindeki "Toprak Bizimdir" yazılı döviz dikkat çekti.
Sözlerine Türkiye'nin dört bir yanındaki doğa katliamlarını hatırlatarak başlayan Enginyurt, "Akbelen'de Esra Işık kızımız tutuklandı. Artvin'de protesto eden kardeşimiz öldürüldü. Şimdi Perşembe Yaylası'ndayız, Korgan Yaylası'ndayız" diyerek doğa savunucularına yönelik baskılara dikkat çekti.
"SİZE YÜZDE 80 OY VEREN BU HALKA ZULMETMEYİN!"
Enginyurt'un konuşmasındaki en çarpıcı bölüm ise, maden kıskacındaki bu ilçelerin siyasi tercihlerine yaptığı vurgu oldu. İktidarın, kendisine en büyük desteği veren insanları şirketlerin rantına kurban ettiğini savunan Enginyurt, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a şu sözlerle seslendi:
"Sayın Erdoğan; Aybastı, Korgan, Perşembe... Burası size her seçimde yüzde 80 oy verdi. Yüzde 80 oy veren bu halka artık zulmetmeyi bırakın!"
"TALANINIZ DA BATSIN, RANT DÜZENİNİZ DE BATSIN"
Maden faaliyetlerinin sadece doğayı değil, bölgenin tarımını, hayvancılığını ve geleceğini de yok edeceğini belirten CHP'li vekil, uluslararası maden şirketlerine ve onlara ruhsat verenlere adeta meydan okudu:
"Perşembe Yaylası’ndan haykırıyoruz: İşimizi aldınız, aşımızı aldınız, ekmeğimizi aldınız; ama toprağımızı size vermeyeceğiz! Toprağımızı alamazsınız. Yalanınız da batsın, talanınız da batsın, bu rant düzeniniz de batsın!"
BİR DÜNYA MİRASI TEHLİKEDE
Uzmanlar, Perşembe Yaylası'ndaki mendereslerin dünya üzerinde çok nadir görülen bir doğal oluşum olduğunu belirtiyor. Bölgede yapılacak herhangi bir siyanürlü altın arama veya ağır madencilik faaliyetinin, bu dünya mirasını geri dönülemez şekilde yok etmesine, su kaynaklarının zehirlenmesine ve yöre halkının göçe zorlanmasına kesin gözüyle bakılıyor.
Bölge halkı, "Gerekirse çadır kurup nöbet tutacağız ancak bu cenneti ranta teslim etmeyeceğiz" diyerek direnişi büyüteceklerinin sinyalini verdi.
