Peru'nun uçsuz bucaksız yağmur ormanlarında, uzun yıllar boyunca sadece bir efsane olduğu sanılan "kaynayan nehir" Shanay-Timpishka, bilim dünyasını şaşkına çevirmeye devam ediyor. Yerli halkın "Güneşin ısısıyla kaynayan" anlamına gelen ismiyle andığı bu akarsu, volkanik bir faaliyet olmamasına rağmen sahip olduğu aşırı sıcaklıkla doğanın en ölümcül noktalarından biri olarak kabul ediliyor. İşte içine düşen küçük bir hayvanı bile anında "çorbaya" çeviren bu gizemli doğa olayının ardındaki gerçekler.
VOLKAN OLMADAN KAYNAYAN TEK NEHİR
Genellikle bu denli yüksek sıcaklıktaki sular, aktif bir volkanın yakınında bulunur. Ancak Shanay-Timpishka'nın en yakın volkanik bölgeye uzaklığı tam 700 kilometredir. Bilim insanları, bu nehrin sıcaklığını yer kabuğundaki çatlaklardan sızan ve yeraltında ısınan suların yüzeye çıkmasıyla kazandığını keşfetti. Yer altındaki devasa bir hidrotermal sistemin sonucu olan bu nehir, dünyanın hiçbir yerinde eşi benzeri olmayan bir jeolojik yapıdır.

91 DERECEYE KADAR ISINIYOR
Nehrin sıcaklığı bazı noktalarda 91 santigrat dereceye kadar yükseliyor. Bu sıcaklık, sadece dokunmak için bile son derece tehlikeliyken, nehrin içine düşen canlılar için kaçınılmaz bir son hazırlıyor. Suda yüzen kurbağalar veya kazara düşen kuşlar, saniyeler içinde haşlanarak hayatını kaybediyor. Bilim insanı Andrés Ruzo'nun gözlemlerine göre; suya düşen bir canlı önce gözlerini kaybediyor, ardından kasları haşlanarak hareket kabiliyetini yitiriyor.
MAYA'NIN ŞİFA MERKEZİ VE KUTSAL KABUL EDİLEN SULAR
Bölgedeki yerli topluluklar için bu nehir sadece bir tehlike değil, aynı zamanda ruhani bir güç merkezidir. Nehir boyunca yaşayan şamanlar, sıcak suların şifalı olduğuna inanıyor ve bu suları ritüellerinde kullanıyor. Ancak nehirden faydalanırken son derece dikkatli davranan yerliler, suyun öldürücü gücüne büyük bir saygı duyuyor.

BİLİM DÜNYASI ŞAŞKIN
Bu kadar yüksek sıcaklıkta hiçbir canlının yaşayamayacağı düşünülse de, araştırmacılar suyun içinde "ekstremofil" adı verilen özel mikroorganizmaların varlığını tespit etti. Bu bakteriler, başka hiçbir canlının hayatta kalamayacağı 91 derecelik bu cehennemde yaşamayı başararak evrimsel sürecin ne kadar esnek olabileceğini kanıtlıyor.
